Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 3 Açılan Konular: 2 Okunan sayfa sayısı: 49829 Online Üye ve Ziyaretçi: 1034

GönderenKonu: Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı  (Okunma sayısı 9804 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« : 28 Kasım 2008, 13:20:56 »
Ülkemiz, 85 yıllık Cumhuriyet döneminde çoğunlukla fundamentalistler ile seküleristler arasında yoğun bir mücadeleye sahne oldu. ABD desteğiyle 1950-1960 arasında fundamentalistler hakim konuma geçtilerse de sekülaristler darbe ile gücü tekrar ele geçirmeyi başardılar.

1990 larda; Sovyetler Birliğinin dağılması, Uzakdoğu'nun AB ve ABD'nin elinde bulunan üretim gücüne ortak olmasıyla batılı emperyalistler halklarının sahip olduğu yüksek yaşam standartının kaybedilmemesi için dünyayı yeniden kolaçana çıktılar. Afrika, Güney Amerika kaynakları daha önce büyük ölçüde tüketildiği için bu kez Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya'yı hedef aldılar. Türkiye böylece emperyalistlerin hedefi haline geldi.

Emperyalistlerin savaş araçları eskiden beri sadece savaş silahlarından oluşmaz. Medyanın yanısıra mevcut durumdan rahatsız yerel güçleride amaçlarını gerçekleştirmede silah olarak kullanırlar. Osmanlı'nın tasfiye sürecinde, Balkan uluslarının yanısıra, statükocu(şeriatçi) yerel unsurları, Kürtleri ve Ermenileri de kullanmışlardır. Herkesin tanık olduğu Yugoslavya ve Irak'ın tasfiyesinde de aynı yöntemi uygulamışlardır.

Ülkemizde erki ele geçirmek için mücadele eden güçler:
Vatanseverler,
Kürtler,
şeriatçiler,
Yahudiler,
Ermeniler,
Rumlar,
II. Cumhuriyetçiler,

Aşağıda Mesut Yılmaz'ın açıklamaları var. Yaşadığımız sürece ilişkin dikkat çekici saptamalar içeriyor.
..............................
Eski Başbakanlardan Rize bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Mesut Yılmaz geçmişte Tansu Çiller'in talimatıyla MıT içerisinde yasa dışı yapılanma kuruldu, bugün de bu yapılanma emniyet içerisinde var

Eski Başbakanlardan Rize bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Ergenekon soruşturmasının kilit isimlerinden yurtdışında yaşayan Tuncay Güney 'in MıT üyesi olduğu yönündeki iddialar üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet gazetesine konuşan Yılmaz, dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in talimatıyla başında eski MıT yöneticisi Mehmet Eymür'ün yasadışı bir yapı kurduğunu belirterek, ' O dönem MıT içerisindeki yasadışı yapılanma bugün emniyette bulunmaktadır. Emniyette yalnızca hükümete değil, Fethullah'aa çalışan bir yapılanma var' dedi. Ergenekon davasının ' AKP iktidarına hizmet ettiğini' anlatan Yılmaz ' Devletin kendi içerisinde yapılması gereken operasyon hükümet tarafından dejenere edildi, tamamen sulandırıldı' diye konuştu.

MıT'in Güney'e ilişkin belgeyi basına sızdırmış olmasının nedenin içerdeki çekişmeden kaynaklandığını belirten Yılmaz MıT'in Ergenekon belgelerini çok önce Başbakanlık'a sunmuş olması gerektiğine dikkat çekerek, ' MıT, Yeni yeni çözülmeye başlayan bağlantılarından dolayı bu belgeleri Başbakanlık'a sunmamıştır' dedi.

Yılmaz Ergenekon davasının herhangi bir sonuç vereceğini sanmadığını da söyledi.

57'İNCİ ALAY HERYERDE

halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #1 : 05 Aralık 2008, 23:24:46 »
Ermeni ağzıyla kampanya

Ermeniciler iş başında!

Diasporanın içerideki işbirlikçisi sözde aydınlar, Türk milletini, Ermenilerden 'özür dilemeye' çağıracak. Çirkin kampanyaya gerçek aydınlardan sert tepki geldi: Çabalarınız boşuna

Haber: Fatih ERBOZ
Türk milletinin tarihini sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla kirletme telaşına düşen sözde aydınlar, Türk milletini Ermenilerden 'özür dilemeye' çağıracak. Kampanyanın mimarları ise Türkiye'yi 'soykırımcı' ilan eden Ermeni diasporasının içerideki işbirlikçileri; Prof. Dr. Ahmet ınsel, Prof. Dr. Baskın Oran, Dr. Cengiz Aktar ve Yenişafak Gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu. 1915 yılındaki tehcir olaylarıyla ilgili internet üzerinde imza kampanyası başlatmaya hazırlanan sözde aydınlar, 'Özür diliyorum' adını verdikleri kampanyayı 'tarihi sorumluluk karşısında bireysel bir tavır' olarak yorumladılar.

Gayretleri ters teper
Sözde aydınların Türkiye'yi karalama kampanyasına, gerçek aydınlardan sert tepki geldi. Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, sözde aydınlar tarafından sergilenen bu çabaların, Türkiye'nin yeni dış politika anlayışıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak 'Burada amaç Ermenistan ile başlatılan ilişkileri daha ileri bir boyuta taşıyabilmek için kamuoyu oluşturmaktır. Baskı altına almaktır. Daha önce de gördük. Ancak bu çaba ters de tepebilir' yorumunu yaptı. ınternette Türk milletine 'özür diletmeye çalışanlara karşı' farklı bir kampanya başlatılması durumunda çok çarpıcı sonuçlar elde edilebileceğini söyleyen Halaçoğlu, 'Sözde aydınların özür dileten kampanyasına 500 bin kişi imza atar, karşı kampanyaya ise on milyon insan destek verirse ne olacak?' diye konuştu. Halaçoğlu şunları kaydetti:

Kimlerle işbirliği yaptılar?
'Burada sorulması gereken konulardan biri de, kampanyada Ermenilerden özür dilemek isteyenlerin tarihi gerçeklerden haberdar olup olmadıklarıdır. Tehcir tarihi olan 1915 yılına kadar öldürülen insanların sayısı 22 bindir. Bunlar için de özür dileme kampanyası başlatılacak mı acaba? Ya da Osmanlı ımparatorluğu dünyaya karşı savaş verirken, Ermeniler kimlerle işbirliği yaptıklarını açıklayacaklar mı? Fransız, Rus ordusunda ne kadar Ermeni olduğunu söyleyecekler mi? Ermeniler, kendi ülkelerinde düşmanla işbirliği yapan insanlar savaşı kaybetmiştir. Bugünkü durum bundan ibarettir.'


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #2 : 07 Aralık 2008, 10:52:18 »
SOYKIRIMCI' 3 PROFESÖR ve 1 GAZETECı

Bu kişiler, bir site açıp Yılbaşında Ermenilerden özür dileyeceklermiş…

Bunlar, tüm Türk ulusu adına  hareket etme hakkını nereden buluyorlar?.

1780'ten itibaren 4 dalga halinde 1922'e kadar 142 yıl süren tarihteki en uzun terrorizm ile çok feci şartlarda katlettikleri Türkler ne olacak ? Onların hâyâl olduğunu mu kabul edeceğiz : Çocukları samanlığa doldurup petrol dökerek yakma... camiler, konaklar dolusu Türkleri ateşe verdikleri bu binalarda diri diri yanmalarını kahkalarla seyretme , dışarı kaçanları dum-dum kurşunuyla öldürme,  bebekleri havaya atıp altına süngü tutma, genç kızların ırzına geçtikten sonra onları süngüyle parçalama, bebekleri anasının  gözü önünde fırına atıp yakma, ya da pişirip zorla yedirmek için ölümle tehdit etme ve sonunda süngüleme, kurşuna verilecek parayı gereksiz bulup baltayla parçalama, hastahaneleri ateşe verme, gebe'lerin karınlarındaki bebeğin cinsiyeti üzerine bahse tutuşup kimin kazandığını öğrenmek için karınlarını kasatura ile yarıp bebeği çıkarma,1895'te 22 ili, cami, medrese, köprü, han, hamamlarıyla, her türlü tarihi eserleriyle tahrip etme, başta Van olmak üzere Doğu Anadolu'yu harabeye çevirme, çok sayıda köy ve kasabayı halkıyla haritadan silme, ızmir'in en zengin ve kültür yuvası mahalleri  25 bin evi, tiyatro, konser salonları, bankalar ve eğlence yerleriyle, Yunanlıların da yardımıyla kül etme,... daha inanılmayacak çok sayıda cinayetler..Bu cinayetlere Kürt ve Musevîleri de kurban etme..

Bu profesör denen kişiler acaba hayatlarında bir tek belge görmedi,  okumadılar mı? Gazeteci, bu bilgilerin doğruluk derecesini araştırmadı mı?

Evet, bu kişiler  nasıl olur da ülke adına hareket ederler, hangi hakla ?

Hangi hakla atalarımızın, dedelerimizin, babalarımızın, Ermeni Soykırımcısı olduklarını iddia eder ve onun propagandasını yaparlar?

Acaba akıllarına, yollarının izi kalmış Tarihi Van şehri kalıntılarını ziyaret etmek ,hiç olmazsa orada katledilen 35bin kişinin anısına, harabelerde bitmiş olan kır çiçeklerinden bir tanesini , ayakta kalabilmiş tek yıkık minarenin duvarına koymayı düşündüler mi ?

Yılbaşına bir kaç gün kala cevabımız, bu kere, belgeli olacaktır, hem de ne belgeler?

Halûk Tarcan    06/12/08

Not : 'Ermeni' kelimesi bir deyim olarak , terrorist Ermeniler ve işbirlikçileri demektir, tüm Ermeni halkı anlamına gelmez.


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #3 : 16 Aralık 2008, 19:35:34 »
'Tebrik ediyorum ama...'
Yalçın Küçük'ten 'Ermenilerden özür' kampanyası hakkında ilginç yorumlar

Başını Ahmet ınsel, Baskın Oran gibi isimlerin çektiği 1915'te Ermeniler'in başına gelenler nedeniyle düzenlenen 'özür dileme' kampanyasını Yalçın Küçük yorumladı. ışte Yalçın Küçük'ün ezber bozan açıklamaları:

ıbranilerimizi Tebrik Ediyorum

Böyle bir kampanya yapmalarına çok sevindim. Kendilerini tebrik ediyorum. Benim söylediklerimi yapıyorlar. Bu imzacılar bana çok karşılar ancak benim söylediklerimden, tavsiyelerimden kurtulamıyorlar.

Ayrıntısına girerek kimseyi rahatsız etmek istemiyorum ancak benim görüşüm şudur: 'Ermenilere yapılanların çoğunu biz Türkler yapmadık'. Bunlar içimizdeki ıbrani asıllıların yaptıkları bir iştir. Daha detaylı olarak söyleyecek olursak Ermeniler'e karşı yapılan eylemlerin faili içimizdeki Sabetayistlerdir. Bu genel olarak son 150 yıldır Türkiye'de bir Hristiyan, Yahudi savaşları olduğunu, biz Türklerin de bu savaşlarda sadece figüran olduğunu söylüyorum.


Daha önce size bahsetmiştim. Habertürk'te Fatih Altaylı'nın yönettiği benim de Murat Bardakçı ile beraber katılımcısı olduğum bir program vardı. Program 10 Kasım sabahının erken saatlerine kadar sürdü. Bu programdan sadece birkaç saat sonra, 10 Kasım sabahı, Brüksel'de Savunma Bakanı Vecdi Gönül, 'mübadele ve tehcir yapmasaydık milli bir devlet olamazdık' demişti. Vecdi Gönül, hem Elenleri (bizim Rum dediklerimiz) dışarıya çıkartmanın hem de Ermenileri göçertmenin, bir millet yaratmak için gerekli olduğunu söylemiştir. Vecdi Gönül sadece birkaç saat sonra benim söylediklerimi teyit etmiştir.

Erivan da Benimle Aynı Görüşte

Yalnız eksik olan bir ayrıntı var. ıbrani asıllılar bu olaylar yaşanırken çok önemli mevkilerdeydi. Bu tatsız olayları bunlar yaptılar. Bu söylediklerim Erivan'da kabul görüyor. Erivan'ın resmi görüşüne göre de bu işleri Türkler değil, içerideki ıbrani asıllılar yaptı. Söylediklerim çok yankı yarattı. Buna seviniyorum.

şimdilerde benim çalışmalarımda adı geçen Ahmet ınsel, Baskın Oran ve Murat Belge bir özür kampanyası başlatmışlar. Söylediklerine göre bu kampanya sadece kendi aralarında olacak. şimdi burada benim kendilerine söyleyeceğim şudur. 'Tebrik ederim. Çok iyi.' Çünkü bunların üçü de ıbrani asıllıdır.

Ahmet ınsel ıbrani Asıllıdır

ılki Prof. Dr. Ahmet ınsel, benim Sabetayizm çalışmalarımdan çok endişelenmişti. Radikal Gazetesi'nde 'durdurun bu adamı' demişti. Ben de o zaman kendisine cevap vermiştim.

Bizim çalışmalarımızda 'bir insan ıbrani midir, değil midir? Sabetayist midir, değil midir?' diye anlamak için çok çeşitli kriterlerimiz, yöntemlerimiz var. Ama en kesin olanı, ailesinin mezarları Karacaahmet ya da Bülbürderesi'nde mi? Biz önce buna bakarız.

ınsel ailesinin önemli fertleri, Bülbülderesi'ndedir. Oraya sadece Sabetayistlerimiz'in gömüldüğü artık 'iki kere iki dört eder' formülü kadar nettir. Demek ki bu imza kampanyasının elebaşlarından, birincisi Prof. Ahmet ınsel bir ıbrani asıllıdır.

'Oran' ıbranice 'Işık' Demektir

ıkincisi Baskın Oran. Ben Baskın Oran bir milletvekili adayı olduğu zaman bunları söyledim. Tekrar söylüyorum: Soyadı Oran, ıbrani isim sözlüklerinde de olandır. Or'dan gelir. 'Or' ise ıbranice 'ışık' demektir. Adaylığı döneminde de söyledim. Amerika'da meşhur dondurma markası Baskin vardır. Baskın Oran Sabetayisttir.

Belge'nin Sabetayistliği Tartışılmaz

Üçüncü olarak Murat Belge'ye gelirsek kendisinin Sabetayistliği son derece günceldir. Çünkü çok yakın bir zamanda, Hürriyet gazetesi kendisini ilgilendiren bir haber yaptı. Yakında Amerika'da iflas eden Lechman Brothers'ın Türkiye'de 1915'lerde komutanlık yapmış Alman Liman Von Sanders ile akraba olduğunu söyledi. Liman Von Sanders'in de Yahudi olduğunu ifade etti. Benim kitaplarımda da Gelibolu'da Çanakkale'de bizim komutanımız olan, Liman Paşa'nun Yahudi olduğunu göstermiştim. Önümde ki kitaplarda da var. Hitler'in Yahudi generalleri diye bir kitapta onun adı verilir.

Dil bilgisinde her zaman söylerim ben, 'h' harfleri genellikle söylenmez. Bu bizim dilimizde de çok yaygındır. 'Hastahane' demeyiz,' hastane' deriz. 'Ahmet 'demeyiz, 'Amet 'deriz. Dolayısıyla biz Lehman demeyiz, Leman deriz. Leman hem ıbranilerde isimdir, hem bizde isimdir. Bunu Almanlar 'i' şeklinde söyler ve 'Liman' der. Burada küçücük bir parantez açıyorum: Bunları dışarıdan değil, benden öğreneceksiniz. Tarihini bileceksiniz. Bunlar sadece benim kitaplarımda var.

Liman Paşa, Gelibolu'da, Çanakkale'de komutanlık yaparken, arkasında bir yemekhane otomobili vardı. Sadece Yahudi yemekleri yerdi. Bunları yazmak lazım. Bizim tarihimizde, öve öve bitiremediğimiz Liman Paşa'nın aslında Lehman-Leman olan adı bizi neden ilgilendiriyor? Murat Belge'nin, babası Burhan Asaf'tır. Halasının adı ise Leman Asaftır. Aile soyadları Asaf'tır. Asaf bizde de kullanılan ancak ıbrani'lerde de kullanılan, hiç değişmeyen, aynı telaffuzla söylenen bir isimdir. Demek ki Leman adını da, Asaf adını da Yahudi isimler sözlüğünde buluyoruz.

Benim birçok çalışmamda ifade ettiğim bir şey daha var. Burhan Asaf'ın Murat Belge'nin annesinden önceki eşi Zsa Zsa Gabor'dur. Gabor ismi Yahudilikte çok dinsel bir isimdir. Murat Belge ile Mustafa Kemal Atatürk arasında, bir kıskançlık vardır. Murat Belge'nin analığı olan Gabor : 'Kemal Paşa Hazretleri ile bir yerde buluşur ve çok yakın olurduk.' diyor (Ancak ben buna inanmıyorum). Dolayısıyla Murat Belge'nin Sabetayistliği ile ilgili hiç bir kuşkumuz yoktur.

Ben Buna Olumlu Bakıyorum

ımza kampanyasının elebaşı olan bu üç kişi ıbrani asıllıdır. Bunda hiçbir kötülük yoktur. Bir insan ıbrani asıllı olur. Bana da sabetayist dedi Hürriyet gazetesi. Olabilir dedim. Burada bir kötüleme yoktur. Ancak Ermenilerden yapılanlar için, biz Türklerin değil, Türkiye'de bulunan ıbrani asıllıların özür dilemesi lazımdı. Onlar da yaptılar.

Nitekim Ermeniler'in resmi görüşü de budur. Ermeniler Türkiye aleyhine bir yürüyüş yaptıkları zaman, Türk bayrağındaki yıldızları Davut yıldızı gibi yaparlar. Benim kitaplarımda bunlar vardır. Dolayısıyla biz yapmadık, Türkiye'de ıbraniler yaptı. ıleride yazacağım 'Savaşlar' kitabımda bu daha net görülecektir.

ıngiliz gizli belgeleri de, o zamanlarda Osmanlı yönetiminde ıbraniler'in hakim olduğunu söyler. ısrail de bu yönde görüşlerini değiştirmeye başlamıştır. Onlar da bu zamanın tarihine Erivan gibi bakıyorlar. Dolayısıyla bu önemli bir adımdır.Ben olumlu bakıyorum. Alınmalarına hiç bir neden yok. Onlar Türkiye'de ıbrani asıllıların yaptıkları işlerden dolayı, Ermeniler'den özür dilemiş oluyorlar. Bu gayet açıktır. Ben de bu yaptıklarını kutluyorum.

Sorun AKist Olmalarında

Bunlar hem bunu yapıyorlar hem de militanlık ölçüsünde AKP'yi destekliyorlar. Türkiye'de Cumhuriyet düzenini savunanların hepsine karşı oluyorlar. Bunların bir kısmı Taraf gazetesindedir. Radikal'den oraya geldiler. Tahminime göre Taraf gazetesi batarsa, tekrar eski yerlerine giderler. Dolayısıyla buradaki talihsizlik özür dilemelerinde değil, bu özür dileyenlerin elebaşlarının aynı zamanda ıslamlaşmadan, Osmanlılaşmadan yana olmalarında AKP'yi desteklemelerindedir.


casilo

Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #4 : 16 Aralık 2008, 20:04:48 »
sayın halkapınar,

evet bir konu açarken hepimiz alıntı yapıyoruz ama o kadar uzun alıntılar yapıyorsunuz ki okumak istemiyorum bile.

tek mesaja sığacak kadar alıntı yapsanız da biz de bu uzun işten kurtulsak...

<span style="color: black;" class="bbc_color"><strong><span style="font-size: 10px;" class="bbc_size">"İNSANI HAYVANDAN AYIRAN AKILDIR. İNSAN AKILDAN UZAKLAŞTIĞI ZAMAN, HAYVAN ORTAYA ÇIKAR" Epictetos</span></strong></span>

kimnenasıl

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 781
  • Toplam Konu: 109
  • Süper Puan: -34279
  • PuanBank: 0
  • 100 de 100 silahsız yaşam sahasına EVET!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #5 : 17 Aralık 2008, 14:05:56 »
Başka topiğe yazdığım bir yazıyı buraya alıntılıyorum.

Neden özür dileneceği bilmeden, tabansız aydınların bu girişimi tam bir truva atı örneğidir. 1915 de gelişen olayların sorumlusu olarak sadece Osmanlıyı ve bir Ulusu göstermek, ezik ve bize özgü aydınların yapabileceği bir garabettir ancak. Karşılıklı çok acı olayların yaşandığı, adeta siyasi bir laboratuvar olan ve iki halkın emperyalist devletlerin oyuncağı olduğu döneme ilişkin imza atanlar hangi aidiyet duygusu içindedirler merak ediyorum. Daha tarihçilerin bile ne olduğunu anlayamadığı tehcir ve kıyım olaylarının mağduru olarak sadece bir tarafın(O da kim adına-kimi temsil ettiğin belli değil) özür dilemesini kabul etmiyorum.
Olayların insani boyutlarıyla ele alıp üzüntülerin karşılıklı olarak paylaşılması başka, Tek yanlı olarak efendim kusura bakmayın biz ettik siz etmeyin tavırları başka. Sayın Baskın Oran ı bu konuda anlayamıyorum.

Devletin, ekonomik ve siyasal kararları için, dine ihtiyacı var mıdır?
"Varolan" bilinebilir ve değiştirilebilir.

chawush

Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #6 : 17 Aralık 2008, 14:24:14 »
1915 te olan olayları en fazla kullanan yine ermeniler. ısıtıp ısıtıp gündeme getiren diaspora. şimdi eğer ortada özür gerekiyorsa ermeniler bu olayı sürekli gündeme taşıdıkları için bile özür dilemeleri gerekmez mi? halk diasporadan farklı düşünüyorsa sorumlu erivan hükümeti değil midir? çok gereksiz bir özür olmuş. iki tarafta  yıllarca birlikte yaşamış ve iki tarafında kayıpları olmuş. bunu gündeme almak bile yanlış.


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #7 : 18 Aralık 2008, 15:53:51 »
Cumhurbaşkanının özürcülere desteği etnik kökene mi dayanıyor?

Canan Arıtman:
Cumhurbaşkanı, etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve bütün olan, bütün halkın hakkını ve onurunu koruması gerekir. Gül, bunu yapmamıştır. Biz, başından beri Gül'ün annesinin Ermeni kökenli olduğunu biliyoruz. Ama, biz bunu, 'dindar Cumhurbaşkanı' propagandası yaptıkları dönemde de biliyorduk, lafını bile etmedik. Hiçbir yerde dile getirmedik. Ama, şimdi durum farklı. Cumhurbaşkanıdır ve Türk Milletinin hakkını, çıkarını koruma sorumluluğu vardır. Savunsaydı, etnik köken ayırımı yapmaksızın herkesin Cumhurbaşkanı olabilseydi, biz annesinin Ermeni kökenli olduğunu unutur, bir daha da hatırlamazdık. Bunu bizim aklımıza getiren ve düşündüren Gül oldu.


combaba

Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #8 : 25 Aralık 2008, 23:20:49 »
Alıntı yapılan: halkapınar;3829
Cumhurbaşkanının özürcülere desteği etnik kökene mi dayanıyor?

Canan Arıtman:
Cumhurbaşkanı, etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve bütün olan, bütün halkın hakkını ve onurunu koruması gerekir. Gül, bunu yapmamıştır. Biz, başından beri Gül'ün annesinin Ermeni kökenli olduğunu biliyoruz. Ama, biz bunu, 'dindar Cumhurbaşkanı' propagandası yaptıkları dönemde de biliyorduk, lafını bile etmedik. Hiçbir yerde dile getirmedik. Ama, şimdi durum farklı. Cumhurbaşkanıdır ve Türk Milletinin hakkını, çıkarını koruma sorumluluğu vardır. Savunsaydı, etnik köken ayırımı yapmaksızın herkesin Cumhurbaşkanı olabilseydi, biz annesinin Ermeni kökenli olduğunu unutur, bir daha da hatırlamazdık. Bunu bizim aklımıza getiren ve düşündüren Gül oldu.


yahu kardeş tut ki cumhurbaşkanı ermeni

kürt oldu da ermeni niye olmasın.

cumhurbaşkanı olmaın şartları arasında tc vatandaşlığı yazmanın yanında etnik olarakta tc olmalı diye bir iabre mi var.

kaldıki cumhurbaşkanı öyle (hernekadar kendisini onaylamasamda) kampanya hakkında öyle ters laflar falan da etmedi. Niye bu arıtman ayakları..

yani penguen az biel çizmiş diyesim geliyor..


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41426
  • PuanBank: 520751
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
« Yanıtla #9 : 20 Ocak 2009, 20:20:04 »
Devlet erkini ele geçirme savaşı tüm haşmetiyle sürüyor. AB-D ve iktidar destekli bölücüler, savaşı her alana yaymayı başardılar. Terörle mücadelede sakat kalmış bir emekli asker iddialara dayanamayarak intihar etti. Uyanın başka Türkiye yok!

...............

Hedefteki Albay intihar etti

PKK ile girdiği çatışmada ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum olan emekli Albay Abdülkerim Kırca, hakkında yazılanlara dayanamayıp tabancayla canına kıydı

Diyarbakır'da Jandarma ıstihbarat Grup Komutanlığı görevinde bulunan ve Antalya'daki bir çatışmada aldığı kurşun yarası sonucu tekerlikli sandalyeye mahkum olan emekli Albay Abdülkerim Kırca, hakkındaki yayınlardan etkilenip hayatına son verdi. Ankara Güvercinlik Jandarma Lojmanları'ndaki evinde ölü bulunan Kırca, otopsi yapılma üzere morga kaldırıldı. Abdülkerim Kırca'nın ismi son dönemlerde PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan tarafından gündeme getirilmişti.

Star gazetesi defalarca haber yaptı

Daha önce Star gazetesine açıklamalarda bulanan Aygan, bir çok faili meçhul olarak bilinen bir çok cinayetin Kırca tarafından işlendiğini öne sürmüştü. Kırca dün de Star gazetesi tarafından hedef alınmıştı. Gazete 'Madalyanın arkasındaki korkunç sır' başlıklı haberinde 'Aygan'ın şu yeni iddialarına yer vermişti: Kırca'nın 3 kişiyi infaz ettiğini gözlerimle gördüm.Kırca'yı tekerlekli sandalyeye mahkum eden kurşunu da yasak aşk yaşadığı ve astlarına kötü örnek olduğu için JıTEM'ciler sıktı.'

Kırca'ya, Antalya Serik'te PKK'ya karşı düzenlenen bir operasyonda sakat kalınca malulen emekliye ayrılması üzerine, terörle mücadelede gösterdiği kahramanlık için 12 Aralık 2004 tarihinde Devlet Övünç Madalyası verilmişti. 'Görev malülü' sıfatıyla madalyasını Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'in elinden alan Kırca için Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törene, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri ve ıçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da katılmıştı.




Devleti(erk'i) ele geçirme savaşı
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
8 Yanıt
996 Gösterim
Son İleti 20 Aralık 2009, 17:41:38
Gönderen: cetinkaya
3 Yanıt
1862 Gösterim
Son İleti 17 Temmuz 2012, 21:07:20
Gönderen: mr.teo
0 Yanıt
1354 Gösterim
Son İleti 28 Ocak 2011, 18:58:16
Gönderen: zorless
3 Yanıt
4481 Gösterim
Son İleti 24 Eylül 2015, 10:39:50
Gönderen: gızgın
0 Yanıt
1378 Gösterim
Son İleti 07 Eylül 2013, 10:42:55
Gönderen: krakula



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak