ANINDA TEPKİ - Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA — ANINDA TEPKİ



Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 1 Açılan Konular: 0 Okunan sayfa sayısı: 147114 Online Üye ve Ziyaretçi: 1067

GönderenKonu: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA  (Okunma sayısı 5942 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ak-Man

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 554
  • Toplam Konu: 147
  • Süper Puan: -49805
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« : 11 Aralık 2008, 11:08:13 »
Kur'an ve Yönelen Eleştiriler, SON ACI NOKTA


Genel, düzenleyici ve mükemmel olması gereken kitaplar, hele ki bunlar zamanlar arası farklı farklı insanlar topluluğuna, farklı yöre ve kıt'alara hitap edecekse ÇOK MUHKEM OLMALILAR... Asla herhangi bir insanın mana vermesiyle ayakta durmamalılar.

Örneğin sadece bir toplumun dahi, Anayasaları, Kanunları öyle bir yazılmalıdır ki kelimeler üzerinde, değil iki mana sadece ve sadece ne deniyorsa o anlaşılmalıdır. Zaten kelimeler böyle dizayn edilmemişlerse toplum üzerinde nasıl eleştirildikleri malumdur. Yakın tarihte bir ceza kanunundan nasıl yakınıldığı ortadadır. Farklı anlam çıkarılabilen maddeler işin uzmanları tarafından da ağır şekilde eleştirilmiş ve böyle kanun mu yapılır böyle kanun mu olur dedirtmiştir!

Mana vermek ayrı iştir YORUM yapmak ayrı iştir. Bir anayasa veya kanun maddesi için Falan Fakülte hocası 22 cilt yorum yazabilir. Bilgi, belge ve görüşlerini eleştiri veya derin açıklamalarını yazabilir. Ancak bir ceza kanununda hırsızın cezası ne durumda nasıl takdir edilmiş ise odur. Başka başka anlam çıkarılamaz. Bu adalete de ters olur zaten.

Aynen öyle de, bir Kur'an ayeti için manalar çıkarılamaz. Çünkü O Alemleri Yaratan sonsuz ılim ve Kudret tarafından gelmiştir. O kendisi nasıl istemişse onu kast ederek açıkça yazmıştır. Artık ona dediğinin dışında mana vermek ona bühtan atmak olur. Ey Rabbim burada sen eksik demişsin bugünün insanına ne deriz, biz buna böyle mana veririz demek olmuştur. Allah'u Azimüşşan Erkeklere Huri verilecek demişse kadınlar için de birşey verilecek dememiştir. Diyecek olsa derdi. Sizi de beklemezdi. Çünkü vel-mü'minine vel-mü'minat vs. diyerek nerede ne diyeceğini gayet iyi bilmiştir. Erkeğe memesi tomurcuklanan yaşıt kızları vereceğini murad etmişse öyle olacaktır. Kadına da sert kasları ve çok güçlü cinsel organları olan erkekler vereceğini murad etmemiştir de bu nedenle açıkça dememiştir. Yoksa bunu haya ettiğinden gizlemiş değildir. Tomurcuklanmış meme tabiriyle zaten mahremiyete giren Allah burada da girerdi şeklinde yaklaşımımız olmalıdır. Ama biz yine de buna içerik olarak itiraz ederdik. Ancak bize anlatılan ilah vasfı ağır çelişkiye düşmezdi.

Peki ayetler hakkında yorumlar yazılamaz mı? Yazılır sadece bir ayet için binlerce cilt yorum yazabilirsiniz. Bediüzzaman Said-i Nursi 100 cilt te yazmışsa yazmıştır. Yorumlar yazılabilir. ANCAK MANA VERıLMEYE KALKILDIĞI ZAMAN İŞ DEĞİŞİR. MUHKEMıYET İFLAS EDER. O ZAMAN ORADA ...... nokta nokta YAZSA DA OLURDU NASILSA BİR ALİM ONA MANA VERECEKTıR...

Genelde Kur'an ile ilgili eleştiri gelince önce buna hakaret edilmiş gibi bakılıyor. Bu doğru değildir. Düşünün, diyen Kur'an'ın kendisidir. O halde düşünülecek düşünülmeye devam edilecektir.

Genelde gözlenilen şu olmuştur. Bir yerden bir mantık ve gerekçe ile başladığımız yerde, hayır bunun manası bizce budur, böyledir denilerek tabir caizse tarla bulutun olduğu yere taşınmaktadır.

Kimse Kur'anda harika söylemler olduğunu gizleyemez. Ancak eleştiren bu kadar düşünen beynin hiç mi haklı yanı yok? !

ınsan hiç mi bu eleştirilere hak verecek yön bulmaz. Yani bunlar çok harika emir ve hüküm içeriyor da bazıları kasten kötülemek gibi bir tavır içindedir. Hayır böyle birşey yok...

Hep iddia edildiği gibi, akıl ve mantık çerçevesinde bir yere ulaşırken orada icat edilen bir argümanla ciddi bir viraj kırılıyor. Hemen başka bire otobana çıkıyoruz. Bu niye böyle yapılıyor?

Yani ilk etapta herşey ortada, Allah nerdeyse bir ağaç kadar ortada gerçek bir halde oradadır diyerek girişilen imana getirme işlemi, iş ispat ve akla göstermeye gelince zorlanıldığınnda, hemen viraj kırılıp zaten o kadar açık olsa inanırdın burası imtihan kardeşim diyerek, kulvar değiştirilip başka zemin ve kurallar işletilmiş oluyor. Oradaki karşılıklı söylemde nereye gittiğimizi anlamıyoruz.

Peki imtihansa bu nasıl imtihan diye ciddi itirazlarımızı sıralayınca hemen başka bir virajlla HİKMET asfaltına çıkıyoruz.

Hikmetleri de eleştiri bombardımanına tuttuğumuz zaman, oradan da yine keskin bir virajla bunlar TAKDİR işidir. ırade sıfatının tecellisi olup çıkıyor.

Burada da bu nasıl iradedir diye itirazları sıraladığımız zaman karşımıza ALLAH'ın işine karışılmaz yoluna çıkıyoruz. Ruhlar iner çıkar, kabre giren çıkanlar, melekler, 50 bin yıllık mesafe gibi iddiaları gösterin, gidip gören var mı kesinleşen bir yönü mü var, deyince hemen yine bir viraj sen görmediğini anlat ispatla köprüsüne geliyoruz, biz de, bu iddia sizin, siz göstereceksiniz benim ayrı bir melek ruh iddiam yoktur ki deyince son esas bulvara giriyoruz:

BU NE ÖFKENİZ BU NE ALLAH'A HAKARETİNİZ bulvarına çıkıyoruz. Bu bulvarda madem inanmadın, o zaman sen zaten anlamazsın, sen görmeyen göze, işitmeyen kulağa, bilmeyen akla sahipsin diyerek ACI BİR NOKTA KONUYOR....

13.Ekim 2008

Bu kadar milletin hakkın alanlar    Diplomayla olmaz hakim olanlar
Onları kandırıp zevke dalanlar      Suçsuzun başına çöktüm ise yuh

[cins]

Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #1 : 06 Ağustos 2009, 00:21:43 »
Galiba Kuran'la ilgili eleştiri yapıldığı zaman, soruyu soran kişinin çoğu zaman tatmin edilememesi durumu Kuran'ı anladığını iddia eden kişinin muhakeme ve bilgi eksikliği olmasından kaynaklanıyor.

Kuran ya da diğer dinlerle ilgili cevabı çok merak edilen ve insanın doğası gereği haklı olarak sorulan soruların muhattabı, çoğu zaman dini bir örf-anane gibi yaşadığı toplumdan miras alan, inanırken akıl yürütmeyen kişiler oluyor. Bağlı bulunduğu dini sorgulayım içselleştirmeden inanan kişilerin cevapları da doğal olarak vasat kalabiliyor. Bu kişilerin cevapları sadece kendileri gibi düşünenleri rahatlatıyor ama soruyu soran kişiyi heyecanlandırmıyor ya da ona yeni bir ufuk açmıyor çoğu zaman.

Bunun sebebi dünya yüzeyindeki %99 oranındaki insanın dini ya da dinsizliği seçerken bulunduğu sosyal ortamın etkisinde kalmasıdır. Örneğin %99'nun müslüman olduğu iddia edilen Türkiye toplumu Çin'nin bir bölgesinde doğmuş ve büyümüş olsaydı budist ya da ateist olabilirdi. Kendimizi kandırmayalım, müslüman olduğunu iddia eden insanların %99'u dini inancını miras gibi almıştır.

E durum bu şekildeyken, insan eğilimi bu şekildeyken inandığı dini kendi cevaplarıyla doğrulamış ve içselleştirmiş çok az insan bulunmaktadır. Bana sorarsanız; dini miras gibi atadan alan birisi, dini sorgulama yaparak reddeden ateistten daha değerli değildir. Sonuca düşünerek varmak büyük bir emektir.

Gerçi yine bana sorarsanız evrendeki durum şudur ki bilimsel metodlarla bir tanrıyı yalanlamak ya da bilimsel metodlarla herkese bir tanrının var olduğunu ispatlamak mümkün değildir.

Hare Rama'nın klasik cevaplar içerisinde gösterdiği bir cevabı ben de yinelemek istiyorum. Eğer bir tanrı olsaydı, sanırım insanların onun varlığından haberdar olacağı ve kesinlikle reddemeyeceği işaretler koymazdı. Evrenin bir yaratıcısı varsa ve nedenini benim de bilmediğim şekilde bir eleme yapmak istiyorsa öyle işaretler yerleştirirdi ki evrene; inanmak isteyen kendi kılıfına uydurabilir, inanmak istemeyen de kendi kılıfına uydurabilirdi. Yani dini sorgulayan insanların sorduğu şu soruları: "Tanrı varsa kendini neden direkt göstermiyor?" ya da "Varsa neden ispatlayamıyorsunuz?" ...gibi soruları yukarıdaki şekilde cevaplamanın bir sakıncası olmadığını düşünüyor ve bu ispatsızlık durumunun tanrının eleme planına daha uygun düştüğünü zannediyorum ben de... Şu açıktır ki; ortada vicdani bir sınama ve sabır elemesi varsa varlığını belli etmeden sanki başlarında hiçbir yaptırımcıları yokmuş gibi insanların kendi kendilerini kontrol edebilmesini sağlamak çok ideal bir yöntemdir.

Bakın işte bu durum nasıl da iki şekilde yorumlanabiliyor. Ben tanrının herkesin gözle göreceği şekilde basit mantıkla ispatlanamayacağı durumunu kendi inancıma göre şekillendirerek yorumluyorum. Gayet de mantıklı geliyor bana. Fakat bir ateist tanrının bu şekilde kendini direkt belli etmeme durumunu kendi çıkarımlarına göre yorumlayabilir. Ateisti yalancılıkla suçlayamazsınız. Ateistin cevabı da hakikaten doğru olmaya müsait bir önermedir. Evrenin bir yaratıcısı yoksa zaten kendini belli etmek istese bile edemez. Göğü yarıp, ey insanlar! diye bağırmaması tanrının olmadığına işarettir ve kesinlikle mantık dışı bir cevap değildir.

Benzer şekilde Kuran'da geçen nesnelerin ve olayların hep belli bir coğrafi bölgeye ait olması durumu da iki farklı tarzda yanıtlanabilir. Bir ateist Kuran denilen ve evrensel olması gerektiğini düşündüğü bir kitabın eskimolardan da vikinglerden de bahsetmesi gerektiğini, avustralyadaki koalaları konu alan hikayelerin de anlatılması gerektiğini düşünür. Kuran'da anlatılan neslerin ve olayların bu kitabın ortaya çıktığı coğrafyayla çok alakalı olması hakikaten de bu kitabın o bölgedeki halkın ya da bir insanın kendi fikirlerini yazdığı bir kitap sonucunu kuvvetlendirir. Bu kitap uydurma olduğu için bunu yazan kişi sadece görebildiği coğrafi bölge üzerinden örnek verebilmiştir. Dünyanın kalanından pek bahsedilmemesi bu kitabın evrensel olamaması ihtimalini arttırır.

Peki bu kitabın söylediklerinin evrensel olabilmesi için nelerden bahsetmesi gerekiyordu? diye sorulabilir... Hurma yerine brokoliden bahsetseydi evrensel olmaya yetecek miydi acaba? Kitabın evrensel olması dünyanın her ayrı coğrafyasına özgü nesne ve olaylardan bahsetmiş olmasına bağlı olsaydı sanırım kitabı bitirmek mümkün olmazdı. Çünkü "kızılderililerden bahsettin ama mango meyvesinden neden bahsetmedin ki" denilebilir. Bu kitaba ne kadar veri yüklerseniz yükleyin yeterince evrensel olamazdı. Bana kalırsa bu kitapta asıl evrensel olan kısım ve tüm insanların aklında etki yaratabileceği kısım ahlak öğretisidir. Dünya yüzeyinde hiçbir aklı başında insan yoktur ki tek tanrı ihtimalini en azından bir defa aklından geçirmemiş olsun, ya da işitmemiş olsun...

Konunun belli bir düzende gitmediğini farkındayım fakat ben de ateistlere şunu sormak istiyorum: Eğer Hz. Muhammed Kuran'ı ve islamiyeti kendi geliştiren bir insansa neden kendine ait hiçnir fotoğraf ya da hayatını anlatan yazılar bırakmamıştır. Söylediği sözlerin kaydedilmesine taraftar olmamıştır.. Tarihte ses getirmiş tüm popüler insanlar, gücü elinde bulunduran insanlar heykellerini ya da portrelerini yaptırmıştır. Peki bu adam neden bunları yapmamayı tercih etmiştir? Sizce bu insanların tanrıdan başka bir ilgi odağına yönlenmesini engellemek için olamaz mı? Yani; ey millet yahu siz insanlar inanmak için illa bir cisim bir görüntü arayışındasınız. Dinimizle ilgili bir nesne ya da kendimi hatırlatan bir görüntü bırakırsam içinizdeki içgüdü sizi maddeye tapınmaya yöneltebilir demek istemiş olabilir mi? Eğer peygamber olduğu iddia edilen bu kişinin kendini bu şekilde geri planda tutması bu şekilde cevaplanamayacaksa ne şekilde cevaplanmalıdır sormak isterim. Çünkü amaç söylediğim şey değilse bu çok tutarsızca bir davranıştır. Hem bir din icat edip güç odağı oluyorsun, toplumu kendine hayran bırakıyorsun hem de bu odağın kendi üzerinde kalmasını istemiyorsun, tarihten silinme ihtimali, hatırlanmama ihtimali gibi durumlar seni korkutmuyor. Çok çok çok düşünülmesi gereken bir ayrıntı bu...


Aslında Hare Rama'nın mesajını tam aklımdaki haliyle yanıtlayamadım. Daha devam etmek istiyorum fakat geç saatlerde fazla akıcı düşünemiyorum. Başka bir fırsatta tekrar yüklenmeye devam etmek istiyorum :)

Sucuğu kızartmadan evvel tavaya 2 çorba kaşığı su dökünüz.

baron

Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #2 : 06 Ağustos 2009, 11:42:51 »
Harika yazılar ve yorumlar. Resmen tebrik ederim sizleri. İyice okuyup yorum yazacağım ama mükemmelsiniz.


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -40429
  • PuanBank: 479776
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #3 : 06 Ağustos 2009, 12:07:42 »

Eğer Hz. Muhammed Kuran'ı ve islamiyeti kendi geliştiren bir insansa neden kendine ait hiçnir fotoğraf ya da hayatını anlatan yazılar bırakmamıştır. Söylediği sözlerin kaydedilmesine taraftar olmamıştır.. Tarihte ses getirmiş tüm popüler insanlar, gücü elinde bulunduran insanlar heykellerini ya da portrelerini yaptırmıştır. Peki bu adam neden bunları yapmamayı tercih etmiştir? Sizce bu insanların tanrıdan başka bir ilgi odağına yönlenmesini engellemek için olamaz mı? Yani; ey millet yahu siz insanlar inanmak için illa bir cisim bir görüntü arayışındasınız. Dinimizle ilgili bir nesne ya da kendimi hatırlatan bir görüntü bırakırsam içinizdeki içgüdü sizi maddeye tapınmaya yöneltebilir demek istemiş olabilir mi? Eğer peygamber olduğu iddia edilen bu kişinin kendini bu şekilde geri planda tutması 


Bu saptamanız doğru görünmüyor. İslamiyet, Allah ve Hz. Muhammed üzerine kuruludur. Giriş koşulu bile Allah'ın varlığına ve Hz. Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna inanmaya dayanır. İçinde Hz. Muhammede gönderme bulunmayan sure yoktur. Peygamber sevgisi ve bağlılığı dinin temellerindendir. Heykel, resim batı kültürünün anımsama değerleridir. Hz. İsa'nın heykele dönüşmesi Roma'nın Hristiyanlığı kabulünden sonradır. Hz. Musa'nın da resmi ve heykeli yoktur.


57'İNCİ ALAY HERYERDE

zyxel23

Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #4 : 06 Ağustos 2009, 12:23:06 »
Her vesilede allahümme salli ala seyyidina muhammed deriz yani ailesini bile yad etmek nerdeyse görevdir. bazı durumlarda allahı geçmiştir ona gösterilen sözlü ritüeller.


[cins]

Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #5 : 07 Ağustos 2009, 10:23:04 »
halkapınar, demek istediğim şey peygamberin kendisini simgeleyen bir cisim-görüntü bırakmak istemeyişi. Onu sadece kitaptan okuyup düşünsel olarak algılamak lazım. Portresine bakarak değil.. Hem belki portresine bakan bazı insanlar tipini hiç beğenmeyecekler ve ters etki yapacaktı, kim bilir... Gerçi şu an Hz muhammed diyince herkes kendi zihninde ayrı bir görüntü yaratıyor. Hatta Allah deyince bile herkesin zihninde bir görüntü oluşuveriyor. Bu bizim inanmak için, hedefi netleştirmek için içgüdüsel olarak yaptığımız birşey. Bir de gerçekten portresi ya da onu simgeleyen bir cisim olsa vay halimize. Hıristiyanların haç işaretini kutsallaştırmasına benzer bir durum oluşurdu. Allah diyince benim aklıma küçüklükten beri yok edemediğim bir görüntü geliyor, bu görüntüyü herhangi bir mantığa dayayarak oluşturmadığımı biliyorum ama yok edemiyorum.


süperpozisyon

Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #6 : 07 Ağustos 2009, 15:23:58 »
Her vesilede allahümme salli ala seyyidina muhammed deriz yani ailesini bile yad etmek nerdeyse görevdir. bazı durumlarda allahı geçmiştir ona gösterilen sözlü ritüeller.

yanlış.

salavatta ailesi kadar sahabelere selam gönderiyoruz.ailesine kutsiyet yüklemek ehli sünnet inancına değil,şia inancına has bir durumdur.hz. muhamedin kızı hz ayşeye " seni ben bile kurtaramam "diye bir sözü vardır.önemli olan kişinin kendi amelleridir.

unutmayınki amcası ebu leheb müşrikti.şimdi biz kuranda cezalandırılacağı belirtilen birine duamı gönderiyoruz?


placebo

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7374
  • Toplam Konu: 386
  • Süper Puan: 14789
  • PuanBank: 0
  • Ödüller:
    Örnek Üye Bravo!-Dürüst Devamlılık
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #7 : 11 Ağustos 2009, 09:30:43 »
Makaleye verilen cevap doğrutusunda başka bir konuda ( Allah kendinden daha güçlü bir Allah yaratabilir mi )@Relusion' da benzer bir cevap vermişti.
Sanırım Hare Rama gibi düşünenlerin eksiklikleri bu dünya boyutundan başka bir boyutu hayal edememeleri, halbuki o kadar uzakta değil birkaç milyon ışık yılı ötede:) 11. boyut keşfedildi..11. boyut olabilirse 111111. boyut neden olmasın.

Önce 4.000 kitap okuyup iki dil öğreneceksin,ömrünü ülkene adayacaksın, sonra cephede canını ortaya koyup dünyaya diz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın,yani Atatürk'e laf etmek için küçük y o b a z, önce sen adam olacaksın!

EngineerInDefenceInd

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7861
  • Toplam Konu: 279
  • Süper Puan: -46372
  • PuanBank: 0
  • Dönmemek üzere GİTTİ!!!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #8 : 11 Ağustos 2009, 11:43:52 »
Makaleye verilen cevap doğrutusunda başka bir konuda ( Allah kendinden daha güçlü bir Allah yaratabilir mi )@Relusion' da benzer bir cevap vermişti.
Sanırım Hare Rama gibi düşünenlerin eksiklikleri bu dünya boyutundan başka bir boyutu hayal edememeleri, halbuki o kadar uzakta değil birkaç milyon ışık yılı ötede:) 11. boyut keşfedildi..11. boyut olabilirse 111111. boyut neden olmasın.


Allah önce ayıydı, sonra toprak oldu, sonra güneş, sonra bir sürü oldu, sonra tek oldu, sonra zamandan maddeden bağımsız oldu, şimdi de "N. boyutta olmadığını nereden biliyorsunuz?" oldu...

yakında allah "YOK" olacak... :D

"ALLAH" İNSANLARIN YARATTIKLARI BİR KAVRAMDIR. 
ليس هناك شيء يسمى الله ، والله ليست سوى مفهوم وهمي   
Türban kadına yapılan ve kadının kendisine yaptığı en büyük hakarettir.
----h t t p : / / sexyhuri.blogspot. c o m (adresi copy paste ettikten sonra boşlukları siliniz)---

Felsefeci

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 993
  • Toplam Konu: 47
  • Süper Puan: -18785
  • PuanBank: 0
  • anindatepki
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
« Yanıtla #9 : 25 Eylül 2009, 17:47:39 »

Allah önce ayıydı, sonra toprak oldu, sonra güneş, sonra bir sürü oldu, sonra tek oldu, sonra zamandan maddeden bağımsız oldu, şimdi de "N. boyutta olmadığını nereden biliyorsunuz?" oldu...

yakında allah "YOK" olacak... :D

       Mühendis bey şu üslubunu düzeltirmisin lütfen.  Şimdi yukarıdaki alıntıda Allah yazdığın yerlere sizin isminizi yazarsam beni yerden yere vurursun hakaret ettim diye !
        Siz inanmasanız da milyarca insanın İnandığı Yaratıcının ismidir O...




Makalem 2- Kur'an ve Eleştiriler SON ACI NOKTA
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
416 Gösterim
Son İleti 03 Ağustos 2010, 19:02:49
Gönderen: Newman
5 Yanıt
1276 Gösterim
Son İleti 31 Aralık 2012, 18:46:36
Gönderen: DenizGozLum
0 Yanıt
375 Gösterim
Son İleti 01 Eylül 2010, 10:16:47
Gönderen: ittihat
6 Yanıt
520 Gösterim
Son İleti 25 Eylül 2010, 09:35:50
Gönderen: dodguest
9 Yanıt
6370 Gösterim
Son İleti 15 Aralık 2013, 13:39:19
Gönderen: patavat



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak