Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..

   Son 3 mesaj


   Seçkin Yazılar


   Günün Popüler Konusu - Ayın, Haftanın, Günün En Aktif Üyesi

Şu an forumda günün en popüler konusu: Kimler cennetlik (26)
Başlatan: inancveahlak Son yazar: inancveahlak
Ayın Üyesi: redyellow
Haftanın Üyesi: El-Cezeri
Günün Üyesi: El Fuego

Forumda en son açılan konular

xx Bu ülke gelişti mi? Et tüketimi öyle demiyor çok fakiriz | 31 Tem 10
zorless
21:06:37 Gönderen: zorless
Görüntülenme: 5 | Yorumlar: 0

ABD'deki et tüketimi ile gelişmiş başka ülkelerin ...


Sayfalar: [1] 2 3 ... 5
Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı

ANINDA TEPKİ/Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı => Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı Devlet insan türünün icat ettiği en büyük örgüttür. Bu öyle bir örgüttür ki Tanrı’dan sonra

A A A A
Gönderen Konu: Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı  (Okunma sayısı 410 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Hosting firmasının Sunucusunda yaşanan bazı problemler nedeniyle zaman zaman ciddi şekilde sitemiz ağırlaşmaktadır. Bu nedenle bir müddet daha devam edebilecek bu olay için çalışılmakta olduğu bildirildi. Duyurulur.

ANINDA TEPKİ

Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı
« : 07 Kasım 2009, 14:28:38 »
Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı

Devlet insan türünün icat ettiği en büyük örgüttür. Bu öyle bir örgüttür ki Tanrı’dan sonra geldiği kabul edilen en büyük güç ve kudrettir. Öyle olmasa bile öyle kabul edilir ve O’ndan öylesi beklenir. Bu öyle bir emanettir ki devleti yönetmeyi üstlenen kişiler adeta Tanrı'nın vekilleri gibi devletin adına güç ve kudret sahibi olarak görülür.

Devlet örgütü kendini sarsılmaz kabul edilen kurallarla sorumlu kılar ve kendisine tabi insanlara hayatlarını idame ettirecek donanım ve imkanlarını sunar. Böyle olunca devlet olmak, devleti ikame etmek bu büyük güç adına hareket etmek ciddi olmayı ve fedakar olmayı gerektirir.

Gündemimiz domuz gribi olduğundan devleti bu yönüyle irdeleyeceğiz. Toplum grip korkusuyla sarsılıyor. Devlet örgütünün birimleri insanları hastalıktan sağlığa ulaştırmakla değil insanları hastalandırmamakla görevlidir. Cenazeyi kaldırmakla değil önce ölmemesini sağlamaktır devletin işi. Hatta insanlar inansa ki devlet örgütü insanları ölümden kurtarır bunu sağlamak dahi devlet örgütünün görevi olurdu. Nitekim kendisine tabi  insanların mal, can, ırz ve gelecek emniyetlerini devlet te’min eder. Bu da insanların muhtemel erken ölümlerinin önüne geçmektir aslında.

Ancak ihmal edilen en önemli husus bu emniyeti gerektiren çalışmalar insanların başına iş gelmeden sağlanmalıdır. Örgütün asli görevi budur. Hasta olmadan sağlıklarının korunması, hırsız çalmadan eşyaların emniyette olması, cinayete uğramadan canımızın korunması, namusumuza halel gelmeden namusumuzla yaşamanın sağlanması, kazalarla ölmeden güvenli seyahatin sağlanması gerekir. Esas ve asli görev budur. İmkanlar, zeka ve akıl bunlar için şelale olmalı, bütün gücüyle bunun üstesinden gelecek yöntem ve imkanları düzenlemeli yoksa icat etmeli ve hızla bunu sağlamalıdır.

Domuz gribi ile mücadelede aşı uygulaması en kolay ve hazır yoldur. Esas görev insanların gribe yakalanmasını önleyecek tedbir ve imkanları seferber etmektir. Bunlar ne olabilir? Grip hangi ortamda yayılır? Önce buna bakalım. Direnci düşük kişilerde, kirli ortamlarda, toplu bulunulan yerlerde etkin olur. Buna göre devlet örgütü proje geliştirerek buna engel olabilir. Bireysel tıbbi direncin geliştirilmesi, iyi beslenmek, uygun sebze ve meyveyi tüketmek, dinlenmek, toplu yerlerden uzak durmakla başarılacak şeylerdir. Meyve, sebzelerin tüketilmesini hızlandırmak, bu sektöre yapılacak ciddi subvansiyonlarla olur. Komik fiatlara indirilen limon, portakal, mandalina gibi yiyecekleri evlere ekonomik zorluk vermeden sokabilmektir.

Dinlendirmek, yoğun çalışan işçi, memur ve öğrencilerin mesailerini biraz daha fazla sabah uykusunu çoğaltacak şekilde geçici olarak yeniden düzenlenlemekle yapılabilir. Toplu bulunmanın risk  olduğu otobüs tramway gibi yerlerde seferleri yeterli sayıda arttırarak ve gerekirse araçları kiralayarak ayakta yolculuk etmek yasaklanarak sağlanır. Dolmuşları da rahatlıkla kullanmaları için bunu kullanan çalışanlara ek ödemeler verilebilir. Hastalık şüphesi olan kişiler ücretli olarak evinde dinlendirilir. Temizlik için ise deterjan ve sabun, sıvı sabun gibi  malzemeler çok ucuza subvanse edilerek evlere dağıtılabilir. Bedavaya evler dezenfekte edilebilir. Bunlara ödenecek maliyetlerle ekonomiye hem can verilir hem de insanlara can verilir. Hem de aşılara o kadar para vermeden. (yüksek sorunlu grupların aşılanması hariç) Üstelik herkesi grip riskinden kurtararak bu sağlanır. İşte devlet örgütü insanı grip olmadan, kansere yakalanmadan, kaza geçirmeden, cinnet getirmeden biyolojik ve psikolojik sağlık içinde tutarak huzur içinde yaşatır, inanın hem daha az bütçeden harcama yapar hem de ekonomiye ve insanlara can verir.

ANINDA TEPKİ

tarantula

Cvp: Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı
« Yanıtla #1 : 07 Kasım 2009, 14:58:57 »
Güzel yazı ama kim okuyacak ta kim düzeltecek allah aşkına bırakın bu işleri devlet su işleri. Baksanıza ciddi bir foruma kaç kişi katılım yapıyor. Burada porno film indirilseydi bin kişi karınca gibi gelirdi. Yinde teşekkürler emeğinize

was

Cvp: Anasayfa: Devlet Örgütü ve Sağlık Bakanlığı
« Yanıtla #2 : 09 Kasım 2009, 00:08:20 »
.
Anayasada da vatandaşın esenlik ve sağlıkla yaşama hakkı vardır.
Bunu Devlet sağlamakla görevlidir.
Nasıl ki önleyici kolluk (ZABITA) terör ve suçları önlemek için tedbirle mükelleftir,
Öyle de sağlık ajanları, hastalık gelmeden mani olucu barajları kurmak zorundadır.
Bunu elbet bir gün başaracağız. Bugün değilse bir sonraki gün.
Dilerim bu domuz gribi belasından milletimiz minimum hasarla kurtulur.
AT Admine teşekkürler.
 :good:
.
var olmayan bir şey söyleyemezsiniz...


Google-Etiketleri


 

İlgili Olabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
4 Yanıt
35 Gösterim
Son İleti 25 Temmuz 2010, 16:37:43
Gönderen: redyellow


Pagerank

Unutmayalım Anayasa: MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

MADDE 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.