Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu'na kalan süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 14 Açılan Konular: 3 Okunan sayfa sayısı: 121560 Online Üye ve Ziyaretçi: 1545

Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş

ANINDA TEPKİ/Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş => Habertürk'te Aytunç Altındal soruyor. Ben de merak ettim. Bir dinin önderliğini yapan bir zatın dinin en önemli farzlarından birini

GönderenKonu: Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş  (Okunma sayısı 10254 defa)

1 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kurye84

  • Yakut
  • *
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 316
  • Toplam Konu: 110
  • Süper Puan: -11775
  • PuanBank: 4414
  • Katılım: 03/2009
    YearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Habertürk'te Aytunç Altındal soruyor. Ben de merak ettim. Bir dinin önderliğini yapan bir zatın dinin en önemli farzlarından birini yapmamış olması önemli bir olay değil midir? Bu durum diğer dini emirlerin de gerektiğinde ertelenebileceğini düşündürüyor. Dinde emirler böyle midir?

Tek ve samimi sorudur? Cevabını bilenler varsa aydınlatırlarsa memnun olurum. Hjiçbir art niyetim yoktur. Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş


kayyumet

Ciddi olamazsınız bu yaşa kadar gitmemiş olamaz derim ama gitmemişse bütün hayallerim yıkılır  Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7691
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -23196
  • PuanBank: 111171
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Yandas dinci olsam, "Hacc'a gitmenin ne onemi var, mohim olan insanlik" diye comkururdum. :)))



57'İNCİ ALAY HERYERDE

estapiti

farzı bırak adamın üzerinde sünneti seniyye ye ait hiçbir şey yok sözde şeyh !!

ayrıca hiçbir dinin hele ki müslümanlığın asla ve asla lideri olamaz bu sözünüzü lütfen geri alın ve bilmeden araştırmadan bu gibi genellemelerden kaçının,
literatürde yasalarda emekli bir imam oluşundan başka hiçbir ünvana sahip değildir

''Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder''

El-Cezeri

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 8306
  • Toplam Konu: 449
  • Süper Puan: -1626
  • PuanBank: 0
  • www.elcevap.net
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Sanırım burada bu başlığı yazmadan önce hemen tarayıcının üst köşesindeki googla aynı soruyu yazmanız cevap almanız için yeterli olmuş olurdu.
Evet gitmiş hemde üç kez.
Zira ben yazdım ve buldum cevabı. Kendi sitesinden Buyrun:
http://tr.fgulen.com/content/view/16707/13/

Fethullah Gülen Hacca Gitti mi?

Fethullah Gülen aleyhinde bir kısım safdîl çevrelerin yürüttüğü aleyhte propagandanın bir kısmı, Gülen'i birazcık tanıyanların çok rahat bilebilecekleri bir husus olan 'Fethullah Gülen hacca gitmemiştir' iddiası etrafında şekilleniyor.

Hangi maksada hizmet ettiği belli olmayan bu ve buna benzer propaganda unsurlarına bir cevap sadedinde aşağıdaki bilgileri vermekte fayda mülâhaza ediyoruz:

Fethullah Gülen Hocaefendi hayatında üç kez hacca gitmiştir. "Kudsi Mekânlara Yolculuk"[1] başlıklı yazısında yapmış olduğu haclar hakkında şunları anlatır:


    Cenabı Hak hayatımda üç defa hacca gitmeyi nasip etti. -Ona binlerce hamd ve sena olsun- İlk defa 1968 yılında[2] Diyanet İşfakiri leri Başkanlığı, görevli olarak hacca üç kişi göndermişti. Eskişehir ve Denizli müftüleriyle beraber bir de vazifelendirmişlerdi. Görevimiz ise, oradaki hacıların durumunu tetkik edecek ve yapılacak iyileştirme çalışmalarıyla ilgili rapor hazırlayıp, bu mevzuda yapılacak şeylere ışık tutacaktık.




    İkincisinde; 1973 yılında[3] kendisine hac farz olduğu halde gidemeyen çok yakın bir dostumuzun (Naci Şençekicer Bey) pederi namına gitmiştim. Aslında bu şekilde bir hacca gitmeyi hiç istemezdim. Çünkü öyle birinin namına yapılacak bir hac, bana çok ağır gelirdi. Ama, oraları özlemiştim. Bu vesileyle de o dostla beraber ikinci kez o kudsî yolculuğa çıktık.




    Üçüncüsü ise, medyada aleyhimize şiddetli bir kampanya başlatılmıştı. Buna karşı ruhumda duyup hissettiğim sıkıntılarla, yine özlemini çektiğim o kutsal mekanlara gidip, dua etme ve o arındırma muslukları altında yıkanma ihtiyacını duydum. Cenabı Hakk imkân verdi ve 1986'da üçüncü kez yeniden hacca[4] gitmek nasip oldu.



Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş

Birinci Hac: 1968

30 Ocak 1968 tarihli Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan'ın imzasını taşıyan yazıda Eskişehir Müftüsü Ahmet Baltacı, Denizli Müftüsü İbrahim Değirmenci ve İzmir Vaizi Fethullah Gülen'den oluşan üç kişilik heyetin hacca gönderilmesi kararlaştırılır. Bu durum bizzat Lütfi Doğan tarafından Hocaefendi'ye telefonla bildirilir. Verilen haber onu hayli sevindirir.

Fethullah Gülen Hocaefendi bu müjdeyi alır almaz hemen hazırlıklara başlar. 18 Şubat 1968 günü hac için yola çıkar. Onu yakından tanıyan İzmirli dostları uğurlamak için garaja kadar gelirler. Hocaefendi'nin hacca gidişi ile ilgili olarak 19 Şubat 1968 tarihli İttihad gazetesinde şu haber çıkar:


"Kurban bayramının yaklaşması münasebetiyle bütün İslâm âleminden Hicaz'a Müslümanlar akın akın gitmekte ve Hac farizelerini ifâ için Mekke-i Mükerreme'de toplanmaya başlamış bulunmaktadırlar. Geçen yıllara nazaran Türkiye'den Hicaz'a gidenlerin sayıları bu yıl bir hayli arttığı gibi, hacı namzetlerini uğurlamak için onbinlerce Müslüman yollara dökülmekte ve tekbir sesleri arasında kafileler-otobüslerle mukaddes beldelere hareket etmektedir. Diyanet İşleri Riyaseti ise, Türkiye'den giden hacı namzetlerinin dini feraizi noksansız ifâ etmelerini temin için Hicaz'a temsilciler göndermiştir. Resimde, Diyanet Riyaseti tarafından Hicaz'a gönderilen İzmir Merkez Vaizi Fethullah Gülen Hoca, kendisini uğurlayan İzmirlilerle birlikte görülüyor."



Fethullah Gülen Hocaefendi'nin hacca ilk defa gidişi ile ilgili hatıralarını bizzat kendisinden aktaralım:


    1968 senesinde, Kestanepazarı'nda bulunuyordum. Hacca gidememek, Ravza-i Tahire'ye yüz sürememek benim için hicranların en ızdırap vericisiydi. O güne kadar niceleri hacca giderken hep onları gıpta ile seyretmiş ve bazen de tanıdıklarımın eline bir nâme tutuşturup bunu parmaklıkların arasından içeriye atmasını söylemiştim. Çünkü dayanamayacağım ölçüde özlemiştim. Ama imkanım olmadığı için de gidemiyordum. İçim cayır cayır yanıyordu. bazen kalbim duracak hale geliyordu. Hasretimi bir iki satırlık mektupla dile getirmeye çalışıyor ve Allah Resulü'nün hayatta olacağı mülâhazasıyla mektubumu ona gönderiyordum. Belki bana bir vesile eli uzanır ve beni de huzuruna kabul eder, diye ümitleniyordum.

    O sene, şimdi ismini hatırlayamayacağım talebelerden biri (Büyük ihtimalle İbrahim Çalışkan olabilir) bana: "Hocam hacca gitmeyi düşünmüyor musunuz?" dedi. Yarama öyle bir tuz basmıştı ki dayanılacak gibi değildi. "Ben kim, oraları kim?" dedim ve ağlayarak sınıfı terkettim. Müdür odasında başımı masaya dayadım ve duygularımı masanın camına döktüm. Zaten camın altında Ravza-i Tahire'ye ait çeşitli resimler bulunuyordu. Ben de hicranımı doğrudan oraya anlatıyordum.

    Aradan kaç saat geçti bilmiyorum. Bildiğim ve hatırladığım göz yaşlarımın bir türlü dinmek bilmeyişiydi. Ben bu vaziyette otururken idareci arkadaşlardan biri içeriye girdi ve "Hocam, sizi telefondan istiyorlar" dedi. "Kim" diye sordum. "Galiba Lütfi Doğan" cevabını verdi. Lütfi Doğan o sırada Diyanet İşleri Reis Muaviniydi. Reisliğe o vekalet ediyordu. Hemen telefona koştum. Karşıda hakikaten Lütfi Doğan vardı ve o tatlı, yumuşak sesiyle bana hitaben şöyle diyordu:

    "Arkadaşlarla kararlaştırdık, bu sene, hacıların durumunu kontrol için Diyanet adına üç kişiyi hacca göndereceğiz. Biri Denizli Müftüsü İbrahim Değirmenci, İkincisi Eskişehir Müftüsü Ahmet Baltacı, üçüncüsü de siz."

    O sene Diyanet adına hacca gitme işi ilk defa oluyordu. Kendimi bir ara rüyada zannettim. Biraz evvelki hicranım neydi, şimdi neler duyuyordum..

    Hemen Ankara'ya gidip muameleleri tamamladım. Orada anladım ki, bu mizanseni Yaşar Hocaefendi (Tunagür) hazırlamış. Ona da çok dua ettim.

    Gittiğim bu ilk hac, benim için çok bereketli oldu. Tabii ki Cenabı Hakk'ın rızası ölçüsünü bilemem. Fakat iç âlemim itibariyle bu hacdan çok istifade ettim.

    Bir-iki defanın dışında Beytullah'tan hiç ayrılmadım. Gece gündüz orada kalıyor, sadece abdest almaya çıkıyordum. Açlığım dayanılamayacak dereceye varırsa hurma veya bisküvi gibi şeylerle açlığımı yatıştırıyor ve yine ibadetime devam ediyordum. Her gün üç umre yapıyordum. Tabii ki o sırada gençlik de var. Buna güç yetirebiliyordum.

    Bu ilk hacda unutamadığım hatıralarımdan biri de şudur: Harem-i Şerif'te, bilhassa cemaatle namaz kılarken, renk renk çiçekleri andıran cemaatlerin topluca rükû ve secdeye varışlarını seyretmek bana apayrı duygular ilham ediyordu. Orada, her renkten insan, kendine has urba ve giysileri içinde renk renk açmış nadide çiçekler gibiydi. Harem-i Şerif bunlarla, bağrında her mevsimin çiçeğini bitiren bir çiçek bahçesine benziyordu. Bu manzarayı seyretmek için rükû ve secdelere biraz gecikerek gidiyordum. Ve kendimi böyle yapmaktan alıkoyamıyordum.



İkinci Hac: 1974

Fethullah Gülen Hocaefendi ikinci kez hacca gidişine dair kısaca şunları anlatıyor:


    1973 yılında kendisine hac farz olduğu halde gidemeyen çok yakın bir dostumuzun (Naci Şençekicer) pederi namına gitmiştim. Aslında bu şekilde bir hacca gitmeyi hiç istemezdim. Çünkü öyle birinin namına yapılacak bir hac, bana çok ağır gelirdi. Ama, oraları özlemiştim. Bu vesileyle de o dostla beraber ikinci kez o kudsî yolculuğa çıktık.



Üçüncü Hac: 1986

Fethullah Gülen, 1986 yılında hacca gitmeye karar verdi. Bu O'nun şimdiye kadar üçüncü haccı olacaktı. Fethullah Gülen Hocaefendi hacdayken 8 Ağustos 1986'da Diyarbakır'da tutuklanan Mehmet Özyurt davasıyla irtibatlandırılarak hakkında tahdit (yurt dışı yasağı) konuldu. Dostlarının Medine'de kalması için yaptıkları ısrarlı teklifleri reddetti. Her halükârda, yakalanıp teslim olmaksızın Türkiye'ye gelip suçsuzluğunu ortaya koymak maksadıyla Suriye üzerinden sınırdan geçerek Kilis'e ulaştı. Buradan Ankara'ya, oradan da İzmir'e geldi.

Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş

Fethullah Gülen Hocaefendi son hacca gidişini şöyle anlatıyor[5]:


    Hacca gitme kararı aldıktan sonra Diyarbakır hadisesi oldu ve gazetelerde resimlerim yayınlandı. Pasaport için İzmir Emniyeti'ne müracaat ettim. Emniyette bizi saygıyla karşıladılar ve pasaportu hemen verdiler. Fakat ardından savcılık benim hakkımda tahkikat başlattı. Yurt dışına çıkmama tahdit konulması söz konusu oldu. "Kesin tahdit konulmadan, hacca gideyim, hem bir süre görünmezsem ortalık durulur, sakinleşir" dedim. Hacca giderken hava bozulmaya, bulanmaya başladı. Nihayet Cenabı Hak lutfetti, mevsimi de gelmişti. Hiçbir engele takılmadan gittik. Daha evvel 1974 yılında hac ziyaretimde, gidişim de gelişim de çok zor olmuştu. Bu sefer Ankara'dan uçağa bindik. Yolda yakalanır mıyız diye endişelenmemiz de çok şükür boş çıktı.



Fethullah Gülen Hocaefendi 25 Temmuz 1986 tarihinde gittiği son haccına dair Fasıldan Fasıla-3 adlı kitapta bulunan Kudsi Mekânlarda Yolculuk başlıklı yazısında şunları anlatıyor:


    Bu son haccımda, Mekke ve Medine'yi çok sevdiğim halde, hizmet itibariyle memleketime dönme zorunda olduğum mülahazasıyla, oradan ayrıldık ama, giriş yapmama tahdit konmuştu. Uçak kapıları bu şekilde yüzümüze kapatılınca, biz de bu zorunluluk karşısında ve biraz da ülkeme olan sevgi ve muhabbetle, kaçak olarak karadan girme yolunu seçtim. Daha sonra da kendim, Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne gidip ifade verdim.

    Hacda, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun medfun bulunduğu Ravza-yı Tâhire'nin bir köşesinde, Emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l-münker diye bir müesseseye şahid oldum. Hadd-i zatında bu müessese, İslam'ın güzel ve hoş gördüğü şeyleri emredip, nâhoş ve çirkin gördüğü şeylerden de meneden bir müessesedir. İnsanların Peygamber'e ve bu kutsal mekânlara duydukları özlem, aşk ve muhabbetle geldikleri bu yerde, böyle bir müessesenin kurulmasına bir anlam veremedim. Ve hiç unutmam, bu müessese tarafından, elimde üç el tesbih bulundurduğumdan mı, yoksa Kur'ân ve dua okuyorum diye mi, ya da beni tanıyan üç-beş insanın gelip hal-hatır sorarak çevremde toplanmasından dolayı mı, derdest edilip götürüldüm. Sanki cürm-i meşhûd bir suçlu gibi muamele gördüm. Gariptir, onlar üç el tesbihlerin ticaretini yapacaklar, milyonlarca hacıya dağıtacaklar, siz ise, bunları çekemeyeceksiniz.. tabii çok garip geldi bana. Bütün bunlar karşısında kendi ülkemin kıymet ve değerini bir kez daha anladım.



elcevap.net
Net Sorulara Net Cevap

estapiti

mübarek olsun hac görevi maşallah !!
sünnetle ilgili diyeceği olan var mı neden sakalı yok hocanızın bununda resmi bir açıklaması var mı ?


El-Cezeri

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 8306
  • Toplam Konu: 449
  • Süper Puan: -1626
  • PuanBank: 0
  • www.elcevap.net
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
farzı bırak adamın üzerinde sünneti seniyye ye ait hiçbir şey yok sözde şeyh !!

Kendisi ile bir ilgim, alakam yok. Ancak yazdıklarını, söylediklerini sizin gibi herkes gibi zaman zaman takip ederim.

Ayrıca bir müslümanın başka bir müslüman hakkında bu derece sui zanda bulunmasınında ne derece günah olduğunuda bilirim.
Sünnetten kastınız adamın sakalının olmaması mı yani bu kadar mı sünneten anlamamız gereken şey?
Marx'ında uzun kocaman bir sakalı var :)

Neyse internetten araştırın çoğu şeyin cevabını yazmışlar zaten.
Sünnetler hakkındaki hassasiyetinide eminim bulacaksınızdır.


pride

  • AS Üye-Trefl
  • *
  • Toplam İleti: 4672
  • Toplam Konu: 31
  • Süper Puan: 6579
  • PuanBank: 0
  • Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır!
  • Ödüller:
    Bravo!-Dürüst Devamlılık Teşekkürler-Olgun Yazışma
  • Katılım: 03/2010
    YearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Gidip gitmemesi kimseyi bağlamaz da... Görüldüğü üzere gitmiş.
Bilip bilmeden konuşmak yanlışlara sebep oluyor. Çamur atayım derken eline bulaşan çamuru yüzüne sürenlere ise hiçbirşey söylemiyorum.
Çünkü mühim olanın insanlık olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu zaten......


halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7691
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -23196
  • PuanBank: 111171
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Aytunc Altindal bosuna konusmaz El-Cezeri.
Ilk iki seferin ne kadar hacc sayilacagi cok su kaldirir. Devletin parasi ve gorevi ile ne kadar hacc olur diye sayfalarca tartisilabilir, ucuncu seferin hacc mi yoksa hicret mi oldugu konusu da karisik. Niyet belli degil. Fakat ne olursa olsun hic degilse "savas kosullarinda oldugumuzdan(dar-ul harp) gitmedim" dememis bu da bir sey sonucta.




El-Cezeri

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 8306
  • Toplam Konu: 449
  • Süper Puan: -1626
  • PuanBank: 0
  • www.elcevap.net
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Yandas dinci olsam, "Hacc'a gitmenin ne onemi var, mohim olan insanlik" diye comkururdum. :)))

Keşke gitmemiş olsaydıda senle birlikte çifte telli oynasaydık  Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş
Nasıl "çömküreceğini" merak ettim zira. Keşke biraz geç yazsaymışım :)

Altindal, daldan dala atlamış ki atladığı dal kırılmışta düşmüş yerlere.

Evet katılıyorum. Mühim olan insanlık. çömkürsende çömkürmesende möhim olanı insanlık...




Çok samimi tek soru Fethullah Hoca neden hacca gitmiyor/gitmedi/gitmemiş
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
38 Yanıt
7070 Gösterim
Son İleti 06 Temmuz 2010, 22:49:11
Gönderen: Raskolnikov
1 Yanıt
912 Gösterim
Son İleti 06 Aralık 2012, 18:29:36
Gönderen: huzur
0 Yanıt
132 Gösterim
Son İleti 10 Ocak 2012, 08:08:39
Gönderen: gearW
11 Yanıt
636 Gösterim
Son İleti 06 Şubat 2012, 15:04:48
Gönderen: Ülkü
5 Yanıt
2547 Gösterim
Son İleti 10 Nisan 2013, 14:36:54
Gönderen: yuhu23xy



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak