Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..

   Son 3 mesaj


   Seçkin Yazılar


Şu an forumda günün en popüler konusu: Stephen Hawking:Fizik evrende Tanrıya yer yok gerek kalmadı!(The Grand Design) (7)
Başlatan: Nevet Son yazar: inancveahlak
Ayn Üyesi: El-Cezeri
Haftann Üyesi: El-Cezeri
Günün Üyesi: inancveahlak

   %&/.'   %&/(-*!.)  Açılan en son konu   

xx Tüm sınavlar riske girdi Diplomalara iptal gelebilir | 07 Eyl 10
gölge
11:05:18 Gönderen: gölge
Görüntülenme: 5 | Yorumlar: 0

Ülke bu çaplı bir sınavlar zinciri rezaleti daha yaşamad...


Sayfalar: [1] 2 3 ... 5
Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama

ANINDA TEPKİ/Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama => Erdoğan'a 'mucize doktor' eleştirisi 'Başbakanın mucize doktor getirmesi hem hatalı hem güven azaltıcı' ANKA Türk Tabipler Birliği(TTB),

A A A A
Gönderen Konu: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama  (Okunma sayısı 133 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ak-Man

Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« : 18 Mart 2010, 18:31:04 »
Erdoğan'a 'mucize doktor' eleştirisi
'Başbakanın mucize doktor getirmesi hem hatalı hem güven azaltıcı'

ANKA

Türk Tabipler Birliği(TTB), tramvay kazası sonucu kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen Buket Bulut?un durumunu değerlendirerek, ?Beyin ölümü, adı üzerinde, ölümdür. Ölüm de, yine bilindiği gibi, geri dönüşü olmayan bir olaydır. Tersinden düşünürsek, ?geri dönme? olasılığı olsaydı, ölümden söz edemezdik? açıklamasını yaptı.

TTB yaptığı yazılı açıklamada, ?Başbakan beyin ölümü gerçekleşen hasta için mucize doktoru devreye soktu? haberlerini hatırlatarak, beyin ölümünden geri dönüşün olmadığını kaydetti. TTB?nin açıklamasında, ?Beyin ölümü, adı üzerinde, ölümdür. Ölüm de, yine bilindiği gibi, geri dönüşü olmayan bir olaydır. Tersinden düşünürsek, ?geri dönme? olasılığı olsaydı, ölümden söz edemezdik. Nitekim, geri dönme olasılığı bulunan başka durumlarda beyin ölümünden değil, örneğin bitkisel yaşam durumundan söz edilmektedir? denildi.

Evreni anlama ve dönüştürme çabasında insanlığın bugüne dek geliştirdiği en işlevsel ve güvenilir yöntem olan bilimsel bilgi üretme yöntemi olasılıklarını dışlayacağını ifade eden TB, ?Küçük olasılıkla da olsa üretilen bilginin yanlış olabileceği, ayrıca değişebileceği olasılıklarını göz ardı etmez. Ancak bu durum, geri dönüşsüz süreçler için geçerli değildir. Diğer deyişle, beyin ölümü örneğinde olduğu gibi, ölüm gerçekleştikten sonra kişinin yaşama geri dönme olasılığı bulunmamaktadır? dedi. Açıklamada şu bilgilere yer verildi:

?Basın organlarının ?beyin ölümü? kavramının anlamına dikkat etmeden haber yapmaları üç açıdan olumsuz sonuç doğurabilir:

Toplumda tıbba olan güven azalacak, tıbbın ?ölüm? dediği olgularda dahi, ölmeme, bir geri dönme olasılığının var olduğu zannı oluşacaktır.

Beyin ölümü kavramının en önemli uygulama alanlarından biri olan organ bağışlarını azaltabilecektir. Nitekim hastanın yakını ?mucize? beklentisiyle organ bağışında bulunmayacağını açıklamıştır.

Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bir ?mucize? ile de olsa sağlığını kazanabileceği zannı, sınırlı sayıda olan yoğun bakım birimlerine daha fazla gereksinim duyan / gerçekten yarar sağlanabilecek olan hastaların bu olanaktan yararlanmalarını engelleyebilecektir.?

-?DOĞADA ?MUCİZE? YOKTUR?-

Mucize?nin anlamını ?aciz bırakan şey? olarak değerlendiren TTB, günlük dilde beklenmedik, öngörülemeyen ya da oluşma olasılığının bulunmadığı düşünüldüğü halde oluşan olaylara, dini söylemden ödünç alınarak, ?mucize? denildiğini belirtti. TTB, ?Ancak bu ifadenin metaforik olduğu gözden kaçırılmamalı, ?mucize?nin esasen ?açıklamakta güçlük çekilen şey? olduğu unutulmamalıdır. Tarih boyunca deneyimlenmiştir ki, var olan bilgiyle açıklanamayan olgular, bir süre sonra, bilimsel bilginin artmasıyla açıklanır, anlaşılır ve sonrasında müdahale edilebilir hale gelmiştir? dedi.

-?MUCİZE DOKTOR İFADESİ YANLIŞ?-

?Mucize? olmadığı gibi, ?mucize doktor? kavramının da olmadığını belirten TTB bu ifadenin aynı zamanda bilimsel olmadığını kaydetti. Açıklamada şöyle denildi:

?Hatta, ?mucize?den önce, olağan tıbbi uygulamaların da yüzde yüz olumlu sonuç verileceğinden söz edilmemektedir. Tıbbi uygulamalarda hiç bir zaman ?%100? söz konusu değildir; ne kimsenin hastalığa yakalanmayacağı yüzde yüz güvence altına alınabilir, ne her hastalık yüzde yüz iyileştirilebilir, ne de her hasta yüzde yüz sağlığına kavuşabilir. Bu basitçe, doğaldır; çünkü tıbbi uygulamalar eldeki bilgi ve olanaklılıklarla sınırlı olduğu kadar, daha da önemlisi, doğanın diyalektiğiyle ilişki kurmaktadır. Doğa, toplum ve insanın içinde bulunduğu karmaşık nedensellik ağı tek yönlü değil çift yönlü işlediği için ve tüm olay, olgu ve etmenler değişim halinde bulundukları için ?%100? kavramının tıbbi uygulamalarda hiçbir zaman yeri olamayacağı da öngörülebilir.

?Mucize doktor? tanımlaması bilim dışılığının yanı sıra ahlaki açıdan da sorunlu bir ifadedir. Bir hekime bilimsel dayanağı olmayan bir değer atfetmesi, bir hekime diğer sağlık çalışanlarının sahip olmadığı insanüstü bir değer atfetmesi, bir insana tanrısal güçler atfetmesi, sansasyonel, diğer deyişle duygulara seslenerek boş umut yaratması ve bilimsel bilgiye olan inancı zayıflatması bu ifadenin değersel sorunlarından başlıcalarını oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra, belki de en önemlisi, bu ifadenin; bazı hekimlerin mucizevi güçleri olduğunu ve bu güçleri ancak kendilerini sağlık hizmeti vermeye ikna edecek kudrette kişilerin isteği üzerine harekete geçirdikleri gibi masalsı bir anlayışı beslemesidir.?


-?BAŞBAKAN?IN ?MUCİZE DOKTOR? GETİRMESİ HEM HATALI HEM DE GÜVEN AZALTICI?-

TTB?nin açıklamasında, ?Başbakan mucize doktoru getirtti? ifadesi de hatırlatılarak, ?İfadenin ötesinde, eylemin kendisi ayrıca hatalı ve güven azaltıcıdır? denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

?Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı kişisel inisiyatif kullanarak, tamamen öznel gerekçe ve dayanaklarla ?uygun gördüğü? bir hekimi ?getirtmiştir?. Benzer durumdaki hastalar ve ülkemiz sağlık çalışanları için son derece rahatsız edici olan bu tutum, aynı zamanda hem sağlık hizmetlerinin örgütlenmesine duyulan güveni azaltmakta, hem de bir politikacının elindeki gücü kendi öznel gerekçeleriyle dilediği gibi / bilim dışı kullanmasının bir örneğini oluşturmaktadır. Dahası, görüşüne başvurulan kişi, Türkiye?de yaptığı kök hücre deneylerinin araştırma etiğine aykırı olduğu iddialarıyla karşılaştıktan sonra deneylerine bir başka ülkede devam etmekte olan ve yeterli bilimsel bilgi olmadığı halde iyileştirme sözü vererek çaresiz durumdaki hastaların umutlarını araçlaştırmakla eleştirilen bir hekimdir.?

Açıklamada basının da bu tür haberleri yaparken daha dikkatli olması gerektiği belirtilerek, ?Mucize, ?mucize doktor? gibi gerçek dışı ifadelerle boş umut yaratmaktan sakınması gerektiğini vurgulamak istiyoruz? denildi.
Bu kadar milletin hakkın alanlar    Diplomayla olmaz hakim olanlar
Onları kandırıp zevke dalanlar      Suçsuzun başına çöktüm ise yuh

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #1 : 18 Mart 2010, 19:53:44 »
Madem mucize beyin doktoru bulmuşlar, önce kendi beyinlerini tedavi ettirselerya!...

Malum kafaları hep terse çalışıyor. Her konuda Amerikayı yeniden keşfe çalışan beyinlerindeki çarpık çalışmayı bir gidersinler. Sonra sıra dieğrlerini tedavi ettirmeye de gelir.

Bu mantalite gerçekten tıbben araştırılması gereken bir olgu. Beyin çocukluktan mevcut olan herşeye düşman programlanmış olunca bir daha düzeltilmesi imkansız hale geliyor. akepenin ideolojisi, varlık sebebi ve dayanağı bu abondened kafa. Önce bu kafadan kurtulmamız lazım.



57’İNCİ ALAY HERYERDE

placebo

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #2 : 18 Mart 2010, 20:14:40 »
beyin ölümü gerçekleşen hasta tıbben ölüdür ve iyileşmesine olanak yoktur..
bunu ben bildiğime göre beyin profösörü nasıl bilmiyor çok ilginçç..
Kuru imza mı ıslak imza mı ?

WWF

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #3 : 18 Mart 2010, 20:21:59 »
Beyin ölümü gerçekleşmesine rağmen yıllar sonra kendine gelenler vardı bildiğim kadarıyla.  +!..x
Her şey biter, herkes gider, her şey geçer hayat kalır.

securain

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #4 : 18 Mart 2010, 20:59:23 »
Beyin ölümü gerçekleşmesine rağmen yıllar sonra kendine gelenler vardı bildiğim kadarıyla.  +!..x
O beyin ölümünden değil bitkisel hayattan dönenler

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #5 : 18 Mart 2010, 21:06:21 »
Malum kafaları hep terse çalışıyor. Her konuda Amerikayı yeniden keşfe çalışan beyinlerindeki çarpık çalışmayı bir gidersinler. Sonra sıra dieğrlerini tedavi ettirmeye de gelir.

Amerikancıya ondandır.

siyaset yaptığınız konuya bakya. Orda ailenin pisikolojisini düşünen yok devletin elinden geleni yapmasından umut buluyolar belki adamlar çıkmış yok bu ölür yaşamaz der gibi...
Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici ... Üç kıtaya, yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici ..?

kimnenasıl

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #6 : 18 Mart 2010, 21:26:38 »
Geçen gün emekliler kahvesinde gazeteleri okurken, bütün kahve bu konuyu tartışıyordu. Ama tartışmanın konusu olayın kendisi değil(kaza) bizzat delikanlı başbakanın bir telefonla dünyaca ünlü beyin cerrahını bu olay için çağırmasıydı.Neredeyse bütün kahve başbakanın ne insancıl, ne yardımsever olduğundan dem vuruyordu. Herkes, "helal olsun Tayyib e ,adam gibi  adam" muamelesi çekerken kılkuyruğun biri konuşmalara limon katmaya başladı. "Valla benim bildiğim beyin ölümü varsa iş bitmiştir ve geriye dönüşü yoktur. Bunu okuyup tedavi amacıyla üfleyenler, muskacılar bilemez ama  tıp dünyasının bilmemesi mümkün değildir. Bu çağırmanın ardında hem cahillik yatmakta hem de olmayacak beklenti suistimal edilmektedir. Başbakan sinekten yağ çıkarmaktadır" demez mi?
Devletin, ekonomik ve siyasal kararları için, dine ihtiyacı var mıdır?
"Varolan" bilinebilir ve değiştirilebilir.

__Ayhan__

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #7 : 18 Mart 2010, 22:04:18 »
Geçen gün emekliler kahvesinde gazeteleri okurken, bütün kahve bu konuyu tartışıyordu. Ama tartışmanın konusu olayın kendisi değil(kaza) bizzat delikanlı başbakanın bir telefonla dünyaca ünlü beyin cerrahını bu olay için çağırmasıydı.Neredeyse bütün kahve başbakanın ne insancıl, ne yardımsever olduğundan dem vuruyordu. Herkes, "helal olsun Tayyib e ,adam gibi  adam" muamelesi çekerken kılkuyruğun biri konuşmalara limon katmaya başladı. "Valla benim bildiğim beyin ölümü varsa iş bitmiştir ve geriye dönüşü yoktur. Bunu okuyup tedavi amacıyla üfleyenler, muskacılar bilemez ama  tıp dünyasının bilmemesi mümkün değildir. Bu çağırmanın ardında hem cahillik yatmakta hem de olmayacak beklenti suistimal edilmektedir. Başbakan sinekten yağ çıkarmaktadır" demez mi?

vay terbiyesiz! :s19:
Bazen düşünüyorum da bu kadar düşünmeye gerek var mı?

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #8 : 18 Mart 2010, 22:09:07 »
vay terbiyesiz! :s19:

Siyaset yapmış nambıssız. Çetinkaya duymasın.  !!.ç/x



Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #9 : 18 Mart 2010, 22:20:33 »
Çetinkaya duymasın.  !!.ç/x

He Başbakanı övdüler diye iyi demişler dememi mi bekliyodunuz

mr.teo

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #10 : 19 Mart 2010, 16:32:37 »
Sağlık batak halinde milletten para almaya devam. Bunun acısı seçimde çıkacak sanırım. Çok acıtıyor halkı paralı sağlık.

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #11 : 19 Mart 2010, 19:27:57 »
Beyin ölümü gerçekleşmesine rağmen yıllar sonra kendine gelenler vardı bildiğim kadarıyla.  +!..x
amerikada adamın biri beyin ölümü gerçekleşmesine rağmen 20 ıl sonra komadan uyandı
doktorlar bu olaydan sonra beyinin yeterli süre tanınırsa kendini kısmende olsa onarabileceğine hükmettiler

__Ayhan__

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #12 : 19 Mart 2010, 20:38:55 »
o olay bitkisel hayat değil miydi ya?

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #13 : 19 Mart 2010, 22:11:31 »
adam bitkisel hayttaydı ama beynide hasar görmüştü
adam 20 yıl yatınca beyin düzelmiş

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #14 : 19 Mart 2010, 22:33:20 »
Beyin hücreleri bir kez zarar gördüğünde bir daha düzelmez. Tek şans hasarlı bölgenin alınıp ex vivo ya da in vitro kök hücre ekimi, ancak o da henüz çok yol katetmiş değil. İngiltere, Çin ve Almanya'da denendiği ancak yeterli yanıt henüz alınamadığı biliniyor.

Beyin ölümü lokal hasar da değil tümden fonksiyon kaybı ki bunun düzelmesi asla mümkün değil. Unutmayalım ki forumlarda yazılan bilgilere herkes ulaşabiliyor ve bazı hastaları yanlış ümitlere yönlendirebilir.




Ak-Man

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #15 : 19 Mart 2010, 22:56:02 »
Arkadaşlar vücudumuzda beyin hücreleri bizle hayata başlarlar bizle biterler. Yani diğer hücrelerimiz gibi yenilenmezler. Akson dediğimiz uzantıları kısmen yenilenebilirse de nöron denilen esas hücreler asla yenilenmezler. Bir bakıma aynı bilinçle aynı bilgileri ömür boyu taşımamızın da bu sırra dayandığı bilinmektedir. Nitekim ileri yaşlarda kısmen hatıraların hasar görmesi bazı hücrelerin harabiyetinden ileri geldiğini söylememiz lazım. Alzheimer hastalığındaki dramatik bilinç harabiyeti tek ömürlük nöronların harabiyetine dayanır. Bu nedenle bir beyin hücresi öldü mü artık geriye ASLA dönülemez. Çünkü ölen hücrelerde irriversible (geri dönüşsüz) değşiklikler olur ve olay biter.

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #16 : 20 Mart 2010, 00:30:16 »
peki akman geçen sene abd de yaşanan anlattığım olay tam olarak nasıl gerçekleşti
adamın beyninin gördüğü hasar çok mu sınırlıydı acaba siz branşınız olduğu için bu münferit olay hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olabilirsiniz

El-Cezeri

Ynt: Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
« Yanıtla #17 : 20 Mart 2010, 00:56:02 »
Nöronlar yenilenemez evet ancak bu demek değil ki beyinde yeni nöronlar oluşturulamaz.
Şu anki tıp bu konuda ne kadar ileri ben takip etmedim ancak imkansız bir olay olmadığını düşünüyorum.

Zira kök hücre tedavisi gün geçtikçe ilerlemekte, çığır açmaktadır.
Elbette yeni gelen hücreler eski kaybolan hücrelerdeki verileri taşımıyor olabilir.
Buda kalıcı hafıza kaybına sebep olabilir diye düşünüyorum.

Ancak bu noktada şöyle bir soru akla takılıyor.
Ölen bir insan hücreleri tamamen onarıldıktan sonra hayata dönebilir mi?
Hayat dediğimiz şey sadece organik yığına bağlı bir "şey" olsa idi herhalde ölen bütün insanlar hayata döndürülebilirdi.
Bedenden ayrılan ruhu hangi güç getirebilir?

Bütün organik hücreleri, ekipman ve yöntemlerimiz ile yenilesek dahi ruh bedenle bütünleşmeden "bilinç" "öz" " "hayat" var olur muydu?
Böyle bir şeyin hayalini kurunca hemen aklıma "homonkulus"lar geldi. (Bknz: Simya)
Bu konu ve nev'ileri insanoğlunun hep ilgini çekmiş.

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.                                                                                                 Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.                          Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
Alıştığımız bir şeydi yaşamak...
                         Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,


Tabipler Birliğinden manifesto gibi açıklama
 


Powered by  MyPagerank.Net

UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.