Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 2 Açılan Konular: 1 Okunan sayfa sayısı: 53441 Online Üye ve Ziyaretçi: 1038

GönderenKonu: Fahişeliğin Tarihi İlk meslek Orospuluk Tarihte ilk genelev 'Dikterion' Kutsal Görev  (Okunma sayısı 99733 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

time

  • Zümrüt
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 202
  • Toplam Konu: 93
  • Süper Puan: 20929
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Fahiş terimi özünde Arapça olup aşırılık durumunu ifade eder. Fahişe ise aşırılık yapan dişi objeyi tarif etmektedir. Kullanımda ise cinsellikte haddi aşarak aşırıya kaçan kadınlar için kullanılmaktadır. Eşdeğer diğer tanım ise Orospu'dur. Hemen daima ilk devirlerden bu yana cinsellikten parasal menfaat elde etmekle özdeşleşir durumdadır. Her işlemde illa parasal menfaat olması diye de bir kural yoktur. Zevk esaslı da fahişelik mümkündür. İstem dışı zoraki olarak ta şiddete yahut ekonomik zorluğa bağlı olarak fahişelik yapmak zorunda kalan kadınlar mevcuttur.

Dünyanın en eski "mesleği" olduğunu söylemenin adet olduğu fahişelik öte yandan, elbette en eski meslek değildir, hatta meslek olduğu bile iyice tartışmalıdır, çünkü ancak tarımsal, yerleşik toplumların ortaya çıkmasından sonra görülmüştür ve başlangıcında "kutsal bir görev" olarak ortaya çıkmıştır. "Tarihin Babası" Bodrumlu (Halikarnassos) Herodotos'un aktardığı üzere, "kutsal fahişelik" ilk Mezopotamya kültürlerine kadar geri giden başlangıç döneminde ve MÖ 6. yüzyıldan itibaren belirdiği Eski Yunan'da verimlilik tapınılarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Rahipler ve rahibeler, toprağın verimliliğini harekete geçirmek üzere birleşmek durumundaydılar. Ama uygulama çabucak gelişti. Tanrılara kurban verme adeti nakdi ödentilere dönüşürken, kutsal fahişelik de dinsel kurumlara gelir getiren bir yapıya ulaştı ve bu arada dindışı bir fahişelik de oluştu.

KUTSAL GÖREV OLARAK:
Kutsal fahişeliğe bütün tarımsal kültürlerde rastlanmaktadır. Örneğin Hint kayıtları, MS 6. yüzyıldan itibaren bunlardan söz etmeye başlamıştır. Bunlara devadasi denilmektedir (Hintçenin deva:tanrı ve dasi:hizmet kelimelerinden tanrının hizmetkarı). Bunlar mensup oldukları tapınak adına cinsel ilişkiye girmekte ve eylemleri kutsal ritüel sayılmaktadır. Bu cinsel ilişkilerin, insanların, hayvanların ve toprağın verimliliğini artırdığı iddia edilmektedir. Ama asıl önemlisi, devadasi bu "kutsal görevi"ni para karşılığı yapmakta ve gelir, tapınağın hazinesine ait olmaktadır. Devadasi sayısı giderek artmıştır. Örneğin Gazneli Mahmut 1026'da Samantha tapınağını yıktığında, burada 350 devadasi bulunmaktaydı. Çinli seyyah Çao-Ju-Kua, 1226'da Gucerat'ta 4 bin tapınakta 20 bin devadasi olduğunu bildirmiş, Marco Polo da onu teyid etmiştir. Kutsal fahişelik kısa süre sonra dindışı fuhuşa yol vermektedir. Örneğin Eski Yunan'da MÖ 6. yüzyılda ortaya çıkan kadın bedeninin ticari mal haline gelmesi kısa sürede öyle bir boyuta ulaştı ki, ünlü Atinalı yasa koyucu Solon(MÖ 640-558) ilk genelevleri açmak zorunda kaldı. Dikterion denilen bu evler devlete aitti. Her evde bir memur grubu işleri düzenlemekteydi. Kazançlar, porniketos adlı bir vergi aracılığıyla devlete aktarılmaktaydı. Fahişeler, tıpkı toplumun kendi gibi, zaman içinde bir tabakalanmaya uğramışlardır. En alt tabaka dikteriades adını taşımaktadır. Bu gruba mensup kadınlar üniforma gibi belli bir kıyafet giyer, güneş batmadan sokağa çıkamaz ve kentten izinsiz ayrılamazlardı. Bu kadınlar toplumun en alt tabakasından erkeklere hitap ederlerdi. Orta sınıf fahişeler auletrides adını alırken, yüksek tabakanın fahişelerine arkadaş anlamına gelen soylu hetaires adı verilmişti. Bunların arasında Phyrene, Korinthoslu Lais veya sonra ünlü Perikles'in karısı olan Aspasya gibi Antik dünyanın bazı ünlü kadınları yer almaktaydı. İlk iki tabakadan fahişeler muhabbet tellalları tarafından çalıştırılırdı. Özellikle dikteriades, ailesinin terk ettiği veya korsanların kaçırarak Akdeniz pazarlarında sattıkları çocuklar arasından seçilerek yetiştirilirdi. Bu arada fakir kızlar, terkedilmiş kadınlar, kimsesiz dullar bu yasaya tabi ticareti geliştirmekteydiler. Eski Yunan'ın köleci hukukuna göre, fahişeler muhabbet tellallarının malı sayılmaktaydılar. Lidya, Kartaca veya Kıbrıs'ta gelinlik kızlar, çeyizleri için fahişelik yapma hakkına sahiplerdi. Romalılar fahişeye meretrix (vücudundan para kazanan) demişlerdir. Bu kadınların çoğu, hem köle sahibi hem de muhabbet tellalı olan bir leno'ya aittir. Roma'da da fahişeler tabakalar halindedir. En altta yer alanlar, dar ve pis sokaklardaki localarda icrai sanat etmektedirler. Pompei kazılarında örnekleri bulunan bu localarda, bir yatak, bir de müşteri geldiğinde çekilen bir perde vardır. Buraya lupanar (dişi kurt ini) denilmektedir, çünkü dişi kurt yırtıcı, pis kokulu ve iğrençtir. Dişi kurt (lupa) avını lupanar'a götürür.
Babil ülkesinde ve Sümerlerde bu işe kendini ilk olarak adayan kadınlar kısır veya sterildi.Bu kadınlar kendi doğurganlıklarını Sümer ülkesinde tanriça İNANA,Babil ülkesinde ise İŞTAR'a adayarak ,kutsal görev olarak baktıkları fahişeliği yaptılar.Babil ülkesinde ve Sümerlerde Fahişelik yapan erkekler de vardı.(DİKKAT:burada sözkonusu olan jigololuk yapan erkekler değildir.) Bu işi yapmalarındaki sebep çok farklıydı.Av sırasında veya savaşta yada kavgalar sonucu testisleri yaralanmış,cinsel organlarında işlev bozukluğuna neden olacak yaralanma yaşamış yada genital organlarında doğuştan bozukluk olan erkekler kendi ailelerini kuramazlardı.Kısırlık toplumda yer bulmayı oldukça zorlaştırıyordu.Böylelikle hem erkekler hem de kadınlar toplumda saygın bir yer edinebilmek adına kendilerini tanrıçaya adarlar ve kendileriyle seksüel anlamda ilişki yaşamak isteyen herkesin karısı veya kocası olurlardı.

Bazı Kabile toplumlarında ise fahişelik bir toplumsal hizmet olarak karşımıza çıkmaktadır.Kabilede doğurganlığı olmayan kadının kocasına genellikle başka bir kadın gönderilir ve bu yolla ailenin çocuk sahibi olması sağlanır.Bazen ise bir kaç erkek bir birlikte kadınla beraber olarak kadının cezalandırıldığı da görülmüştür.


time

  • Zümrüt
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 202
  • Toplam Konu: 93
  • Süper Puan: 20929
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Genel hatlarıyla böyle bir seyir izleyen fahişelik zamanla tanrılar ve tanrıçalar adına tapınaklara girmiştir. Bu hizmetin karşılığını,yararlananlar çoğu zaman cömertçe ödemiştir. Hatta tapınaklarda gönüllü fahişelik çok takdir edilen işlerden olup asla kınanmamıştır. Zaman içerisinde bu tatlı paralar hem din adamlarının hem de ülke yöneticilerinin ilgisini çekmiş ve sektör olarak gelişmesinin yolu açılmıştır.

Fahişe, ilk ortaya çıktığı Antik dönemden beri paradoksal bir role sahip olmuştur. Bir yandan marjinalleştirilerek ve tecrit edilerek hor görülür, diğer yandan da erkeklerin evli kadınlara ve genç kızlara saldırmadan ateşlerini söndürmelerini sağlamalarına hizmet ederek aileyi ve toplumu koruyan, katlanılması gereken bir kötülük sayılır. Ama toplum ve aile için bu kadar gerekli sayılmasına rağmen, fahişe parmakla gösterilir, her zaman her yerde dışlanır, bir yerlere kapatılır. O, namuslu bir kadın gibi gözükmemek zorundadır. Yasa koyucu, fahişenin sadece namuslu erkeklere zevk vermesine izin verir. Ev kurmak ve çocuk yapmak yalnızca yasal karılara aittir. Saygın kadınlarla karıştırılmaması için fahişeye özel bir kıyafet dayatılır. Roma'da fahişelerin, aile analarının, yurttaşların yasal eşlerinin kıyafeti olan uzun etek giymeleri yasaktır. Üzerlerine boz bir cüppe alırlar ve sarı bir peruka takarlar. Mezopotamya'da, namuslu kadına zorunlu olan peçe onlara yasaktır. Eski Rejim Fransa'sı fahişeleri dağlayarak damgalamaktadır. Fransızcanın pute, putain (fahişe) kelimesi, Latince putidus'tan (pis kokulu, çürümüş) gelir. Orta Çağ, Avrupa'nın kırlara çekildiği bir dönem olduğu için fuhuş duraklamıştır. Çünkü fuhuş her şeyden önce bir kent kurumudur. Ama gene de kalan, ama küçülerek kalan tek tük kentlerde, fuhuş kent dışında, nehir boyunca kurulan evlerde sürdürülmüştür. Nehiri bordalayan bu evlere bordereau denilecek, bu da Fransızcanın bordel ve İngilizcenin brothel (genelev) kelimesini verecektir. Fahişeler Orta Çağın tüm savaşlarında yer almışlardır. Örneğin toplamı 13 tane olan Haçlı Seferleri'ne daha birincisinden itibaren katılmışlar. Fransa kralı Aziz Louis'nin yürüttüğü 8. Haçlı Seferi'nde, Krallık Maliyesi, "ordu takipçileri" başlığı altında, kralın, askerleri "kutsal savaş" yönünde cesaretlendirmeleri için, 13 bin fahişeye maaş ödediğini göstermektedir.

Antik Yunan'da fahişelik.
Fahişelik, Eski Yunanistan'da günlük hayatın bir parçasıydı. Daha büyük şehirlerde ve özellikle limanlarda fahişelik iş sahasıydı ve azımsanamayacak derecede çok insana iş sağlıyordu. Gizlilik içinde yapılmaz, genelevler ayıplanmaz ve merkezî yerlere kurulmasında bir sakınca görülmezdi.
Atina'da efsanevî kanun koyucu Solon, genelevlere düzenli fiyatlar koydu ve fiyatlar arasındaki uçurumu kaldırdı. Bu iş aslında sadece kadınlar arasında değil, erkeklerce de yapılan bir işti. Genelde erkekleri orta yaşlı kadınlar tutardı ama bazen yaşlı kadınlara da hizmet verdikleri olurdu. Cinsel tercihe göre zaman zaman erkek müşterilere de giderlerdi.
Antik Roma'daki uygulamanın aksine, M.Ö. 390'lara kadar, köleler ile cinsel ilişki görülmemiştir. Eski Yunanistan'da fahişelere bu kadar çok yönelinmesinin bir başka sebebi de oral seksin bir tabu olmasıydı. İnsanların bunu yapması alçaltıcı olarak algılanırdı. Erkekler arasındaki ilişkilerde bile Erastes (yetişkin olan taraf), Eromenosdan (genç taraf) çok ayıp sayıldığı için bunu yapmasını isteyemezdi. Bu yüzden hem heteroseksüel insanlar, hem erkek eşcinseller genelevlere sık sık giderdi.
Fahişelik hem yasal, hem de bu kadar kabul gören bir iş olmasına rağmen, bu işi yapanlar yine de toplum tarafından aşağılanırdı. Bu işi yapan kadınlar Khametipis (χαμαιτυπής - yerin dibine geçirilmiş) adı ile anılırlardı. M.Ö. 4. yüzyıldan sonra fahişelik köleler arasında yaygınlaştı. Atina'da Atinalı bir kişi bu işi yaparsa bütün sosyal hak ve özgürlüklerini kaybeder ve köleler ile eşit duruma düşerdi, bu nedenle başka şehirden gelenlerin de bu işi yaptığı görülürdü.
Eski Yunanistan'da genelevlerin nasıl olduğu konusunda sadece edebî eserlerden bilgi edinilmektedir. Buna göre genelevler karanlık, dar koridorlu ve pis kokulu yerlerdir. Kadınlar bu evlerde ne olursa olsun hamile kalmaktan kaçınırlardı ve ilkel doğum kontrol yöntemlerine baş vururlardı.


gececi

  • Zümrüt
  • *
  • Toplam İleti: 242
  • Toplam Konu: 81
  • Süper Puan: -42522
  • PuanBank: 16775
  • Geceler yarim oldu...
  • Katılım: 04/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
İki gönül bir olunca ona dur durak olmuyor


kataliz

  • Gümüş
  • *
  • Toplam İleti: 130
  • Toplam Konu: 26
  • Süper Puan: 25600
  • PuanBank: 0
  • anindatepki
  • Katılım: 11/2010
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Güzel bir bilgi verisi. Fahişelik yok edilemez. Çünkü neticede bir alışveriş. Ahllak gerekçesi de durduramaz. Sebebi normal aile hayatı da aslında bu tür bir alışveriş değil mi bir düşünün...


velvele

  • Bronz
  • *
  • Location: Aydın
  • Toplam İleti: 77
  • Toplam Konu: 11
  • Süper Puan: 20204
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 08/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Güzel bir bilgi verisi. Fahişelik yok edilemez. Çünkü neticede bir alışveriş. Ahllak gerekçesi de durduramaz. Sebebi normal aile hayatı da aslında bu tür bir alışveriş değil mi bir düşünün...
Doğrusun valla bu iş taaa insanlığın başında başlamış hiç bir güç bunu durduramaz engelledikçe alevlenir


trainer

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 784
  • Toplam Konu: 172
  • Süper Puan: -33223
  • PuanBank: 8856
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 02/2010
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Babilde de Sümerde de fahişelik tapınaklarda kutsal bir meslek olarak yürürmüş genelevler de acaba öyle mi doğmuş yoksa? +!..x


gerceginsesi

  • Banlı Üye
  • *****
  • Toplam İleti: 109
  • Toplam Konu: 12
  • Süper Puan: -22010
  • PuanBank: 0
  • anindatepki
  • Katılım: 03/2013
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Babilde de Sümerde de fahişelik tapınaklarda kutsal bir meslek olarak yürürmüş genelevler de acaba öyle mi doğmuş yoksa? +!..x

   Eger öyle doğmuşsa, orospuluğun mucitleri bulundu demektir.. :great:


Commit

fahişelik kamu yararına bir kurum olarak hala  hükmünü sürdürüyor en serbest ülkelerde bile


kallen

  • AS Üye Olacağım!
  • *
  • Toplam İleti: 6
  • Toplam Konu: 0
  • Süper Puan: 31082
  • PuanBank: 0
  • anindatepki
  • Katılım: 07/2013
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
bu meslek her yerde her zaman uygulanır bir iş şimdi ise milyar dolarlık bir sektör


mecüc44

  • Gümüş
  • *
  • Toplam İleti: 179
  • Toplam Konu: 34
  • Süper Puan: -43694
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 08/2010
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
doğanın karşı konulmaz ilkeleri ne ayıp dinler ne günah dinlermiş gibi yapılır o kadar




Fahişeliğin Tarihi İlk meslek Orospuluk Tarihte ilk genelev 'Dikterion' Kutsal Görev
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
47 Yanıt
28414 Gösterim
Son İleti 01 Şubat 2011, 11:01:35
Gönderen: alabora
4 Yanıt
2124 Gösterim
Son İleti 08 Aralık 2012, 15:29:48
Gönderen: robotIx
1 Yanıt
3351 Gösterim
Son İleti 06 Haziran 2011, 22:11:08
Gönderen: gızgın
3 Yanıt
1748 Gösterim
Son İleti 27 Aralık 2011, 11:08:09
Gönderen: Ülkü
2 Yanıt
3348 Gösterim
Son İleti 25 Aralık 2013, 05:36:29
Gönderen: blazer



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak