Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 0 Açılan Konular: 0 Okunan sayfa sayısı: 2415 Online Üye ve Ziyaretçi: 406

GönderenKonu: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?  (Okunma sayısı 2755 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41731
  • PuanBank: 534995
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #10 : 05 Temmuz 2009, 19:37:18 »
Yaşam eskiden çok daha renkliydi bence.

Konuya ilişkin Almanca bir pps "1978 den önce mi doğdun". Sanki metalok'a nazire yapılmış. :)
http://www.avca.at/index.php?download=234.pps


57'İNCİ ALAY HERYERDE

Gmznr

  • ALTIN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 1509
  • Toplam Konu: 38
  • Süper Puan: -50144
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 01/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #11 : 05 Temmuz 2009, 19:48:22 »
Bu ara karşıma her yerde Almanca bir şeyler çıkıp duruyor.
Bir an önce öğrenmek istiyorum :(

...yenenler, yenilenlerin dikişsiz ak gömleğine sildiler kılıçlarının kanını...

halkapınar

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 7692
  • Toplam Konu: 744
  • Süper Puan: -41731
  • PuanBank: 534995
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #12 : 05 Temmuz 2009, 21:10:49 »
Bu ara karşıma her yerde Almanca bir şeyler çıkıp duruyor.
Bir an önce öğrenmek istiyorum :(

Sizin için çevireyim o zaman.


...............

Bist du vor 1978 geboren ?

Bitte weiter lesen !

© ga-software
 
 
 1978 den önce mi doğdun.

Lütfen okumaya devam et?
 
...............................
Nach 1978 geboren ?

Hau ab !

Folgendes verstehst du

so wie so nicht !

1978 den sonra mı doğdun?

İkile. Sonrasını nasılsa anlamayacaksın.
 
................................................
 

Wie ist es nur möglich, 
dass wir, 
geboren in den 
50-er, 60-er, und 70-er Jahren,
immer
noch leben ? !
 
 50 ler, 60 lar, 70 lerde doğmamıza karşın nasıl hala yaşayabiliyoruz ki?!
 
 
...........................
Gemäss Theorien von 
anno 
2004 – 2005 – 2006
hätten wir schon längst tot sein müssen !
 
 
Anno nun teorilerine göre 2004-2005-2006 da ölmüş olmalıydık.
 
..............
Warum ?
 
Neden?
 
 
................
Wir sassen im Auto: 
ohne Kindersitz,
ohne Sicherheitsgurt
und ohne Airbag !
 
Araçlarda bebe koltuğu, emniyet kemeri ve hava yastıkları olmadan oturuyorduk.
 
 
..............................................
Unser Bett war mit Farbe voller Blei und Cadmium angestrichen !
 
Auch die bunten Holzbauklötze, die wir uns begeistert in den Mund steckten ...
 
 Yataklarımız kurşun ve kadmiyum ile boyalıydı, ağzımıza mutlulukla soktuğumuz ahşap malzemeler de...
 
 
....................................................
An der Treppe gab es für uns kein BfU-Sicherheitsgitter ! 
Wer das Treppenlaufen nicht beherrschte und nicht aufpasste, purzelte hinunter und schlug sich die Fresse blutig !
 
Yasal merdiven korkulukları yoktu. Kim, dikkat etmez veya beceremeden inmeye kalkarsa düşer, ağzı burnu dağılırdı.
 
 
.............................
Wenn wir nachts weinend im Bett aufwachten,
so hörte es niemand ! 
Falls wirklich etwas los war, so mussten wir ganz laut schreien, damit die Eltern aufmerksam
wurden !

Gece ağlayarak uyandığımızda bizi kimse duymazdı. Eğer ciddi bir durum varsa çığlık atmalıydık ki ebeveynlerimiz bizi dikkate alsınlar.
...............
Babyphon ?
Von wegen !

Bebek telefonu?
Ne için?
 
 ..............................
Flaschen mit gefährlichem Inhalt (auch die aus der Apotheke ...
mit Salzsäure, Brennsprit u.s.w.) konnten wir ganz einfach mit unseren Händchen und beschränkter Motorik öffnen !

Tehlikeli içerikli şişeleri ( eczanelerde olduğu gibi...asit ve ispirto vb) küçücük ellerimiz ve sınırlı motor becerilerimizle açmak zorundaydık.
 
 
 
 
....................
Viele Türen 
(vor allen die vom Lift und
den Autos) 
gingen einfach zu, und wenn unsere Fingerchen dazwischen kamen, tat's mehr als nur höllisch weh !
 

Bir çok kapı (en çok asansör ve araç kapıları) kendiliğinden kapanırdı. Eğer parmakçıklarımız arada kalırsa canımızı korkunç yakardı.
 
 .............................
 

Wenn wir zu faul zum laufen waren, setzten wir uns hinten auf das Fahrrad unseres Freundes.
Der strampelte sich einen ab und wir versuchten, uns an den Stahlfedern des Velosattels festzuhalten !
 
auaaaaa !
 
Yürümek zor geldiğinde arkadaşlarımızın bisikletlerinin arkasına otururduk. Biri pedal çevirirdi diğeri direksiyonu idare ederdi.
 
 
 
....................
Einen Helm trug man nicht.
 
Nicht einmal auf dem Moped und schon gar nicht auf dem Fahrrad !
 


 Ne mobilet ne de bisikletlerde kask takılmazdı
 
 
..............................
Wasser tranken wir vom Wasserhahn
und nicht aus der
Pet-Flasche !
 
 
 Suyu pet şişeden değil musluktan içerdik
 
.....................................
Farb- und Aromastoffe muss es auch schon gegeben haben.
 
So rot, grün und gelb wie die Limonade damals war, sieht man heute keine mehr !
 
 
 İçeceklerimizde boya ve aroma katkıları vardı. Bugün kırmızıi yeşil, sarı limonatalar artık görülmüyor.
 
....................
Einen Kaugummi legte man am Abend auf den Nachttisch und am nächsten Morgen steckte man ihn einfach wieder in den
Mund !
 
 
Gece masaya koyduğumuz sakızı ertesi sabah çiğnemeye devam ederdik.
 
.................................
In der Schule gab's nur eine einheitliche Grösse von Pulten. 
Die Luxusmodelle waren in der Schreibhöhe zwar verstellbar ...
Aber alle hatten so eine 
herrlich-gefährliche
Klappe dran!
 
 
 Okulda tek tip sıralar vardı.
 Bazı lüks modelleri yükseklik ayarlıydı.
Ama hepsinin tehlikeli kapakları vardı.

.............................
Unsere Schuhe waren immer schon eingelaufen durch Bruder, Schwester, Neffe,
Freunde der Eltern oder so.

Okula Birader, kızkardeş, yeğen, arkadaş veya ailelerimizle ama yürüyerek giderdik.
 
............................
Auch das Fahrrad war meistens entweder zu gross oder zu
klein !
 
 Bisikletlerimiz ya çok büyüktü ya da küçük.
 
 
...............................
Überhaupt hatte ein Fahrrad keine Gangschaltung. Und wenn doch, dann
nur eine mit 3 Stufen ! 

Bisikletlerimizde vites yoktu. Olanda da en çok 3 vites.

Und wenn du einen Platten hattest,
lerntest du vom Vater, wie man das
selber flicken konnte !
 
(Am Samstagnachmittag – mit Wassereimer, Schlauchwerkzeug, Schmirgelpapier und Gummilösung ...)
 
 Tabağımız varsa babamız onu nasıl düzelteceğimizi de öğretirdi
 
 (Cumartesi öğleden sonra- su kovası, Hortum, zımpara ve kauçuk çözüm ...)

..........................
Wir verliessen frühmorgens das Haus und kamen wieder heim, wenn die Strassenbeleuchtung bereits eingeschaltet war. 
In der Zwischenzeit wusste meistens niemand, wo wir waren ... und keiner von uns hatte ein Handy mit dabei !

Sabahın erken saatlerinde çıktığımız eve akşam sokak lambaları yandığında girerdik. Gündüz nerede olduğumuzu kimse bilmezdi. Bizden kimsenin cep telefonu yoktu.
 
 
 
 
...................................
Wir liessen im Wald „die Sau raus' ...
oder im Park auf Spielplätzen
mit Sandkasten, Schaukeln und Klettergerüsten ... oder auf dem Pausenplatz, der kein Versammlungspunkt von irgendwelchen abartigen Schmutzfinken war.

Ormanda, parkta, oyun alanlarında kısaca her yerde rahatça salardık. Ne toplama noktaları vardı, pislik fink atardı.
 .................
Da lagen auch keine Spritzen und gebrauchte Kondome herum ... !

Kullanılmış enjektör ve kondomlar bulunmazdı.
 
 
 
 
.........................
Wenn wir zu einem Freund wollten, gingen wir einfach hin ! 
Wir mussten nicht vorher anrufen und einen Termin vereinbaren !
 
Wir wurden von den Eltern auch nicht hin gebracht bzw. von dort abgeholt !
 
 Eğer arkadaşımıza gideceksek giderdik. Aramaya, randevu almaya gereksinimimiz yoktu. Hem de ebeveynlerimiz tarafından getirilip götürülmeden, kendi başımıza.
 
 ....................................

Wir assen Kekse und bekamen Brot
mit viel echter Butter drauf ! 
 
Und davon wurden wir nicht dick !
 
 Kekler, ekmekler yedik. Hem de üstünde bol gerçek tereyağlı.
 
 Bundan dolayı şişko olmadık.
...................


Wir tranken aus der gleichen Flasche wie unsere Freunde und keiner machte deswegen ein Theater oder wurde gleich krank !
 
 Arkadaşlarımızla aynı şişeden içtik ama kimse ne tiyatro yaptı ne de hasta oldu.
 
 
............................
Wir hatten keine Playstation, Nintendos, X-box, 
64 Fernsehsender, Videos, DVD's
mit Dolby-Surround-Sound, 
MP3-Player, eigene Fernseher
mit Satelitenempfang, 
PC's und Internet ... 
 
Wir hatten Freunde !
 
 
 Bizim; Playstation, Nintendos, X-box, 
64 tv kanalı, Video, DVD's
mit Dolby-Surround-Sound, 
MP3-Player, uydu alıcılı özel tv, 
PC ve Internetimiz olmadı
 
Bizim arkadaşlarımız vardı

............................
Das Fernsehprogramm begann
erst um 18 Uhr ! 
Da kam (manchmal) eine Stunde lang etwas Lustiges für Kinder.
Und wehe dem, der sich nachher traute aufzustehen um den einzigen Knopf
für einen anderen Sender zu betätigen (fest am Apparat montiert).
 
Die Eltern bestimmten, was und wie lange „TV-geglotzt' wurde !
 
Tv yayını saat 18.00 de başlardı. Bazen neşeli çocuklar için bir saat özel program. Sonraları kanal düğmeleri çıktı ama cihazın üzerinde olandan.
 
 Ne kadar tv seyredeceğimize ailemiz karar verirdi.
 
............................
Wir haben uns geschnitten, die Knochen gebrochen, Zähne raus geschlagen und niemand wurde vor den Richter zitiert. 
Das waren ganz normale, tägliche Unfälle und manchmal bekamst
du hinterher
(als erzieherische Zugabe)
noch eins auf den Arsch !
 
 Kendimizi kestik, kemiklerimiz, dişlerimiz kırıldı ama kimsenin hakim karşısında dizleri titremedi. Bunlar günlük normal kazalardı. Bazen evde üstüne kıçımıza şaplak yerdik. (eğitim promosyonu olarak)
 
 
...............................
Wir kämpften, schlugen einander grün und blau und es gab
keinen Erwachsenen,
der sich darüber aufregte.
 
Keiner hängte deswegen gleich eine „Peace'-Flagge zum
Fenster raus !
 
 Dövüşürdük, birbirimizi morartırdık ama büyükler işe karışmazlardı. Kimse bunun için penceresine "barış" bayrağı asmazdı.
 
 
................................
Pädagogisch-verantwortliches Spielzeug machten wir selber; mit Knüppel schlugen wir auf Bälle ... wir bauten Seifenkisten, und merkten erst unten am Berg, dass wir die Bremse
vergessen hatten !
 
 
 Pedagojik sorumlu oyuncakları kendimiz yapardık. Doldurma toplar, kızaklar. Çoğunlukla fren tertibatı eklemeyi unuttuğumuzu dağın tepesinde anlardık.
 
........................
Wir spielten Strassenfussball, und nur wer gut war, durfte mitspielen. Wer nicht gut genug war, musste zuschauen und lernen, mit der Enttäuschung umzugehen !
Da half nur Training !
 
Sokata futbol oynardık. İyi olan oynardı. Kötü olan seyrederek öğrenmek zorundaydı. Tabi tek şansı antrenman yapmaktı.

...................
Und das ging auch ohne Kinderpsychiater und 
Rorschach-Test !
 
 
 
 tüm bunlar Çocuk psikolojisi ve testleri olmaksızın yürüdü.

............................
In der Schule gab es auch dumme Schüler.
Sie gingen und kamen gleichzeitig mit den anderen und wir hatten den gleichen Lehrstoff.
Manchmal mussten sie ein Jahr wiederholen und darüber wurde
nicht diskutiert. 
Auch nicht am Elternabend. 
 
Der Lehrer hatte immer recht !
 
Okulda aptal öğrenciler de vardı hep aynı sınıfta okuyan. Bazen bizde sınıf tekrarı yapardık ama tartışmadan. Veli toplantısında da tartışılmazdı.

Öğretmen her zaman haklıydı. (Burası çok hoş!)

 
 ....................

Wir machten unsere Pausenbrote selber, nahmen am Morgen einen Apfel mit
und wenn wir das vergassen, konnte man in der Schule nichts kaufen !
 
Yiyeceğimizi kendimiz hazırlardık. Sabahları elma almayı unutursak okulda alma şansımız yoktu.

.................................
McDonalds … Burger-King … Döner-Bude 
Snack-Bar … Imbiss-Stand … Pizza-Ecke
M-Take-Away … Selecta-Automat
 
Fehlanzeige !
 
 Bulunamadı. Hata!
 
 
................................
Zur Schule gingen wir
(auch im Winter)
zu Fuss !
 
Schulbusse u.s.w. … ?
 
 Okula yaya giderdik. Kışın da...
 
 Okul servisi vb ...?


.....................
Wenn deine Mutter zum Abschied in der Türe stand oder dir aus dem Fenster nachwinkte, warst du eine Memme ...
 
Und kam sie sogar als „Begleitschutz' mit, na dann „Gute Nacht' !
 
 
 Eğer annen kapıdan uğurlar veya pencereden bakarsa karizma çizilirdi.
 Sadece geceleri "iyi geceler" demesi ağır gelmezdi.


.....................
Und wenn du dich wirklich in echte Gesetzeskonflikte gebracht hattest, dann waren die Eltern schnell mit der Polizei einer Meinung ! Sie holten dich zwar auf der Wache ab,
aber nicht um dich rauszupauken !
Daheim ging das Verhör gnadenlos weiter ...
ohne Jugendberater, Sozialarbeiter und anderen pädagogischen „Schöngeistern' !
 
Eğer bir gün burnun gerçekten moka bulaşırsa ailen gelip karakoldan alırdı ama hesap evde acımasızca devam ederdi.
Gençlik danışmanı, sosyal danışman, pedagoji uzmanı vs yoktu.

..........................
Unsere Taten hatten Konsequenzen und wir konnten uns nicht verstecken !
 
Kinder-Sorgentelefon ? Ach was !
 
 
 Bizim eylemlerimizin sonuçları vardı ve biz hiç bir şeyi saklayamazdık.
 
Çocuk danışma hattı? Aman nerede...

...............
Wir waren frei ...
und hatten Pech,
aber auch Erfolg und
trugen Verantwortung !
 
Und mussten lernen damit umzugehen !
 
 Serbesttik...
Şanssızlıklarımız da vardı, başarılarımız da...
Ama her durumda sorumluluk taşırdık.
 
 Öğrenmek ve geçinmek zorundaydık.

....................

Unsere Generation hat viele Menschen hervorgebracht, welche Probleme lösen können, die innovativ arbeiten und dafür Risiken eingehen - und die Folgen nicht scheuten ... !
 
 
 Bizim generasyon; problem çözen, yenilik için risk alan ve sonuçlarından korkmayan/utanmayan insanlar yetiştirdi.
 
..............
Gehörst D U auch dazu ?
 
 
 Sen de onlardan mısın?
 
..................
Gratuliere !
 
 
 Kutlarım.
 
.....................
Wir waren HELDEN !
 
 
 Biz gerçek kahramanlarız.
 
....................
Geboren nach 1978 ?
 
 
 1978 den sonra doğanlar?
 
.......................................
Verdammt eigensinnig und erst noch weitergelesen, hä ?
 
 
 Lanet ve inatçı hala okumaya devam mı ettin yoksa. Ha?
 
.......................
Jetzt weisst du,
 
was wahre Helden sind !
 
Şimdi gerçek kahramanların kimler olduğunu biliyorsun.
 
 
...................................
Schau in den Spiegel und 
schicke dann dies ruhig weiter !
Auch an die, die nach
1978
geboren sind ... !
 
Sie können die „neuen' Helden von morgen sein ...

Aynaya bak. Bir gün siz de yarının gerçek kahramanları olacaksınız.


Gmznr

  • ALTIN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 1509
  • Toplam Konu: 38
  • Süper Puan: -50144
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 01/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #13 : 05 Temmuz 2009, 21:41:02 »
Çok teşekkür ederim halkapınar. Bunu bekleyerek yazmamıştım ama sevindim çevirdiğinize :)


 
Alıntı Yap (Seçim)
1978 den sonra doğanlar?

Lanet ve inatçı hala okumaya devam mı ettin yoksa. Ha?

 :sad:


Akngn

Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #14 : 05 Temmuz 2009, 22:08:51 »
Doksan ikiliyim ama çok tanıdık şeyler gördüm yazıda. Sanırım biraz geriden takip ediyorum Almanya'yı.

Nulla é Reale, tutto é lecito. Requiescat in pace.

Müdür

  • Yakut
  • *
  • Location: İstanbul
  • Toplam İleti: 388
  • Toplam Konu: 45
  • Süper Puan: -48285
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #15 : 05 Temmuz 2009, 23:31:08 »
Belki de fazla televizyon izliyorsunuz.:=)

Büyüdüğünüz dönemle alakalı olduğunu söyleyebilirim. Sonuçta 200 yıl önce yaşamış biri geçmişi böyle hayal etmez.

Laf , laf, laf

Gmznr

  • ALTIN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 1509
  • Toplam Konu: 38
  • Süper Puan: -50144
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 01/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #16 : 05 Temmuz 2009, 23:54:29 »
Yok hayır. Çok nadir televizyon seyrederim :)
Ama etkisi olduğu bir gerçek, fotoğrafların daha çok. Sanırım bu yüzden :)


AnTiMaSKe

Ynt: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #17 : 06 Temmuz 2009, 00:44:29 »
Bu bir sorun değil, iç dünyanız size özgü. İstediğiniz gibi hayal edebilirsiniz :)


fırtına

Cvp: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #18 : 11 Ağustos 2009, 17:32:34 »
Renksiz tv ler daha güzel keşke yine öyle olsa. Daha masum geliyor bana. Belkide o dönemler öyleydi ondan.


EngineerInDefenceInd

  • AS Üye-Kupa
  • *
  • Toplam İleti: 7861
  • Toplam Konu: 279
  • Süper Puan: -47674
  • PuanBank: 0
  • Dönmemek üzere GİTTİ!!!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
« Yanıtla #19 : 11 Ağustos 2009, 18:02:06 »
Ben eski RTL zamanlarını özledim.
porno olmayan ama çok erotik olan güzel alman filimleri yayınlanırdı...Annemler yatsa da gidip seyretsem diye kasardım, çızırtılı bulanık falan seyrederdim , ertesi gün de arkadaşlarla geyiğiini yapar, seyretmeyenlerle dalga geçerdik..


Sahi o "porno olmayan", eski alman erotik filmlerini indirip arşivleme şansımız olan bir site biliyor musunuz? PM'den yollayabilirsiniz .

:D

"ALLAH" İNSANLARIN YARATTIKLARI BİR KAVRAMDIR. 
ليس هناك شيء يسمى الله ، والله ليست سوى مفهوم وهمي   
Türban kadına yapılan ve kadının kendisine yaptığı en büyük hakarettir.
----h t t p : / / sexyhuri.blogspot. c o m (adresi copy paste ettikten sonra boşlukları siliniz)---



Geçmişi siyah-beyaz hayal etmek ?
 

Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
407 Gösterim
Son İleti 01 Mayıs 2010, 12:36:57
Gönderen: nanay
0 Yanıt
492 Gösterim
Son İleti 01 Eylül 2010, 11:53:32
Gönderen: naked
12 Yanıt
3388 Gösterim
Son İleti 06 Ekim 2010, 00:53:19
Gönderen: redyellow
1 Yanıt
4046 Gösterim
Son İleti 21 Temmuz 2013, 10:36:22
Gönderen: plaster
2 Yanıt
2227 Gösterim
Son İleti 06 Aralık 2012, 01:51:04
Gönderen: gececi



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak