Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
01 Ocak 2015 Yeni Yılın İlk Gününe Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 3 Açılan Konular: 1 Okunan sayfa sayısı: 77001 Online Üye ve Ziyaretçi: 1146

GönderenKonu: Muallak taşı nedir?Kubbetüs Sahra'da olan taş hala havada mı duruyor?  (Okunma sayısı 21971 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

moony

  • Gümüş
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 140
  • Toplam Konu: 9
  • Süper Puan: -14250
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 06/2009
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Dünyamız ilginç olaylar ve izleriyle dolu. Bazılarını anlayabiliyoruz bazılarını anlamakta zorlanıyoruz. Bazılarında çok bilgi var bazıları acaip sır...

Muallak Taşı
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kubbetüs Sahra.

Müslümanların Hz.Muhammed (sav)'in miraca yükseldiğine inandıkları tapınak tepesinin merkezindeki kaya parçasıdır. Yahudiler de kutsal kabul ederler. Yahudiler başlangıç kayası diye adlandırırlar ve Kudüs mabedinin merkezi olan kutsalların kutsalının bu kaya üzerinde bina olduğuna inanırlar. Mesih Dünya'ya indiğinde insanları bu kaya üzerinden tebliğe çağıracağı inanışı da vardır. Müslümanlar kutsal kabul ettikleri bu kaya üzerine Kubbetüs Sahra'yı inşaa etmişlerdir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde taşın altı duvarla örülmüştür. Kayanın havada durduğu inancı Türkler arasında çok yaygındır ancak bu durumun islam sonrası ortaya çıkmış islam dışı bir inanç olduğu görüşü bilim çevrelerince hakimdir.

Müslümanlar için en kutsal ikinci mekandır. Genel olarak Mescid-i Aksa denildiğinde ilk akla gelen yapı üzerindeki altın kubbeli yapıdır. Kubbetüs Sahra Mescid-i Aksa ile bütünleşmiş durumdadır. Ancak Mescid-i Aksa tepenin üzerindeki yerleşkenin tamamına verilen isimdir. Kubbetüs Sahra bu yerleşke içindeki yapılardan biridir ve kimi çevrelerce asıl kutsal olan Muallak kayası ve üstünü çevreleyen Kubbetüs Sahra'dır. Yapının tam karşısında El Aksa camisi bulunur.

Muallak Taşının bulunduğu tepe üzerinde eskiden Kudüs Tapınağı vardı. Müslümanlara göre mevcut yapılar Süleyman peygamber döneminde inşaa edilen yapıların devamıdır. Ancak Yahudiler bu yapıları başka bir yere tahliye ederek ya da imha ederek, eski Mabedin orijinal şekliyle yeniden inşaa edilmesi taraftarıdır.






Çeşitli rivayetler şöyle sıralanır:

Alıntı Yap (Seçim)
Hacer-i Muallak'ın kuzey-güney çapı 18 metre, doğu-batı çapı 13.5 metre uzunluğunda. Mübârek taşın en yüksek yeri ise yerden 2 metre, en alçak yeri yerden 1.25 metre yüksekliğinde. Üstündeki görkemli kubbenin dışı kurşun üstüne altın kaplanmış. Çapı 20.2, yüksekliği 20, en tepe noktası ise 35 metre olan kubbenin iç kısmında bulunan nakış ve motiflerin güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmez. 1099'da Haçlı orduları Kudüsü zaptedince, Kubbetü's-Sahra'yı saray haline getirmişler. Ancak 1187'de Selahaddin Eyyûbî, Kudüs'ü tekrar fethedince, sarayı bozarak tekrar cami haline getirdi. Osmanlı İmparatorluğu devrinde, Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde iki defa, daha sonra da İstanbul'dan giden Mimar Kemalettin Bey tarafından1920 yılında üçüncü defa tamir edilmiş. Hacer-i Muallak'ın güneydoğu tarafında 11 basamaklı dar bir merdivenden boşluğa veya bir nevi küçük bir mağaraya iniliyor. Kubbetü's-Sahra, sekizgen şeklindedir. Her bir kenarın uzunluğu 20 metredir. Dört kapısı vardır. Kubbetü's-Sahra'nın içinde mübarek emanetlerin muhafaza edildiği sandıklar mevcut. Peygamber Efendimiz'in ve Hz. Hamza'nın sancakları, buradaki mübarek emanetlerin en önemlilerinden. Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra Camileri'nin bulundukları avluda, tek şerefeli bir minare bulunuyor.

1. Rivayet:  İslâmî inanışa göre, Miraç Gecesi, Peygamber Efendimiz Göğe yükselirken ayaklarının altındanki kaya parcası da onunla birlikte kopmuş ve yükselmeye başlamış. Peygamber Efendimiz, bunu fark edince kayaya, "Dur!" diyor, bu noktada kaya havada asılı kalıyor. Onu havaya kaldıran kudretle, dur diyen güç arasında kalıyor. Bu yüzden, bu kayaya "Muallak Taşı" adı verilmiş. Kaya, bir süre sonra tekrar yere düşüyor ve düştüğü yerin cevresine altın kubbeli camii inşa ediliyor. Camiinin içinde dev bir kaya var, üstteki fotoğraflarda görebilirsiniz. Bir diğer onemli nokta ise, bu kayanın altında bulunan oyukta, Peygamber Efendimiz'in ilk kez Hz. Adem'den kendisine kadar insanlara gonderilmiş tum Peygamberlerle beraber namaz kıldığına inanılıyor.

2. Rivayet: Süleyman (A.S) âsasına dayanıp bir noktaya baktığında aslında ölmüştür. Cinler onun öldüğünü anlamadan harıl harıl çalışır. Ama âsasına giren bir kurt, âsayı kemirince âsa kırılır ve Süleyman (A.S.) yere düşer. O zaman cinler, 'Peygamber ölmüş' diye bağırınca, hepsi işi bırakıp kaçarlar. Tam taşı yerine koyarlarken bırakıp kaçtıkları için taşın havada kaldığı rivayet edilir.

3. Rivayet: Ortaçağlarda Araplar ve Yahudiler arasında Kuruluş Kayası'nın yerinden oynayıp havalarda dolaştığı hakkında inanışlar yaygındı. 1496 yılında Kudüs'le alakalı bir kitap yazan Kadı Mucireddin, 11. yüzyılın sonunda bir Kudüslü Arabın taşı havalanmış olarak gördüğünü kaydeder. 1641 yılında Kudüs'ü gezen Karait gezgini Samuel ebn Davud, taşın sık sık yerinden oynadığını ve hamile kadınlar onu gördüklerinde korkup düşük yaptıklarından insanların etrafına duvarlar yaptıklarını anlatır.

1847 yılında Kudüs'ü ziyaret eden Binyamin Lilienthal isimli bir Yahudi hahamı, Yahudiler arasında Muallak Taşı ile alakalı o dönemlerdeki bir inancı şöyle aktarır: "Allah, bu taşı Mesih'in geleceği zamanı insanlara bildirmek için bir işaret olarak havada sarkıtmıştır. Taş yere düştüğünde İsrailoğulları'nın Mesih'i gelecek ve İsrailoğulları yeryüzüne hakim olacaklardır. Türkler, bu taşın neden havada durduğunu öğrendiklerinde, Mesih'in gelmesinden korkarak taşın altına destekler koymuşlar ve etrafını doldurmuşlardır. Bu şekilde İsrailoğulları'nın Mesih'inin gelmesini engellemeye çalışmışlardır.

4. Rivayet: Hz. İbrahim'in, oğlu İsmail'i kurban etmek için yatırdığı taş olduğuna inanılır.


Yoyo

Sanırım taş hala havada duruyor. Zaten işin orijinalliği de burada. Salat ve selam Efendimize olsun Amin

yo... yo....

inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -8185
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
 
    Mucize olarak empoze edilen her eylem kesinlikle bilim kurallarına uyar mucize zannedilmesi o dönem insanının bilgi eksikliğindendir, Ayrıca Allahın olağan dışı bir mucize sergilemeye ihtiyac duyduğu zannıda yersizdir.
    Mercimek kadar bir tohumun dozerlerin yıkamadığı ulu bir çınar olması, sonbaharda kuruyup eseri kalmayan otların baharda yeniden canlanması, doğadaki bir kelebeğin kanadındaki renk ahengi dahi görmek isteyen gözler için birer mucizedir.
   Bahis taşı görenler altında duvar olduğunu ve boşlukta olmadığını söylüyorlar.

Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan, yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.    
                             Rene Descartes

Black

Gerçekten şimdi bu havada duruyor mu? Fizik kurallarına aykırı olamaz.


YuNuSsss

  • ELMAS Üye
  • *
  • Toplam İleti: 3966
  • Toplam Konu: 237
  • Süper Puan: -19118
  • PuanBank: 13526
  • canım memleketim ...
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
bende havada duruyor diye biliyorum aksini bilenler lütfen paylaşsın

1. herkezi ardında bırakır...
1  inci herkezi etrafında toplar...

inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -8185
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
 
    Muallak taşı denen taşın havada durduğu fakat altına duvar örüldüğü için  zamanımızda havada durduğunun belli olmadığı söylenir.
     Yahu Allahın hangi mucizesi fizik kurallarına aylırıdırki böyle birşey olsun, yerçekimi kanununa göre böyle birşey mümkünmü, ayrıca Allahın böyle bir ispata ihtiyacı neden olsun,dilerse tüm mucize ve gerçeklerini gösterir herkesde melek gibi sağlam inançlı olur (korkudan tabiki ).
     Allahı olağanüstü hallerde değil imanın derinliklerinde aramak en hayırlısıdır.


YuNuSsss

  • ELMAS Üye
  • *
  • Toplam İleti: 3966
  • Toplam Konu: 237
  • Süper Puan: -19118
  • PuanBank: 13526
  • canım memleketim ...
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
hocam ayın 2 ayrılmasını hangi fizik kuralı ile açıklıyacaksınız


inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -8185
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
   
   Bahis ayetin meali altdadır, eylemin geçmiş zamandamı gelecek zamandamı geçtiği/geçeceği ihtilaflıdır. ayrıca bizlerin ilim azlığımız ve konuyu açıklıayamamamız bilimsel açıklaması yoktur anlamına gelmez.
.................................................................
      Kamer.1.
      İkterebetis sâatu ven şakkal kamer(kameru).

1. ikterebeti : yakınlaştı
2. es sâatu : saat (kıyâmet vakti)
3. ve inşakka : ve yarıldı
4. el kameru : ay


İmam İskender Ali Mihr  : Saat yaklaştı ve Kamer (Ay) yarıldı.
Diyanet İşleri : Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.


...

      Miraç olayında Cebrailin  Mescidi Aksayı Peygamberin gözlerinin önüne getirmesi o gün için mucize idi, benzer olay sayılabilen Amerikada oynanan bir maçı Türkiyeden izlemek hemde topun sesini duyarak artık çok normal hadiselerdendir.

...........................................
           
İsra suresinin 60. âyet-i kerimesinde bildirilen fitne [imtihan] hâlâ devam ediyor, aklını ölçü alan mutezile kafalı kimseler, böyle bir mucizeye akıl erdiremedikleri için, Miracı bir türlü kabul edemiyorlar. Evet olay çok büyüktür, bir mucizedir, insanların yapması imkansızdır, ama bunu Allahü teâlâ yapıyor. Onun kudretinden hiç şüphe edilir mi?

Kâfirlerin telaşı ve soruları
Bu gidip gelmek, gayet kısa zamanda oldu. Geldiğinde, mübarek yatakları henüz sıcak idi. Gelince, nasıl gidip geldiğini anlattı. Burak'la Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan gökleri geçerek Cenneti Cehennemi ve daha başka yerleri gezdiğini söyledi. Dönüşte yolda, develi yolcular gördüğünü, bir devenin ürküp yıkıldığını söyledi. (İnşallah çarşamba günü Mekke'ye gelirler) buyurdu. Kâfirler bu olayı işitince inkâr edip, 'Akla zıttır, mümkün değildir' dediler. 'Bu iş burada bitti, mal, mülk, saltanat verdik, davasından vazgeçiremedik. Ama artık ondan kurtulduk' diye sevinçlerinden oynamaya başladılar. Birkaçı hemen Hazret-i Ebu Bekir'in evine geldi. Çünkü onun akıllı, tecrübeli, hesaplı bir tüccar olduğunu biliyorlardı.

Kapıya çıkınca hemen sordular:
"Ey Ebu Bekir, sen çok kere Kudüs'e gittin geldin, iyi bilirsin. Mekke'den Kudüs'e gidip gelmek ne kadar zaman sürer" dediler. Hazret-i Ebu Bekir, "İyi biliyorum, bir aydan fazla" dedi. Kâfirler bu söze sevindiler. 'Akıllı, tecrübeli adamın sözü böyle olur' dediler. Gülerek, alay ederek ve Hazret-i Ebu Bekir'in de kendi kafalarında olduğuna sevinerek, "Senin efendin, Kudüs'e bir gecede gidip geldiğini söylüyor, artık iyice sapıttı" diyerek, Hazret-i Ebu Bekir'e sevgi, saygı ve güven gösterdiler.

Hazret-i Ebu Bekir, Resulullah efendimizin mübarek adını işitince "Eğer O söyledi ise, inandım. Bir anda gidip gelmiştir. O, gerçek söyler. Ondan yalan sâdır olmaz" diyerek içeri girdi. Kâfirler neye uğradıklarını anlayamadılar. "Vay canına, Muhammed ne yaman büyücü imiş. Ebu Bekir'e sihir yapmış" diyorlardı.

Hazret-i Ebu Bekir hemen giyinip, Resulullah efendimizin yanına geldi. Büyük kalabalık arasında yüksek sesle, "Ya Resulallah! Miracınız mübarek olsun! Allah'a sonsuz şükürler ederim ki, bizleri, senin gibi büyük Peygambere hizmetçi yapmakla şereflendirdi. Parlayan yüzünü görmekle, kalbleri alan, ruhları çeken tatlı sözlerini işitmekle nimetlendirdi. Ya Resulallah! Senin her sözün doğrudur, inandım. Canım sana feda olsun" dedi.

Kâfirler bu hâle çok kızdı. Müminlerin kuvvetli imanına, Peygamberin her sözüne hemen inanmalarına, Onun çevresinde pervane gibi toplanmalarına dayanamadılar. Peygamber efendimiz daha önce Kudüs'ü, Mescid-i Aksa'yı görmemişti, bunu kâfirler de bildiği için, Resulullahı mahcup, mağlup etmek için, imtihan etmeye yeltenip dediler ki:
'Sen Kudüs'e gittim diyorsun. Söyle bakalım! Mescidin kaç kapısı, kaç penceresi var?'
Resulullah hepsine cevap verirken, Hazret-i Ebu Bekir, 'Öyledir ya Resulallah, aynen öyledir ya Resulallah' derdi. Çünkü Hazret-i Ebu Bekir, tüccardı, Kudüs'ü Mescid-i Aksa'yı iyi biliyordu, çok gidip gelmişti. Kâfirlerin kendileri de oraları çok iyi biliyorlardı. Bu bakımdan kâfirler, 'Yanlış söylüyorsun' diyemiyorlar, inat için dahi olsa, Resulullahın cevaplarını inkâr edemiyorlardı.

Resulullah efendimiz, edebinden, hayasından karşısındakinin yüzüne bile bakmazdı. Mescid-i Aksa'nın kaç penceresi olduğunu bilmiyordu. Daha sonra bu olayı şöyle anlattı:
(Mescid-i Aksa'da etrafıma bakmamıştım. Sorduklarını görmemiştim. Kureyş beni yalanlayınca, o anda Cebrail aleyhisselam, Mescid-i Aksa'yı gözümün önüne getirdi. [Televizyon gibi] görüyor, sayıyordum. Sorularına, hemen cevap veriyordum.) [Buhari]
.......................................................................


  Bu gün anlıyamadığımız birçok hadisenin ilim dahilinde olduğu ilerde anlaşılacaktır.
 


YuNuSsss

  • ELMAS Üye
  • *
  • Toplam İleti: 3966
  • Toplam Konu: 237
  • Süper Puan: -19118
  • PuanBank: 13526
  • canım memleketim ...
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
hocam tamam da efendimizin gördüğü yani izletilen görüntüleri peygamberimizden başkası görmüyordu

yani anlatmak istediğim mucizelerin çoğunun bilimsel bir açıklaması yoktur.


inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -8185
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
 
    Peygamberin insanların göremediğini görmesi bilemediğini bilmesi Allahın ona verdiği ilim sayesindedir.
    Hariç insanların bilememeside halin açıklanamayacağından değil ilimlerinin kıtlığındandır, zaman içerisinde birçoğu anlaşılacaktır tabiki Allahın izin verdiği nisbetde.


           ZÜMER 6.AYET.


    Halakakum min nefsin vâhıdetin summe ceale minhâ zevcehâ ve enzele lekum minel en'âmi semâniyete ezvâc(ezvâcin), yahlukukum fî butûni ummehâtikum halkan min ba'di halkın fî zulumâtin selâs(selâsin), zâlikumullâhu rabbukum lehul mulk(mulku), lâ ilâhe illâ huve, fe ennâ tusrafûn(tusrafûne).

1. halaka-kum : sizi yarattı
2. min : den
3. nefsin : nefs
4. vâhidetin : bir, tek
5. summe : sonra
6. ceale : kıldı, yaptı, yarattı
7. min-hâ : ondan
8. zevce-hâ : onun eşi
9. ve enzele : ve indirdi
10. lekum : sizin için
11. min : den
12. el en'âmi : dört ayaklı hayvanlar
13. semâniyete : sekiz
14. ezvâcin : zevceler, eşler
15. yahluku-kum : sizi yaratır
16. fî : de, içinde
17. butûni : batınlar, karınlar
18. ummehâti-kum : sizin anneleriniz
19. halkan : yaratma, yaratış, yaratılış
20. min : den
21. ba'di : sonra
22. halkın : yaratma, yaratış, yaratılış
23. fî : de, içinde
24. zulumâtin : karanlıklar
25. selâsin : üç
26. zâlikum : işte bu
27. allâhu : Allah
28. rabbu-kum : sizin Rabbiniz
29. lehu : ona ait, onun
30. el mulku : mülk, idare
31. lâ : yoktur
32. ilâhe : ilâh
33. illâ : den başka
34. huve : o
35. fe : böylece, buna rağmen
36. ennâ : nasıl
37. tusrafûne : döndürülüyorsunuz


İmam İskender Ali Mihr  : Sizi tek bir nefsten halketti. Sonra ondan, onun zevcesini (eşini). Ve sizin için dört ayaklı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, bir yaratılıştan sonra başka bir yaratılışla (halden hale geliştirip dönüştürerek) üç karanlık içinde yaratır. İşte bu sizin Rabbiniz Allah'dır. Mülk, O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl döndürülüyorsunuz.
Diyanet İşleri : O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

...........................................................



         Ayetde bahis olan üç karanlık ceninin anne rahminde üç zarla zararlı bakteri ve virüslerden korunduğudur. ancak bunun böyle olduğu ve tek kat zannedilen zarın üç katlı olduğu 1970 lerden sonra geliştirilen mikroskoplarla görülebilmişdir. bu ayet dahi KURAN ın her bilgiyi içerdiğinin fakat zaman içerisinde anlaşılacağının delilidir.




Muallak taşı nedir?Kubbetüs Sahra'da olan taş hala havada mı duruyor?
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
441 Gösterim
Son İleti 09 Ağustos 2010, 00:17:41
Gönderen: inancveahlak
3 Yanıt
694 Gösterim
Son İleti 18 Mart 2011, 20:49:20
Gönderen: alpha
10 Yanıt
1564 Gösterim
Son İleti 19 Nisan 2013, 12:29:04
Gönderen: placebo
4 Yanıt
302 Gösterim
Son İleti 25 Kasım 2012, 01:51:22
Gönderen: raprap
0 Yanıt
670 Gösterim
Son İleti 14 Eylül 2012, 17:14:42
Gönderen: mumin


Facebook Comments



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak