Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
01 Ocak 2015 Yeni Yılın İlk Gününe Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 2 Açılan Konular: 1 Okunan sayfa sayısı: 138899 Online Üye ve Ziyaretçi: 1574

GönderenKonu: Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.  (Okunma sayısı 4323 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -7596
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
       
       Kuran Tevrat'a benzer ve bunun aksini kimse inkar edemez ve etmiyor da !


ALINTI.

Peki, bu benzerliğin nedeni nedir?
Kuran taraftarlarına göre, her iki kitabından da Allah tan gelmesi.
Tevrat taraftarlarına göre, Tevrat Allah tarafından esinle yazdırılmıştır, Kuran Allah'tan gelmemiştir, Muhammed Tevrat'tan bazı bölümler aşırarak kendisi yazmıştır.
Şimdi iki tarafın iddiası da inançlarına dayanıyor, ama somut bir kanıt yok.
Benim bu konuda bir yargıya varabilmem için en azından bir kısım somut kanıtlarım olmalı, öyle her kesin her dediğine inanırsam çorba olur.
Önce akıl yürütüyorum, Kuran kendinden önceki Tevrat ile oldukça fazla benzerlikler içerir, peki Tevrat kendisinden önceki bazı metinlerle benzerlik gösterir mi?
Ne yapıyoruz araştırıyoruz, tarihi metinler inceliyoruz, Sümer çivi yazıları, Mitoloji vs vs.
Ve şaşılacak şekilde Tevrat'taki metinlerin benzerlerine rastlıyoruz.
Sümer yazıtlarında !
Şimdi, Kuran, Tevrat ile benzer dediğimizde, aynı Allahtan geldiği için diyen arkadaşımız bu mantığını yürütmeye devam ederse, Sümer Metinleri, Tevrat'a, Tevrat da Kuran'a benzer çünkü üçü de aynı Allah'tan gelmiştir demeye devam edebilir mi?
Hayır?
Neden?
Aynı Allahtan gelemez,
Çünkü Sümerler Çok Tanrılıdır.
Tek olan Allah'ın çok Tanrılı metinler vaaz etmeyeceğini takdir edersiniz.
Eğer Sümer efsanelerinde, Tevrat'ta ve Kuran'da yeteri miktarda aynı metinler bulursak, sadece Kuran'ın değil fakat Tevrat'ın da, Tanrısal vahiy ile yazılmadığı ve insan yazması olduğu yüksek ihtimal kazanır.
Böyle metinler varmıdır?
Vardır, mümkün olduğunca aktaracağım !
***
Peşinen belirtmek isterim ki, metinler oldukça uzun ve tafsilatlı anlatımlar gerektiriyor, bunu burada yapmam çok zor ve zaman alıcı olur, bu yüzden ben ana hatları ile konuları belirterek, kaynakları işaret etme düşüncesindeyim, bundan sonrası, gerçekten araştırmak isteyenlerin kendi çabasına kalır.
Musa ile başlıyoruz.
Kuran( Bkz. Kassas Suresi) ve Tevrat okunduğunda, çok tanıdık bir hikaye ile karşılaşırız.
Doğan erkek çocuklar öldürülmektedir, ve bir erkek bebek öldürülmekten kurtarılarak, bir sepet veya bir sal ile suya veya nehre bırakılır ve bebek soylu bir aile veya simgeleyen hayvan vs tarafından bulunarak büyütülür ve mutlaka öz annesi ortaya çıkar bazen kimliğini gizleyerek çocuğun süt annesi olur. Çocuk büyür ve önemli bir şahsiyet olur, kendi milletine lider olur onları kurtarır vs vs.
Seyretmiş olanlar kahpe Bizans filmini aklına getirsin.
Şimdi bu hikaye veya efsane din kitaplarında olduğu gibi, ilkel tüm inanış ve efsanelerde benzer olarak vardır.
Babil'in kurucusu Agadeli Sargon (MÖ 2800) kendi anlatır,
'Annem bir BAKİRE idi (Burada Meryem İsa bağlantısı kurulabilir), Annem beni Fırat kıyısında gizlice doğurdu, kamıştan yapılmış bir sandığın içine kapatarak nehre bıraktı, Sucu Akhi beni sudan çıkardı büyüttü ve bahçıvanı yaptı, Tanrıça Ishtar beni sevdi ve Kral oldum'
Bknz. Dinin Kökenleri S. Freud sayfa 256 Öteki yayınevi
Sargon gibi öyküsü benzerlik gösterenler, Cyrus, Odipus, Karna, Parisi;Telephos, Perseus, Heracles, Gılgamış, Amphion ve Zethos ve bizde iti bilinen Romus Romulus hikayesi vardır, sala bırakılan iki kardeşi Bozkurt büyütür.
***
Sümerler Tapınağa girerken, kurban keserken, dua ederken vücutça temiz olmaya özen gösterirler.
Sümer de Tanrılar 'OL' der ve her şey olur.
Sümer'de, Tanrılar kızdı mı azab ediyor, kendi milletlerin helak ediyor.
Sümer Ay Tanrısının sembolu, cami ve minarelerin tepesinde gördüğümüz yarımaydır.
Hamurabi (İÖ 1750) Güneş Tanrısından kanunu alır, Musa'da Tevrat'ın Tanrısından.
Sümer'de kadın kısırsa, kocasına çocuk doğurması için cariye verir ve cariye haddi aşarsa kapı dışarı eder.
(Bknz Tevrat taki İbrahim Sara Hacer ilişkisi)
Hamurabi kanunu madde 165 ile, Tevrat Tekvin Bap 25-32-34 teki hüküm aynıdır.
Taşlanma cezası Sümerlerde var, İÖ 2200 de Lagaş kralı Urukagina, iki koca alan kadınların (yanlış okumadınız)
Yazılı taşlarla (Bknz Kurandaki işaretli taşlar) taşlanmasını emretmiş.
Sümerliler kadınları Tarlaya benzetir, Tevrat ve Kuran da.
Sümer de 7 sayısı önemli, Yeraltı dünyasının 7 kapısı var.
Kuran da da 7 kat gök, cennetin 7 kapısı şeklinde var.
Sümerlerde Tanrılara Kurban kesiyor, sağ kalça ve iç organlar Tanrıya takdim edilir gerisi dağıtılır.
Sümerlerde 6 gün çalışma 7. Gün dinlenme var,
Tevrat ta da aynı şey sözkonusu Şabbat günü !
Sümer Tanrılarının gökte toplandıkları Duku adlı bir yerleri var.
Kuran da Göklerde bir meclis var, Kuran okunur, şeytanlar bu meclisi dinler, ve Arş !
Sümer de Bilgelik Tanrısı Enki, Tufanın olacağını, Nuh'un karşılığı olan Ziusudra'ya duvar arkasından söyler,
Tevrat ta ve Kuran da da Tanrı Musa ile perde arkasından konuşur ve Tufan olayı vardır.
Sümerde günah çıkaran rahipler var.
***
Burada pek çok müslümanın aklına şu gelmektedir: 'Biz hemen hemen bütün kavimlere peygamber geldiğine inanıyoruz. Dolayısıyla, belki de bu benzerlikler normaldir. '
Tevrat ve Kuran, Sümer metinleri ile benzeşiyorsa elbette Sümer metinlerini de ilahi kabul etmek adına onlara de Peygamber geldiğine inanmaktan başka çıkar yolunuz yok.
Ancak Sümer metinlerinde, ne böyle bir Peygamber vardır ne de tek Tanrı inancı, ne de kitap !
Üstelik Sümer de Cebrail'in rolünü Bilgelik Tanrısı Enki oynuyor, insanlara diğer Tanrı arkadaşlarından haber getiriyor.
Sümer de Tufanı yapmaya 4 büyük Tanrı karar veriyor !
Acele etmeyin daha pek çok konu var.
Eyup Peygamber Hikayesinin Kuran ve Tevrat ve Sümerdeki şekillerini karşılaştıracağız.
Yaratılış hakkında her 3 metni karşılaştıracağız.
Neşideler neşidesinin Tevrat'a Sümerden geçtiğini anlatacağız, Şeba Kraliçesinin Kuran'a Saba Melikesi olarak geçtiğini anlatacağız,
Hint efsanelerindeki Adomim in nasıl Adem'e dönüştüğü var !
Yine Hintili bakire Rohini, bir Tanrı oğlu doğuracak,
Buna benzer onlarca konu daha var !
***
Dilimizden pek eksilmeyen, din kitaplarına girmiş, "Eyüp Peygamber'in Sabrı" hikâyesinin de, Sümerlerden kaynaklandığı ancak bu yüzyılın ikinci yarısından sonra anlaşılabilmiştir. Bu metnin yazıldığı tabletin bir kısmı Philadelphia Üniversitesi'nde, diğer kısmı İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulundu. Bunlar ayrı ayrı okunup birleştirilince 135 satıra ulaşan, şiir tarzında yazılmış bir hikâye ortaya çıktı. Fakat parçaların birçok yeri kırık veya bozuk olduğundan metnin tümü tam olarak elde edilemedi.
Hikâyenin ana fikri; insanın felaketlere uğradığı zaman, bunu yapan Tanrıya lanetler saçacağı yerde, onu yücelterek, ona yalvarıp yakararak kalbini yumuşatıp, bu felaketlerden kurtulabileceğidir. Sümer'de yalvarılan Tanrı, insanın kendi Tanrısıdır. O, Tanrılar meclisine bu duaları götürerek iyi sonuç alıyor.
Bu şiir, evvela insanın Tanrısını övmesini, yüceltmesini, ağlayıp sızlamalarla kalbini yumuşatmasını öğüt vererek başlıyor. Ondan sonra adı verilmeyen bir adama, akraba ve arkadaşları tarafından yapılan fena davranışlar anlatılıyor. Adam başına gelen felaketlerden söz ediyor. Arkadaşlarının da kendi üzüntülerine katılmasını istiyor. Bundan sonra başına gelen bu hallerin kendi günahları yüzünden olabileceğini söyleyerek, Tanrısına affetmesi için yalvarıyor. Şiir, Tanrısının onu affettiğini bildiren bir kısımla son buluyor.
Sümer şiirinden bazı bölümler: (Tarih Sümer'de Başlar, s. 96-98. )
"Ben anlayışlı insandım, şimdi bana kimse değer vermiyor
Doğru sözüm yalana döndü
Hilenin adamı beni güney rüzgarı gibi sardı, ona iş yapmaya zorlandım.
Bana saygı duymayan, senin önünde beni utandırdı
Bana durmadan yeni üzüntüler verdin
Eve girdim ruh ağır, sokağa çıktım kalp sıkıntılı.
Cesur, dürüst çobanım bana kızdı, düşmanca baktı.
Düşmanı olmadığım çobanım bana fenalık aradı,
Yoldaşım doğru bir söz söyleyemedi bana,
Arkadaşım dürüst sözümü yalanladı.
Hilenin adamı bana tuzak kurdu,
Ve sen Tanrım ona engel olmadın!
Ben bilgin, neden genç cahiller içine sokuldum?
Ben anlayışlı, neden bilgisizler arasında sayıldım?
Her yerde yiyecek var, şimdi benim aşım açlık,
Herkese paylar verilirken benim payım üzüntü oldu.
Tanrım önünde durmak istiyorum,
İniltili sözlerimi söylemek istiyorum,
Acılarımı bildirmek istiyorum.
Tanrım gün ışıdı, benim günüm karanlık,
Gözyaşları, ağıt ve sıkıntı sardı beni.
Göz yaşlarımdan başka bir seçeneğim yokmuş gibi üzüntü kapladı beni.
Kötü kader eline aldı beni, çalıyor yaşam soluğumu,
Fena hastalıklar yakıyor bedenimi.
Tanrım, beni var eden babam, yüzünü kaldır,
Ne zamana kadar beni ihmal edecek, beni korumayacaksın?
Ne kadar zaman beni rehbersiz bırakacaksın?
Bir doğru söz söylüyor akıllı bilginler,
'Asla günahsız bir çocuk annesinden doğamaz,
Günahsız bir genç, en eski zamandan beri yoktu. "'
Bundan sonra mutlu sonuç şöyle:
"İnsanın Tanrısı onun acı gözyaşlarına ve ağlamalarına kulak verdi.
Genç adamın yalvarış ve yakarışları tanrısının kalbini yumuşattı.
Söylediği doğru sözü Tanrısı kabul etti,
Adamın dua dolu tövbeli sözünü.
Tanrısı fenalıklardan elini çekti.
Kanatlarını geren hastalık cinlerini uzaklaştırdı.
Adamın üzüntüleri sevince döndü,
Tanrısı yanına koruyucu bir cin koydu,
Ona müşfik bir melek verdi. "
***
Tevrat'ta bu hikâye, birçok bilge dolu sözle süslenmiş 1040 satırı kapsayan bir şiir halinde anlatılmıştır. (Tevrat, Eyüb. )
Hikâyenin başında Rab, şeytana, Eyüb'ün iyi bir kul olduğunu söylüyor. Şeytan da, "Eğer onu fena duruma düşürürsen bak sana nasıl lanet edecektir" diyor. Şeytan, Eyüb'ün vücudunu tabanından tepesine kadar çıbanlarla dolduruyor. Eyüb sesini çıkarmıyor. Karısı ona "Bunu veren Allah'a lanet et!" diyor. Eyüb de "Allah'ın iyiliğini nasıl kabul ediyorsak, kötülüğü de öyle üstlenmeliyiz" karşılığını veriyor.
Bundan sonra Eyüb başına gelen felaketleri, dünyaya gelmemesi gerektiğini, Allah'ın bunu haksız olarak kendisine verdiğini şiir halinde anlatıyor. Arkadaşları ise Tanrının haksız iş yapmayacağını, kendisinin bunu hak ettiğini söyleyerek Allah'ı savunuyorlar. Bundan sonra Allah ile Eyüb karşılıklı tartışıyorlar. Her ikisi de kendi yaptıkları iyi işleri sayıp döküyor. Sonunda Eyüp söylediklerine pişman olup tövbe ediyor. Allah da onun tövbesini kabul ederek sağlığına kavuşturuyor ve mal mülkünü de iki kat yapıyor. Böylece Eyüb arkadaşlarının yanında saygınlığını kazanıyor. (38)
Tevrat'taki şiirden, Sümer şiirine paralel olan bazı satırlar:
Bap 63:15-16:
"Kardeşlerim hainlik ettiler, bir vadi gibi,
Akıp giden vadilerin yatağı. "
Bap 7:3:
"Miras olarak bana sefalet ayları verildi,
Pay olarak da meşakkat geceleri. ''
Bap 7:11:
"Ruhumun sıkıntısı ile söyleyeyim,
Canımın acılığı ile şekva edeyim. "
Bap 7:11:
"Niçin günahımı bağışlamaz,
Fesadımı gidermezsin?"
Bap 10:2:
"Allah! diyeyim, beni mahkum etme!
Niçin benimle çekişiyorsun bana bildir!"
Bap 13:1:
"Bana günahımı ve suçumu bildir,
Niçin yüzünü göstermiyorsun?"
Bap 13:23:
"Fesatlarım ve suçlarım ne kadar? Bana günahımı ve suçumu bildir!"
Bap 16:6:
"Ağlamaktan yüzüm kızardı. "
Bap 19:2:
"Ne zamana kadar canımı üzecek,
ve beni sözle ezeceksin?"
Bap 19:13: `
"Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı
ve tanıdıklarım bana bütün bütün yabancı oldular. "
Bap 19:14:
"Akrabalarım gelmez oldu,
Yakın dostlarım da beni unuttu. "
Bap 19:19:
"Hep sırdaşlarım benden ikrah ediyorlar,
Sevdiklerim de yüz çevirdiler. "
Bap 30:1:
"Yaşça benden küçük olanlar üzerime gülmekte!"
Bap 34:5:
"Hakkım varken yalancı sayılmaktayım. "
Bap 30:26:
"Ben ışık beklerken karanlık geldi,
Ruhum kırıldı, günlerim karardı. "
Bap 34:6:
"Hakkım varken yalancı sayılmaktayım. " .
Bap 42:
Şiirin sonu. Eyüb Allah'a söylüyor:
"Sen her şeyi yaparsın!
Anlamadığım şeyleri söyledim,
Benden üstün olanı bilmediğim, şaşılacak şeyleri
Niyaz ederim, dinle de ben söyleyeyim!
Sana sorayım da bana anlat!
Senin için kulaktan işitmiştim,
Şimdi ise seni gözlerim gördü.
Bundan ötürü kendimi hor görmekteyim,
ve tozda külde tövbe etmekteyim. "
Daha önce de belirtildiği gibi, Eyüb'ün tövbesi Tanrı tarafından kabul edilerek, daha büyük mutluluğa erişiyor.
Görüldüğü gibi, Sümer ve Tevrat metinleri, konu olarak aynı. Tevrat'taki, Sümer, şiirinden en az bin yıl daha geç yazılmış.
***
Kurân'a gelince, bütün konularda olduğu gibi, bu da çok yüzeysel; ancak dört sure içinde birkaç ayette bulunuyor. Nisâ Suresi, ayet 163 ve En'âm Suresi, ayet 84'te, İbrahim'den başlayarak bütün peygamberler arasında Eyüb'e de vahiy edildiği yazılı.
Enbiyâ Suresi, ayet 83-94:
"Eyüb'e gelince: O Rabbine 'başıma bu dert geldi, sen merhametlilerin en merhametlisisin!' diye niyaz etmişti. Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik. Kendisinden dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik. "
Sâd Suresi, ayet 41-44:
"Kulunuz Eyüb'ü de an! O Rabbine nida etmiş ve 'doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve azap verdi' diye seslenmişti. 'Ayağını yere vur! İşte yıkanacak, içilecek soğuk su!' Bizden bir rahmet ve olgun akıl sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona, hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini bağışladık. Eline bir sap al da onunla vur, yeminini bozma! Gerçekten biz Eyüb'ü sabırlı bulmuştuk. . O ne iyi bir kuldu, daima Allah'a yönelirdi. "
***
Süleyman'ın Meselleri:
Tevrat araştırıcılarını yüzlerce yıldan beri meşgul eden ve nedenini bulamadıkları bir konu da, yine Sümer metinlerinin çözülmesi ile açıklanabildi. O da Tevrat'ta bulunan, "Süleyman'ın Şarkılar Şarkısı" bölümü. Açık saçık şiirlerden oluşan bu bölüm Tevrat'ta niçin bulunuyordu? Görünüşe göre onlar ne dinle, ne de tarihle ilgiliydi. Bu şiirlerde bir seven bir de sevilen vardı. Bunu, kilise papazları, İsa'yı seven, kiliseyi sevilen; İbraniler ise Yahveyi seven, İsrail'i sevilen olarak yorumlamışlardı. 19. yüzyılda ise bunların İsrail düğünlerinde yapılan tören ile ilgili olduğu söylenmiş.
Bu yüzyılın ilk yarısından sonra, özellikle İstanbul Arkeoloji Müzeleri arşivindeki Sümer edebi metinleri okunup çözülünce, "Süleyman'ın Şarkılar Şarkısı"ndaki şiirlere benzer şiirler bulundu. Yapılan incelemelerde bunların, Sümerlilerin yeni yıl bayramlarında, sazlar eşliğinde söylenen şarkılar ve ilahiler olduğu anlaşıldı. (39)
Sümer ekonomisi tarıma dayalı olduğundan, onlar için tarımla ilgili konuların en önemlisi, ülkelerinde bolluk ve bereketin olması idi. Bunun için onlar, Aşk Tanrıçaları İnanna ile Çoban Tanrısı Dumuzi'yi (bu başlangıçta bir kral idi, sonradan Tanrı yapılmış nasılsa) evlendirirlerse, onların verimlilik gücünü ve ölümsüzlüklerini paylaşacaklarına ve bu yolla ülkelerinde bolluk ve bereketi sağlayacaklarına inanmışlardı. Bu inanca uyarak Sümer şair ve ozanları onlarla ilgili uzun bir efsane yaratmışlar ve bunu yazıya geçirerek zamanımıza kadar ulaştırmışlardır. Bu hikâyeyi kısaca özetleyelim:
Aşk Tanrıçası İnanna ile Dumuzi birçok zorluktan sonra evleniyorlar. Bu evlilikten sonra Tanrıça yeraltı dünyasına gidiyor. Fakat orası "gidip de dönülmeyen ülke". Kurala göre, Tanrıça olmasına rağmen, yeryüzüne bırakılmıyor. Bilgelik Tanrısı Enki'nin yardımı ile Tanrıça, kendi yerine birini göndermek üzere, yeraltı yaratıkları ile dışarı çıkıyor. Tanrıça her gittiği yerde Tanrı ve Tanrıçaların, kendisinin yokluğundan çuvallar giyerek, yerlerde sürünerek yas tuttuklarını görüyor ve hiçbirini göndermeye kıyamıyor. Fakat kocasının bulunduğu şehre gelip, onu, karısının yokluğuna aldırmayarak keyifle tahtında oturduğunu görünce, büyük bir kızgınlıkla "alın bunu" diyerek cinlere veriyor. Daha sonra yaptığına pişman olan, fakat kocasının cezasız kalmasını da istemeyen Tanrıçanın yardımıyla, Dumuzi in kız kardeşi Rüya Tanrıçası Geştinannan'ın, kardeşi yerine yarım yıl yeraltında kalması, Tanrılar meclisinde kabul ediliyor.
Böylece Dumuzi kış aylarında yarım yıl yeraltında kaldıktan sonra bahar zamanı dışarı çıkıp tekrar karısı ile birleşiyorlar.
Bu birleşmeyi zamanın kralı ile bir baş rahibe evlenerek kutluyorlar. Bunun için büyük törenler yapılıyor. Artık yeni bir yıl başlamıştır; ortalık uyanıyor, ağaçlar yeşilleniyor, hayvanlar çoğalıyor.
İşte bu törenlerde okunmak üzere kralın ve rahibenin veya Tanrının ve Tanrıçanın ağzından birbirlerine karşılıklı söylemeleri için aşk dolu, sevgi dolu, açık saçık şiirler yazılmış ve bunlar bestelenerek şarkı haline getirilmiştir.
Sümer bereket kültünü oluşturan bu törenler, bugün "Kutsal Evlenme Törenleri" olarak nitelendirilmiştir.
Bu bereket kültünün İsa'nın zamanına kadar, hatta daha geç zamanlara kadar sürdüğü anlaşılıyor. İşte bu yüzden Tevrat'tan birçok dinle ilgili olmayan konu çıkarıldığı halde, bu şiirler bırakmış olmalı. Bu törenlerin Süleyman zamanında büyük bir ihtişamla devam ettiği, şiirlerin ona ait olarak gösterilmesi ile kanıtlanabilir.
Sümer ve Tevrat şiirlerinden bazı bölümleri karşılaştıralım: İstanbul Arkeoloji Müzesi arşivinde bulunan ve bir rahibe tarafından Kral Şusin'e söylenmek üzere yazılmış bir şiirden bölümler:
"Güvey kalbimin sevgilisi,
Senin neşen hoştur, bal tatlısı!
Arslan! Kalbimin sevgilisi,
Senin neşen hoştur, bal tatlısı!
Beni büyüledin, karşında titreyerek durayım!
Güvey! Senin tarafından yatak odasına götürüleyim!
Beni büyüledin, karşında titreyerek durayım,
Arslan! Senin tarafından yatak odasına götürüleyim.
Güvey seni okşayayım!
Yatak odasında bal dolu,
Senin güzelliğinle neşelenelim,
Arslan! Seni okşayayım!"
Tevrat: Neşideler Neşidesi, bap 1:2-4:
"Beni kendi ağzının öpüşleriyle öpsün:
Çünkü okşamaların şaraptan daha iyidir.
Kokuca ıtırın ne güzel;
Senin adın kabından dökülen ıtır gibidir,
Bundan ötürü seni kızlar seviyor.
Beni kendine çek, biz senin ardınca koşarız,
Kral beni iç odalarına götürdü
Seninle biz ferahlanıp seviniriz,
Senin okşamalarını şaraptan ziyade anarız,
Seni sevmekte onların hakkı var. "
Bap 4:9-11:
"Kaptın gönlümü, kız kardeşim, yavuklum!
Gözlerinin bir bakışı ile,
Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın.
Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum!
Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların,
Itırın güzel kokusu da her çeşit baharattan! .
Ey yavuklum! Bal damlatır dudakların. "
( Sümer'de Tanrı Dumuzi, İnanna'ya "kız kardeşim" der. )
Bap 3:11:
"Ey Sion kızları! Çıkın, Kral Süleyman'ı taç ile görün,
O taç ki, onun düğünü gününde ve yüreğinin sevinci gününde,
Anası onun başına giydirmişti. "
Bu satırlar, kutsal evlenme törenlerinin Kral Süleyman zamanında devam ettiğini kanıtlıyor. Tevrat'a göre Süleyman'ın her dinden 700 karısı varmış ve onların dinlerini de Süleyman sürdürürmüş.
Bap 2:10-12:
"Sevgilim cevap verdi ve bana dedi: Sevgilim, güzelim, kalk da gel.
Çünkü, işte, kış geçti:
Yağmurlar geçip gitti;
Yerde çiçekler görünüyor;
Terennüm vakti geldi. "
Bu satırlar da kutsal evlenme töreninin baharda yapıldığını anlatmaktadır.
Bap 6:10:
"Bakışı seher gibi,
Ay gibi güzel,
Güneş gibi temiz,
Sancak açmış ordu gibi korkunç,
Bu kadın kim?"
Bu satırlar da Tanrıça İnanna'nın niteliklerine uymaktadır.
Bap 2: 5-6:
"Kuru üzümle bana kuvvet verin, elma ile beni canlandırın,
Çünkü aşk hastasıyım ben.
Sol eli başımın altında olsun,
Sağı da beni kucaklasın. "
Sümerce'de buna paralel olan satırlar:
"Sevgilim, kalbinin adamı,
Sağ elini vulvama koydun,
Sol elin başımı okşadı,
Ağzını ağzıma dayadın,
Dudaklarımı başına bastırdın. "
Görüldüğü gibi, birkaç Sümer şiirinde bile paralellikler bulunuyor. Kuşkusuz bunlar gibi pek çok şiir vardı Sümer'de. Fakat bunların büyük kısmı hâlâ toprak altında olmalı. Belki bazı müzeler ve koleksiyonlarda da henüz okunmayanlar vardır.
Sümer Aşk Tanrıçası İnanna; Akadlarda İştar, İsrail'de Astarta, Yunanlılarda Afrodit, Romalılarda Venüs adı altında saygı görmüş ve varlığını sürdürmüştür.
Bugün de İsa'nın annesi Meryem'e, İnanna'ya ait nitelikler yakıştırılıyor. O da İnanna gibi, göğün hâkimesi, sosyal adaletin savunucusu, fakirlerin, ezilenlerin koruyucusu sayılıyor. Bazı çevrelerde Tanrıça seviyesine getirildiğinden, oğlundan daha çok ona tapıldığından; annelerin, savaşanların, üzüntü çeken ailelerin yardım için ona dua ettiklerinden söz ediliyor. (The Search of Mary, Richard N. Ostling, Handmaid or Feminist, The Time, Aralık 1991, s. 52-56. )
İsa'nın durumu da Dumuzi ye benziyor. Damuzi'nin dövülerek, eziyet edilerek yeraltına götürülüşü, tekrar yeryüzüne çıkışı, İsa'ya yapılanlar ve her yıl yeryüzüne çıktığı düşüncesi, Dumuzi'nin serüvenini andırıyor.
***
Gılgameş destanı ve Nuh Tufanı:
Utnapiştim ona, Gılgamış'a dedi:
"Gılgamış, sana gizli bir şey açayım. Tanrıların gizini söyleyeyim: Şurippak (103), senin bildiğin bir kent, Fırat'ın kıyısındadır. Bu kent çok eskiden varken, tanrılar bu kentin yanındaydılar. Tanrıların aklına bir tufan yapmak geldi. Bunların babaları soylu Anu, hükümdarları yiğit Enlil, büyük vezirleri Ninurta, su yolcuları Ennagi ve Bilge Ea da onların toplantısında yer aldı. Ea, tanrıların verdikleri kararı, kamıştan bir çite anlattı:
"Kamış çit, kamış çit! Duvar, duvar! Kamış çit dinle, duvar anımsa (104)! Şurippaklı Ubar-Tutu'nun (105) oğlu (106), evi sök. Bir gemi yap. Serveti bırak. Yaşamı ara! Mülkten nefret et! Canını kurtar! Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle. Yapacağın geminin her yanı uyumlu bir ölçüde olsun. Onun eni ve boyu bir ölçüde olsun. Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur. "
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı. Güçlü erkekler gemiye yedek kereste getiriyorlardı. Beşinci günde geminin kaburgasını oluşturdum. Geminin temeli (omurgası) bir iku (108) genişliğindeydi. Kenarları (küpeştesi) iki kez on kamış (109) yüksekliğindeydi. Üst güvertesi de alt güverteye tümüyle eşitti. Bunun da her yanı, iki kez on kamış uzunluğundaydı. Bundan sonra geminin dış yüzünü (bordasını) hazırladım ve onları boyadım. Gemiyi altı katlı yaptım. Geminin alt ve üst güvertelerini yedi bölüme ayırdım, ambarını da dokuza böldüm. Ortasına da su kazıkları çaktım (110). Güzel kürek seçtim. Ve geminin yedeklerini ambara koydum. Eritmek için kazana 21600 . . . . . . zift döktüm (111). Bunun yarısını saf zift olarak gemiye sakladım. Tekneciler, gemiye 10800 şırlık (112) getirdiler. Bunun üçte biri peksimet kızartmak için harcandı; üçte ikisini de gemici sakladı. İşçilere çok sığır kestim. Ve her gün koyun boğazladım. Ustalara, ırmak suyu gibi bira, rakı, şırlık ve şarap akıtıldı. Bunlar, Nevruz bayramına benzer bir bayram kutladılar. Ustayı yağlamak için kendi elimi de bulaştırdım. Gemi yedinci günde tamam oldu. Gemiyi kızaktan indirmek güç oldu. Çünkü, geminin üçte ikisi suya girinceye dek, onu, kızak üzerinde aşağıdan ve yukarıdan itmek zorunluğu vardı.
Elime geçen her şeyi içine yükledim. Elime geçen her gümüşü içine yükledim. Elime geçen her altını içine yükledim.
Bütün soyumu, sopumu ve kavmimi gemiye bindirdim. Yazının yabanıl, yazının evcil hayvanlarını ve bütün ustaları gemiye aldım. '
'Fırtına ve tufan, altı gün, yedi geceyi geçti. Fırtına yurdu silip süpürüyordu. Artık yedinci gün gelince tufan fırtınası savaşımı durdurdu. '
'Yedinci gün gelince, dışarı bir güvercin çıkarıp uçurdum. Güvercin gitti, geldi. Onca konacak bir yer belli olmayınca geri döndü. '
***
Kaynaklar:
S. N. Kramer The Sümerians Their History Culture and Character
Muazzez İlmiye Çığ , Kuran İncil ve Tevratın Sümerdeki

« Son Düzenleme: 17 Kasım 2012, 18:50:43 Gönderen: inancveahlak »
Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan, yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.    
                             Rene Descartes

raprap

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 658
  • Toplam Konu: 165
  • Süper Puan: -18023
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 04/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #1 : 17 Kasım 2012, 04:53:00 »
Bu Sümer olayı dinleri açıklamak için bir kilit Çığ hocamız uzun ömür olsun da bunu aydınlatsın


inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -7596
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #2 : 17 Kasım 2012, 18:49:53 »
Bu Sümer olayı dinleri açıklamak için bir kilit Çığ hocamız uzun ömür olsun da bunu aydınlatsın
 
    Detayları ve benzer durumları karşılatırdığınızda,aydınlatmış zaten,aydınlanma niyeti olup,akıl ile düşünebilene tabiki...
Bu iletiyi beğenen üyeler: ekşın


ekşın

Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #3 : 17 Kasım 2012, 18:51:52 »
Hocam bu Sümer konusu süper olmuş devamı varsa lütfen koyalım. Çok ama çok eğitici bir konu  hoo


inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -7596
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #4 : 17 Kasım 2012, 18:56:31 »
Hocam bu Sümer konusu süper olmuş devamı varsa lütfen koyalım. Çok ama çok eğitici bir konu  hoo

     
               http://muazzezcig.blogcu.com/sumer-efsaneleri-ve-din-kitaplari/1204480


was

Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #5 : 17 Kasım 2012, 23:49:54 »
.
Sümerlerin çok tanrılı olmaları, tek tanrılı bir dinden etkilenmedikleri anlamına gelmiyor...
Vesselam.

var olmayan bir şey söyleyemezsiniz...

inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -7596
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #6 : 18 Kasım 2012, 00:07:19 »
.
Sümerlerin çok tanrılı olmaları, tek tanrılı bir dinden etkilenmedikleri anlamına gelmiyor...
Vesselam.

   Sn @was.   Konulardaki dikkat çekilecek olan nokta, Tevrat,İncil, VE Kuran sözleri ile nerede ise birebir uyuşan olayların Sümer inanışlarındada olması, bundan çıkanda, bütün dinlere temel oluşturduğu şüphesi uyandırması, haaa burada denilebilirki, 124 000 Peygamberden bahis olunuyor, onlardan çok önce gelen peygamberlerin bilgisi ışığındadır Sümer inançları denilebilir, Lakin, İsa hakında bilinen gerçek,Milad ile doğduğu, yani yaşasa 2012 yaşında olacağı, şimdi yazacaklarımı lütfen dikkatle izleyiniz,doğruluğunu bilemem lakin, daha başla kaynaklardan edindiğim bilgiler, İsa ve iseviliği Romalıların, halk ahlakını düzeltmek amacı ile çıkardığı, İsayı anlatan tarihcilerin aslında olmadığı,hayali olduğu,çünki aynı tarihcilerin isadan başka hiçbir konuda kayıdına raslanmadığı, haaa diyelimki bu yalan, peki bildiğimiz İsadan binlerce yıl önce Sümerlerin inancına göre çarmığa gerili halde resimleri bulunan, hikayesi de birebir isanınki ile uyuşan kimdir, yoksa tarih sürekli tekerürmü ediyor !!!!


placebo

Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #7 : 18 Kasım 2012, 00:12:17 »
siz giderken biz geliyorduk  8(=.
siz burda yokken  biz buradan ne ateistleri gönderdik, diğerleri de  buraya gelip bir mesaj atıp kaçıyor..sonra ara ki bulasın.

Allah sadece Hz. Muhammed'i peygamber olarak göndermedi, Hz. Muhammed'den önce birçok peygamberler geldi ve geçti, diğer dinlerin Kuran'a benzemesi onlardan (çalıntı) olduğu değil aynı Allah'tan gönderildiklerini kanıtlar.

Hem Akp'li hem Türk olunmaz

was

Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #8 : 18 Kasım 2012, 00:27:13 »
.
Evet, Yaratıcı (c.c.) nın mesajı ve Tarih Adem peygamberden beri kendini tekrarlıyor.


inancveahlak

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 4311
  • Toplam Konu: 391
  • Süper Puan: -7596
  • PuanBank: 0
  • Önce Vatan
  • Katılım: 07/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
« Yanıtla #9 : 18 Kasım 2012, 00:32:53 »
.
Evet, Yaratıcı (c.c.) nın mesajı ve Tarih Adem peygamberden beri kendini tekrarlıyor.

  Sümerlerde bahis olunan ve çarmığa gerili peygamber tasvirleri bulunan, anlatımdaki süreci İsa ile birebir uyuşan kimdir, yoksa bildiğimiz İsa ondan esinlenen bir yalanmıdır..yoksaki aynı yaşammı tekrar olunmuştur.
  Ayrıca,bilirsinizki İncil vahiy şeklinde kayıda alınmamış, İsanın ölümünden yüzyıllarca sonra derlenmiştir, bu durumda gerçeklik payı ne kadar olabilir ?




Sümer İnanışları ile Tevrat,İncil,Kuran Benzerlikleri.
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
36 Yanıt
2686 Gösterim
Son İleti 13 Ekim 2012, 09:57:00
Gönderen: badparty
5 Yanıt
372 Gösterim
Son İleti 11 Ocak 2010, 21:04:08
Gönderen: L
1 Yanıt
358 Gösterim
Son İleti 06 Nisan 2012, 15:17:09
Gönderen: Otantus
0 Yanıt
49 Gösterim
Son İleti 02 Ağustos 2010, 02:20:49
Gönderen: indigo
1 Yanıt
201 Gösterim
Son İleti 04 Ocak 2011, 08:15:03
Gönderen: craig


Facebook Comments



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak