Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
2018 Yeni Yıla Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 3 Açılan Konular: 2 Okunan sayfa sayısı: 131552 Online Üye ve Ziyaretçi: 1393

GönderenKonu: Agnostik olmak nedir? Agnostik ile Ateist arasındaki farklar nelerdir?  (Okunma sayısı 36724 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
sorularla ---Bertrand Russell-- #Dünyanın en ünlü agnostiği diyebiliriz (Din ve inanış biçimleriyle ilgilenen çoğu bilim adamı ve yazarların fikir babasıdır)#
Ünlü agnostik felsefeci Bertrand Russell'ın bir dizi soruyu cevaplandırdığı, orijinal ismiyle "What is an Agnostic?" başlıklı bu makale, Amerikan LOOK dergisinin 3 Kasım 1953 tarihli sayısında yer almıştır. Yazının bazı bölümleri, agnostisizmden ziyade Russell'ın kişisel görüşlerini yansıtmakla birlikte, genel olarak okuyuculara yararlı olabilir düşüncesiyle burada tüm makaleye yer veriyoruz.


Agnostik nedir?

-Bir agnostik, Tanrı ve dünya ötesi yaşam hakkında doğruyu bilmenin imkansız olduğunu düşünür. Asla bilinemez denmese de, şu anda yaşadığımız zamanda bilinemez.

Agnostikler ateist midir?

-Hayır. Bir ateistin görüşü, bir teistin görüşü ile benzer biçimdedir. Bir Hıristiyan, Tanrının varlığını bilebileceğimizi düşünür, bir Ateist de Tanrının yokluğunu bilebileceğimizi düşünür. Agnostik ise bu konuda kesin bir yargıya varılması için uygun zemin bulunmadığını söyler. Ancak aynı zamanda bir Agnostik, Tanrının varlığının -imkansız değilse bile- neredeyse olasılıksız olduğunu, bu nedenle de dini uygulamalar yapmaya değmez olduğunu düşünebilir. Bu açıdan, ateizmden uzak sayılmaz.
Agnostiğin yaklaşımı, dikkatli bir filozofun antik yunan tanrılarına yaklaşımı gibi olabilir. Eğer benden, Zeus, Poseidon, Hera ve tüm diğer Olimpos ahalisinin varolmadığını kanıtlamam istenseydi, kesin kanıtlar ararken sonuçsuz kalırdım. Ama bir agnostik Hıristiyan tanrısının da, Olimpos tanrıları kadar olasılıksız olduğunu düşünülebilir, ve bu konuya yaklaşımı açısından -pratikte- ateistlerle birdir.


Tanrı'nın emirlerini tanımadığınıza göre, davranışlarınıza rehberlik etmesi üzere hangi otoriteyi tanıyorsunuz?

-Bir agnostik, dindar insanların tanıdığı anlamda herhangi bir otoriteyi tanımaz. İnsanın kendi yolunu düşünerek ve sorgulayarak çizmesi gerektiğini düşünür. Elbette, diğer insanların aklından ve bilgisinden de yararlanır. Ancak kime danışacağını kendisi seçer. Tanrının emirleri denilen olgular değişkendir. Örneğin İncilin bir bölümünde, dul bir kadının eski eşinin kardeşiyle evlenemeyeceği yazar. Başka bir bölümünde ise evlenmek zorunda olduğu yazar. Tanrının emirlerini "tanımak" bazen imkansız olabilir.

Neyin iyi neyin kötü olduğunu nasıl biliyorsunuz? Agnostik için günah nedir?

-Agnostik, iyi ve kötü hakkında bir Hıristiyan kadar katı değildir. Örneğin geçmişte dindarların inandığı gibi, dini konularda yönetimle ters düşenlerin cezalandırılması ve öldürülmesini onaylamaz. İşkenceye ve yargısız infaza karşıdır.
Günah kavramı kullanışlı değildir. Elbette davranışlar istenenler ve istenmeyenler olarak ikiye ayrılabilir. Bu nedenle de istenmeyen davranışlara caydırıcı ve iyileştirici cezalar verilmesi gerekebilir. Ancak buradaki anlayış, suçlu bulunan kişiye kin tutulması ve ona acı çektirilmesi değildir. Bu yanlış inanış, insanların, Cehennemin varlığını kabullenmek istemelerini sağlamaktadır. Günah kavramının zararı buradadır.

Agnostik canı ne isterse yapan mıdır?

-Bir açıdan bakılınca, Hayır; başkan bir açıdan bakılırsa, zaten herkes canı ne isterse yapabilmektedir. Örneğin birinden öldürecek kadar nefret ediyorsunuz. Neden öldürmezsiniz? Dinen günah olduğu için mi? Ancak ortada bir istatistiki gerçek var ki, agnostikler diğer insanlara oranla cinayete daha fazla eğilimli değiller! Hatta daha bile azdır. Agnostikler de, diğer insanları cinayetten alıkoyan ortak korkulara sahipler. Bunların başında da yasal cezalandırma korkusu var. Yasaları bir kenara koyarsak, suçun ortaya çıkması durumunda, diğer insanların nefret ettiği dışlanan bir birey olarak yalnızlaşma var. Ayrıca vicdan ve sağduyu denilen bir olgu var. Öldürdüğünüz kişinin son saniyelerinin ve cesedinin, zihninizden silinmeyecek kötü hatıraları var. Bu gerekçeleri sayarken elbette yasaların olduğu bir toplu yaşamdan bahsediyoruz. Seküler açıdan da, her istenenin yapılmadığı, kurallı bir toplum yaratmak ve korumak gereklidir.

Agnostiğin İncil'e bakışı nasıldır?

-İncilde ilahi bir kaynak yoktur; tarihi bir efsanedir. Agnostik açısından bu gibi ahlaki öğretilerin bazı bölümleri iyi olabilir, ancak bazen de çok bozuktur. İncilden bazı alıntılarla, örneğin, savaş esnasında Samuel Saul'a sadece düşmanı değil, onların koyunlarını ve sığırlarını da öldürmesini emretmiştir. Saul ise hayvanları öldürmemiştir. Bu nedenle onu kötülememiz ve kınamamız bekleniyor. Veya, Elisha'nın kendisine gülen çocuklarını lanetlemesini, Tanrının da çocukları bu nedenle öldürmek üzere iki ayı göndermesini takdirle karşılamamız bekleniyor.

Agnostiğin Meryem Ana, İsa ve Kutsal Ruh'a bakışı nasıldır?

-Agnostik Tanrıya inanmadığı için, İsa'nın tanrı olduğuna inanması da beklenemez. Agnostikler, İsa'nın ahlaki öğretilerine saygı duyarlar, ama bu saygı bazı diğer inanılan öğretilere olan saygıdan daha fazla değildir. Örneğin bazı insanlar, Buddha, Socrates ve hatta Abraham Lincoln'ü, İsa kadar yüksek seviyede benimseyebilirler. Agnostik açıdan tüm bu kişilerin öğretileri tartışmaya açıktır ve hiçbiri değişmez doğru değildir.

Meryem ve bakire doğum öğretisi, esasen pagan mitolojisinden alıntıdır ki orada bakire doğumlara çok rastlanır. Bu nedenle, pagan öğretileri gibi, İsa'nın öğretilerinin de güvenilirliği ve inanılırlığı yoktur.

Agnostik ölüm sonrası yaşam, Cennet ve Cehenneme inanır mı?

-İnsanların, ölümden kurtulabildiği sorusunun cevabını bulmak için hangi kanıtlara bakılacağı önemlidir. Fiziksel araştırmalar ile dinsel inançlar bu soruya farklı cevaplar vermektedir. Bir agnostik, ölüm sonrası hakkında bilgi sahibi olmak için kanıtlara bakmalıdır, ve bence ölümden kaçılabileceğine inanmak için şu anda herhangi bir kanıt yoktur. Ama yeni kanıtlara açığım.

Cennet ve Cehennem ise farklı bir konudur. Cehennem inancında, cezalandırmanın, caydırıcılık için değil, kin güdülerek yapılmasının iyi bir şey olduğu inancı vardır. Buna agnostiklerin inanacağını zannetmiyorum. Cennet için de, dini açıdan ikna edici tasvirler yapılsa da, agnostiklerin bunlara itibar edeceğini sanmıyorum.

Tanrıyı reddettiğiniz için cezalandırılmaktan hiç korkmuyor musunuz?

-Neredeyse hiç. Ben zaten Zeus'u, Jupiter'i, Odin ve Brahma'yı da reddediyorum, ve bunlar bende hiç huzursuzluk yaratmıyor. İnsanlığın çoğunluğunun Tanrıya inanmadığını görüyorum ve karşılığında hiçbir ceza almıyorlar. Bir tanrı olsaydı da, bence, kendi varlığını sorgulayanlardan rahatsız olacak gibi bir kibir sahibi olmazdı.

Agnostikler doğadaki güzelliği ve uyumu nasıl açıklar?

-Şu, doğada bulunan "güzellik" ve "uyum" nerededir bir türlü anlayamadım. Hayvanlar dünyasında, hayvanlar birbirlerini acımasızca öldürürler. Çoğu ya vahşice ölür ya da açlıktan ölür. Kendi adıma, örneğin bir bağırsak solucanında, herhangi bir güzellik veya uyum göremiyorum. Bu solucanın insanlara ceza olarak gönderildiği söylenmesin, zira hayvanlarda daha yaygın. Veya, gökyüzündeki yıldızları ele alalım. Bilinmesi gerekir ki yıldızlar patlarken etraflarındaki şeylere de zarar verir ve yokederler. Bu açıdan neyin "güzel" olduğu bakan kişiye bağlıdır.

Agnostikler dini mucizeleri ve Tanrının sınırsız gücünü nasıl açıklar?

-Agnostikler, ortada doğa kanunlarını aykırı herhangi bir mucize kalıntısı veya kanıtı olduğunu düşünmezler. Bazı hastalıkların, hastayı geçeceğine inandırarak iyileştiğini biliyoruz ve bu bir mucize değil. Bu açıdan, hastanın güvendiği ve inandığı bir doktor da onu iyileştirebilir. Güneşi yerinden oynatmak gibi diğer mucizler ise tamamen efsanedir ve az veya çok tüm dinlerde bu hikayeleri bulabilirsiniz. İncildeki bu iddialara değer vermek ile Homeros'un antik yunan tanrılarının mucizelerini ciddiye almak arasında bir fark yoktur.

Dinin karşı çıktığı alçaklıklar ve zalimlikler vardır. Dini prensipler terkedilirse, insanlık kendini yok etmez mi?

-Evet, tarihte alçaklıklar ve zalimlikler vardır, ama ben bunların hiç din tarafından engellendiğini görmedim. Aksine, bunları kutsallaştıran ve insanların pişmanlık duymadan bunlara katılmasını sağlar din. Zulüm ve eziyet, Hıristiyan dünyasında çok sık görülür. Bunu haklı gösteren de dogmatik inançlardır. Şefkat ve tolerans, ancak dogmaların yıkıldığı ölçüde vardır. Günümüzde (1953), yeni bir dogmatik din, Komünizm, ortaya çıktı. Agnostik, bunun da dogmalaştırılmasına karşıdır. Bugün, komünizm içindeki zulüm, geçmiş yüzyıllardaki Hıristiyanlık zulmünden farksızdır. Eğer bugün, Hıristiyanlık daha ılımlı bir hale geldiyse, özgürce düşünenler sayesindedir. Böyle olmasaydı, bugün hala kafirlerin yakılmasının mazur görüldüğü bir dünyada yaşardık. İnsanlık geçmişini tarafsızca inceleyen herkes, dinlerin engellediklerinden daha fazla acıya sebep oldukları sonucuna varacaktır.

Agnostikler için hayatın anlamı nedir?

-Başka bir soruya cevap vermek istiyorum: Hayatın anlamının anlamı nedir? Sanırım burada bahsedilen bir tür genel amaç. Bence, hayatın bir tür genel amacı yok. Sadece yaşanıyor. Birey olarak insanların amaçları var ve bu amaçları terketmek için agnostisizm bir gerekçe değil. Bu amaca ulaşılacağı kesin olmayabilir, ama bir askerin zafer kesinleşmeden savaşmayacağını düşünmek saçma olur. Kendi amaçlarını cesaretlendirmek için dine ihtiyacı olan insan korkaktır.

Dini reddetmek, evliliği reddetmek ve zinaya yönelmek midir?

-Burada tekrar, başka bir soruya bakmamız lazım. Evliliği savunan kişi, dünyadaki mutluluğu mu savunuyor, yoksa evliliği sadece cennete gitmek için mi istiyor? Cennete gitmek için isteyen kişi, elbette agnostisizmde böyle olgular bulunmadığı için, agnostisizmi erdemsizlikle suçlayacaktır. Ama onun erdem dediği şey, aslında cennet hayalleriyle dünyadaki mutluluğa vurulan darbedir.

İlk önermeyi savunan, evliliği dünyevi argümanlar ile destekleyen kişi ise bu anlayışın agnostikler tarafından da benimsenebileceğini düşünmelidir. Agnostiklerin cinsel ahlak konusunda kısıtlı ve sınırlı görüşleri yoktur. Ama çoğunun görüşü, kontrolsüz ve ölçüsüz cinsel isteğe göz yummanın doğru olmadığı biçimindedir. Elbette bu görüşe, sözde kutsal emirlerden değil, dünya ile ilgili akıl yürüterek ulaşırlar.

Sadece akıl yürütmeye inanmak tehlikeli değil midir? İnsan aklı, kutsal emirler olmadan yetersiz ve noksan değil midir?

-Aklı başında hiçkimse, ve tabi bir agnostik, akıl yürütmeye "inanmaz". Akıl yürütme süreci, gözlemlenen olguların toplanıp değerlendirilmesidir. Tanrının varlığı ve dünya ötesi yaşam hakkında düşünürken de, yakında ay tutulması olup olmayacağını düşünürken de aynı mantık güdülür.

-Tüm dinlere, batıl inanç ve dogma olarak mı bakıyorsunuz? Mevcut dinlerden hangilerine saygı duyarsınız ve neden?

Büyük nüfuslara etki eden tüm dinlerde az yada çok dogma vardır ama "din" kelimesinin anlamı çok net değildir. Örneğin Konfüçyanizm, bir din olarak değerlendirebilir ama dogma içermez. Hıristiyanlığın liberal yorumlarında da dogma oranı çok düşüktür. Tarhiteki dinler arasında Budizmi tercih ederim, çünkü zulüm ve eziyete en az yer veren dindir.

-Agnostisizm gibi Komünizm de dine karşıdır, Agnostikler Komünist midir?

Komünizm dine karşı değildir. Hıristiyanlığa karşıdır, ama İslam da Hıristiyanlığa karşıdır. Komünizm, en azından Sovyet yönetim tarafındna savunulduğu haliyle şiddet içeren yeni bir dogmatik sistemdir. Buna da elbette Agnostikler karşı duracaktır.

-Agnostiklere göre din ve bilim barışamaz mı?

Bu sorunun cevabı neyin "din" olduğuna bağlıdır. Bir etikler sistemi olarak bilimsel açıdan kabul görebilir. Ama eğer dogmalar ve sorgulanamaz gerçeklerden bahsediyorsak, o durumda bilimle uyuşması mümkün değildir.

-Sizi tanrının varlığına nasıl bir kanıt ikna edebilir?

Belki, önümüzdeki 24 saatte olacak herşeyi bir ses bana gökten söylese, hiç olmayacak olaylar da dahil olmak üzere hepsi gerçekleşse, o zaman en azından insanüstü bir zekanın varlığına ikna olurum. Buna benzer başka örnekler de verebilirim, ama bugüne kadar böyle birşeyin olduğuna dair hiçbir kanıt yok.

artık ucan spagetti canavarı konusunda agnostik değilim

GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
"Bir ateistin görüşü, bir teistin görüşü ile benzer biçimdedir. Bir Hıristiyan, Tanrının varlığını bilebileceğimizi düşünür, bir Ateist de Tanrının yokluğunu bilebileceğimizi düşünür. Agnostik ise bu konuda kesin bir yargıya varılması için uygun zemin bulunmadığını söyler." Bertrand Russell, 1953


'Herşeyin başındaki esrar bizim için çözülemezdir; bu nedenle kişi Agnostik kalmak durumundadır.' Charles Darwin, 1876


Anlatılanlara göre, savaş karşıtlığı ile bilinen Russell, I. Dünya Savaşı'na karşıt eylemlerde bulunduğu için hapse mahkum olmuştur. Giriş formunu dolduran gardiyan, Russell'a son olarak dinini sorar. Bertrand Russell bu soruyu Agnostik diyerek cevaplar. Doğru yazmak için tekrar söylemesini isteyen gardiyan, formu doldurmayı bitirdikten sonra derin bir iç çeker ve şöyle der; "Gerçekten de pek çok farklı din var, ama sonunda hepimiz aynı tanrıya tapıyoruz..." Russell, sonraları bir yazısında bu olaya yer vermiş, bu sözün kendisini hapiste geçirdiği ilk günlerde neşelendirdiğini belirtmiştir.


GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Robert G. Ingersoll, 1896 yılında yaptığı "Neden Agnostiğim?" - Why I Am an Agnostic, başlıklı konuşmasına şu cümlelerle başlar:

Çoğu düşüncemiz miras olarak geliyor. Alışkanlıkların ve geleneklerin mirasçılarıyız. İnançlarımız yöresel kıyafetler gibi, nerede doğduğumuza bağlı olarak değişiyor. Kalıplar içinde büyüyor, etrafımız tarafından şekillendiriliyoruz. Çevremiz bir heykeltıraş, bir ressam...

Eğer İstanbul'da doğmuş olsaydık, çoğumuz şöyle diyecekti: "Allah'tan başka tanrı yoktur. Muhammed Allah'ın elçisidir." Eğer ailemiz Ganj nehri (Hindistan) kenarında yaşasaydı, Şiva'ya tapıyor ve Nirvana'ya ulaşmaya çalışıyor olacaktık..


GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
"Bilinmeyen bir şeyi, bilinenlerle açıklamak mantıksal yordamdır. Bilinen bir şeyi, bilinmeyenlerle açıklamak ise teolojik tuhaflıktır."
David Brooks

"Kanıt gösterilmeden yapılmış bir iddiayı çürütmek için kanıta ihtiyaç yoktur."
Christopher Hitchens

"Din ve mantık kadar birbiriyle çelişen başka iki şey yoktur."
Voltaire

"Böyle bir tanrı varken, şeytana ne gerek var?"
Robert M. Price

"İncilin etkisi okuyan kişinin cahilliği ile doğru orantılıdır."
Robert G. Ingersoll

"Benim inanmadığım bir dine inananları kafir saymanın rahatlığı beni de kendi dinimi sorgulamaya götürdü."
Mark Twain

"Dünyada bilinen tüm tanrısal inançları inceledim ve hepsi masallara ve mitolojilere dayanıyor."
Thomas Jefferson

"Olmayan birşeyle, görünmez birşey arasında çok az fark vardır."
Delos B. McKown

"Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır."
Napoleon Bonaparte

"Bir insanın ahlaki ve etik davranışları diğerlerini anlamasına, eğitimine ve sosyal ilişkilere dayalı olmalıdır, dini dayatmalara gerek yoktur. Zira ölümden sonra ceza korkusu veya ödül iştahı ile hareket eden kişi zavallıdır."
Albert Einstein

"Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır."
Seneca

"İncil öyle dediği için yüzyıllarca cadı avcılığı yapıldı. Ölen cadıların kanlarıyla hıristiyan dünyası temizlendi, kilise de bunu teşvik etti. Daha sonra birden bire cadı diye birşeyin hiç varolmadığı ve varolamayacağı anlaşıldı. İnsan bu duruma gülse mi ağlasa mı bilemiyor."
Mark Twain

"Gelişmiş toplumlar dindar oldukları için değil dine rağmen gelişmiştir."
Mark Twain



GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Evrim Üzerine

* Evrim teorisi çökmedi. Dedenizin dedesinin zamanında da "evrim çöktü" diye propaganda yapılıyordu, ama 150 yıldır nasıl oluyorsa bir türlü çökmedi.

* 150 yıllık süreçte bilimdeki gelişmeler evrimi destekler niteliktedir. "150 yıl önceki teknoloji çok ilkeldi" şeklindeki iddia geçerli bir kanıt değildir. Kaldı ki, tekerlek de 5000 yıllık bir keşif ama hala kullanıyoruz.

* Evrim bir "Ateist öğretisi" değildir.

* Darwin Ateist değildi.

* Evrim, Müslümanları aldatmak için kasıtlı olarak üretilmiş bir Yahudi/Hıristiyan komplosu da değildir.

* Darwin bile kendi teorisine inanmıyordu benzeri iddialar çocukçadır. Darwin bu konuya ömrünü adamıştır.

* Fantastik atlaslar ile evrimi çökertmeye çalışanlar dünyada alay konusudur. Haber konusu olması ve ilgi çekmesinin nedeni; "Bunlara inanan hakikaten var mı, bu kadar cahillik nasıl olabilir?" gibi sorunsalların irdelenmesidir.

* Biz maymunlardan gelmiyoruz. Hatta evrimsel açıdan diyebiliriz ki, insanlar en az 200.000 yıldır "insandan geliyor".

* 200.000 yıl önceki insanlar da maymundan gelmiyor. Ortak ata diye bir kavram var. Ve bu kavramın ifade ettiği canlı, evrimsel süreçte geriye doğru gidildikçe değişir. Bu ortak ata maymuna da benzer, balığa da benzer.

* Şu saçma iddiayı kim ortaya atmış bilmiyorum ama sık rastladığım için yanıt vereyim. Buna göre maymun yavruları doğar doğmaz tek başlarına hayata atılırmış ama insan yavrularına yıllarca bakım gerekirmiş. Bu nedenle de insan evrim geçirmiş olamazmış(!) Gorillere 5 yaşına kadar aralıksız anneleri bakar. Ömürleri zaten ortalama 30 yıl olan bu canlılar, 11-12 yaşından önce de kendilerini koruyamadıkları için sürüden ayrılamazlar.

* Evrim, insan gibi gelişmiş canlılarda kanlı canlı görülebilen, dünden bugüne sonuç veren bir şey değildir. Çünkü insan ömrü, evrimsel sürece göre çok kısadır. Mikroevrim ise gözlemlenebilir.

* Evrim teorisi dünyaca kabul görmüştür ve üstünde bilimsel konsensüs vardır. Evrim teorisi modern bilimdeki en güçlü teorilerden bir tanesidir. Yüz binlerce bağımsız gözlem ve araştırmayla sınanmış, biyoloji biliminin paleontolojiden moleküler genetiğe kadar her alanında doğal olayları öngörmekte başarılı olmuştur. Son 150 yılda evrim teorisini çürütebilecek hiçbir ikna edici kanıt ileri sürülmemiştir. "Alt tarafı teori..." gibi saptırmalar çocukçadır.

* Ve hayır, evrim hala çökmedi.


GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Agnostik olmak için gerekli her şey zaten etrafınızda mevcut...

1. Dua etmeyi deneyin

Aslında bu gayet açık… Diz çöküp, dua etmeye başlayın ve her şeye gücü yeten tanrınızdan basit bir şey isteyin. Ülkemizdeki muhafazakar kesime hitap eden bir televizyon dizisinde, fakir ama imanlı bir karakterin banka hesabına tanrı PARA gönderiyordu. Ama siz bu kadar bencil ve yüzsüz olmayın… Mesela sakat doğan çocukların iyileşmesi için dua edin. Bu kadar masumane, bu kadar saf bir başka dileğiniz varsa onu da dileyebilirsiniz. Ne oldu? Sonuç alabildiniz mi? Değil siz, topluca 70 milyon kişi dua etsek, o günahsız çocukların durumunda bir gelişme olur mu? Tabii ki OLMAZ.

-----

bende dualarmızın asla kabul olmadığından bahsetmiştim, sadece yüzde bir ihtimalle belki istediğiniz şey gerçek olabilir. Dua ediyorsunuz, ve dua etsenizde etmesenizde o şey olucaksa zaten olur. Siz dua ettiniz diye oldu anlamına gelmez. Allahım babam iyileşsin diye dua edersiniz, babanız iyileşir. Oysaki babanız zaten iyileşicektir, siz dilesenizde dilemesenizde... Ki dünyada babası hastalanıp ölen -ölmemesi için dua ettiği halde-  binlerce insan vardır.


2. Dua sonuçlarını istatistikî olarak inceleyin

Kendi dualarınıza yanıt alamadıysanız, bir de diğer insanların dualarını inceleyin, tabi sonuç değişmeyecektir. İşin aslı, hiçbir duaya tanrı tarafından yanıt verilmemektedir. 'Dualarım kabul oldu' yanılgısı, hayal gücüyle alakalı bir durumdur. Peki, bunu nasıl anlıyoruz? Elbette bilimsel yöntemlerle!

Geçmişte defalarca yapılan basit bir deneyle bunu anlamamız gayet kolay. Bir grup insan toplanır, bir şeyler için dua ederler, sonuçlar değerlendirilir. Dua etmenin sonuçlara etkisinin SIFIR olduğu görülür.

3. Tarihteki binlerce uyduruk dini düşünün

Tarih bir dinler çöplüğüdür. Eski mısırlıların tanrı olarak gördükleri kralları için yaptıkları Piramitlerin kalıntıları bile görkemlidir. Ancak bugün onların inandıkları şeylerin uydurma olduğunu biliyoruz. Artık piramit inşa etmiyoruz veya krallarımızı mumyalamıyoruz.

Şimşekleri ve yıldırımları Zeus'un bize kızdığı için atmadığını biliyoruz… Güneş tutulmasını bir tanrısal mesaj olarak algılamıyoruz, çünkü ne zaman nerede gerçekleşeceğini önceden bilebiliyoruz. Örnekler çoğaltılabilir.

Bugün –henüz- terk edilmemiş olan dinlerin de, eski dinlere benzer yönleri vardır. Sayısız çelişki ve uydurma hikaye içermektedir. Üstelik dikkatle incelendiği zaman kendilerinden daha eski olan diğer dinlerin anlatımlarını biraz değiştirerek kullandıkları kolayca görülebilir. Tevrat ve Kuran'ın Sümer'deki kökeniyle ilgili internette pek çok makaleye ulaşabilirisiniz. Tek yapmanız gereken dikkatli bir şekilde bakmak…


kimnenasıl

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 781
  • Toplam Konu: 109
  • Süper Puan: -31907
  • PuanBank: 0
  • 100 de 100 silahsız yaşam sahasına EVET!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Engels ne demişti agnostikler için "utangaç materyalistler".
Esas  itibariyle idealist felsefe kapsamında değerlendirilmelidir bu "bilinemezciler".

Devletin, ekonomik ve siyasal kararları için, dine ihtiyacı var mıdır?
"Varolan" bilinebilir ve değiştirilebilir.

placebo

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7296
  • Toplam Konu: 377
  • Süper Puan: 15008
  • PuanBank: 0
  • Ödüller:
    Örnek Üye Bravo!-Dürüst Devamlılık
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Çok çok yetersiz bir görüş..

Ortada bir oluşum var, canlılık var, bu canlılığın muntazam özellikleri var, fizik kanunları kainat kanunları var..

Agnosticler bu oluşumlara tesadüf diyemez çünkü tesadüf derse ateist olurlar, hayır tesadüf değil derlerse o zaman bir Yaratıcının varlığını kabul etmeleri gerekir..Bunların dışında bir seçenek olmadığı için agnosticlerin nasıl bir mantık yürüttüklerini takip etmek güç.


Önce 4.000 kitap okuyup iki dil öğreneceksin,ömrünü ülkene adayacaksın, sonra cephede canını ortaya koyup dünyaya diz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın,yani Atatürk'e laf etmek için küçük y o b a z, önce sen adam olacaksın!

Hasbi

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Location: İstanbul - Kadıköy
  • Toplam İleti: 557
  • Toplam Konu: 6
  • Süper Puan: -39120
  • PuanBank: 0
  • 50
  • Katılım: 03/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
@Gökalp: Bu yazıları kendi görüşüne uyduğu için mi paylaştın? En son deisttin diye biliyorum da, o yüzden sordum. Zamanında evrim teorisine de baya bir giydirmiştin hani...

Tüm insanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.
George Orwell

GökaLp.

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Konuyu Açan
  • Toplam İleti: 965
  • Toplam Konu: 29
  • Süper Puan: -31634
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Evrim teorisinin olmasına ihtimal veremiyorum ben. Ama bu kadar bilim adamı evrim teorisinin gerçek olduğunu kabul ettiğine ve ispatlamaya çalıştığına göre, gözardı edilmeyecek kadar değerli bir şey olmalı, bende gözardı etmemeye çalışıyorum.

kimnenasıl ve placebo ; onlar sadece kesinlikle vardır demenin ve kesinlikle yoktur demenin bir anlamı olmadığını düşünüyorlar. Var diyenler, kesinlikle ispatlanmadığı halde kesinlikle vardır diyorlar. Yok diyenlerse kesinlikle yokluğu ispatlanmadığı halde kesinlikle yoktur diyorlar. İspatlanmayan bir şeyi kesin varmış gibi düşünmek bir inanıştır. Yani bir Müslüman veya bir Hristiyan nasıl tanrı/allah kesinlikle vardır demesi mantıksızsa, ateistlerin kesinlikle yoktur demeside en az onun kadar mantıksızdır.




Agnostik olmak nedir? Agnostik ile Ateist arasındaki farklar nelerdir?
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
7 Yanıt
21794 Gösterim
Son İleti 15 Nisan 2012, 22:04:28
Gönderen: sayfun
1 Yanıt
5411 Gösterim
Son İleti 02 Ocak 2011, 19:16:28
Gönderen: bandana
5 Yanıt
35 Gösterim
Son İleti 25 Temmuz 2010, 18:33:27
Gönderen: metalok
4 Yanıt
2202 Gösterim
Son İleti 28 Mart 2012, 21:02:05
Gönderen: mevladi
1 Yanıt
968 Gösterim
Son İleti 11 Şubat 2012, 18:58:23
Gönderen: bytheWay



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak