Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 2 Açılan Konular: 1 Okunan sayfa sayısı: 46213 Online Üye ve Ziyaretçi: 1022

GönderenKonu: The Whole English  (Okunma sayısı 3454 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
The Whole English
« : 28 Haziran 2009, 17:15:50 »

Hi there. I decided to share my English notes with the forum people for both re-newing my memory and helping any other individual or group that want to learn English. "The Whole English" is the name of my notebook which i started writing early in this year but never completed. :D With this topic, i believe i can finish my notes. So the benefits will be for both of us. (Readers-you and writer-me)

Merhabalar. İngilizce notlarımı burada yayınlamaya karar verdim. Böylelikle hem hafızamı yenilemeyi hem de İngilizce öğrenmek isteyenlere yardım etmeyi amaçlıyorum. Başlıktaki, "The Whole English" İngilizce defterime verdiğim addır ve defterimde İngilizceyi kapsamlı bir şekilde not etmeyi amaçladım. Aslında bu notları bu yılın başlarında toparlamaya başlamıştım ama çok az bir yol kat edebildim (biraz tembellikten) ve dolayısıyla bitmiş değil. Ama burada açtığım bu konu ile, hem notlarımı bitirebileceğimi hem de sizlere yardım edebileceğimi düşünüyorum.
Burada yazdıklarım, olabildiğince sade ama konuların her noktasını ele alan türden bir derleme olacak. Ayrıca İngiliz fonetik alfabesini de işlemeyi düşünüyorum. Umarım yarım kalmaz. :)

"The Whole English" notebook is completely dedicated to the Turkish nation.

Öncelikle okuyunuz!
1- Yazdıklarım bütünüyle Britanya İngilizcesine göredir. Amerikan İngilizcesi, Kanada İngilizcesi gibi yerel farklılaşmalar dikkate alınmayacaktır. Ayrıca telaffuz için İngiliz Aksanı kullanılacak, İskoçya ya da Galler gibi yerel aksanlara yer verilmeyecektir. (Zaten Amerikan dışında aksanlara rastlamanız zor bir olasılık.)

2- Yazdıklarım İngilizce açısından sıfır bir kişi için değil, başlangıç bilgisine sahip insanlar içindir. Aslında başlangıç bilgilerini de vermek isterdim ancak hem çok zaman alıyor, hem de birçoğumuz başlangıç denilen şeyi okullarda yapıyoruz. Dolayısıyla bu konuda bir sorun yaşanacağını sanmıyorum.

3- Anlamını bilmediğiniz sözcükleri ya da anlayamadığınız kısımları gönül rahatlığıyla sorabilirsiniz.

4- Yalnız lütfen, benden özellikle bir kısmı istemeyin, çünkü kendi notlarımın sırasına göre gidiyorum ve de bu sıralama öğrenme açısından daha yararlı olacaktır.

5- İngilizce kolay bir dildir, kafanızda büyütmeyin asla. Öğrendikçe kolay olduğunu anlayacaksınız.

Herkese Başarılar Dilerim... M







Part 1 - Pronunciation Table, Short Forms and Labels (IPA-International Phonetic Alphabet for English)
Birçok İngilizce sözlük, sözcüklerin geniş açıklamalarının yanında telaffuzlarını da içerir. Bunun için "Uluslararası Fonetik Alfabesi" kullanılır. Bu alfabe dünya üzerindeki bütün dillerin seslerini içeren bir alfabedir ve aslında okunma mantığı olarak Türkçe ile aynıdır.

Ayrıca, yapılan genel kısaltmaları öğrenmek de İngilizce açısından önemlidir.

Pronunciation Table
Consonants
(Sembol [IPA] ==> Örnek Sözcük ==> Açıklama)

p ==> pen ==> Türkçedeki "p" sesini tam karşılar.
b ==> back ==> Türkçedeki "b" sesini tam karşılar.
t ==> ten ==> Türkçedeki "t" sesini tam karşılar.
d ==> day ==> Türkçedeki "d" sesini tam karşılar.
k ==> key ==> Türkçedeki "k" sesini tam karşılar.
g ==> get ==> Türkçedeki "g" sesini tam karşılar.
f ==> fat ==> Türkçedeki "f" sesini tam karşılar.
v ==> view ==> Türkçedeki "v" sesini tam karşılar.
s ==> soon ==> Türkçedeki "s" sesini tam karşılar.
z ==> zero ==> Türkçedeki "z" sesini tam karşılar.
h ==> hot ==> Türkçedeki "h" sesini tam karşılar.
m ==> sum ==> Türkçedeki "m" sesini tam karşılar.
n ==> sun ==> Türkçedeki "n" sesini tam karşılar.
l ==> let ==> Türkçedeki "l" sesini tam karşılar.
r ==> red ==> Türkçedeki "r" sesini tam karşılar.
ʃ ==> ship ==> Türkçedeki "ş" sesini tam karşılar.
ʒ ==> pleasure ==> Türkçedeki "j" sesini tam karşılar.
tʃ ==> cheer ==> Türkçedeki "ç" sesini tam karşılar.
dʒ ==> jump ==> Türkçedeki "c" sesini tam karşılar.
j ==> yet ==> Türkçedeki "y" sesini tam karşılar.

θ ==> thing ==> Türkçede yoktur. t ile s arası bir ses denk gelir. Çıkartmak için dilin ucu dişler arasından çıkartılır ve sertçe t denmeye çalışılır. Peltek t olarak bilinir. =)

ð ==> then ==> Türkçede yoktur. t ile d arası bir sese denk gelir. Çıkartma tekniği peltek t ile aynıdır. Ancak t yerine d söylenmeye çalışılır.

x ==> loch ==> Türkçede yoktur. h ile k arası bir sese denk gelir. Sertçe söylenmiş ve genize sıkıştırılmış bir h gibidir.

ŋ ==> sung ==> Türkçede yoktur. ng demek gibidir ancak g söylenmez tam olarak. Yalnızca g sesine giriş yapılır ve böylece uzatılmış n gibi bir ses elde edilir.

w ==> wet ==> Türkçede yoktur. Sözcüklerin başında bulunur. v'den önce u varmış gibi okunur ancak u'nun yalnızca son kısmı söylenir.





Vowels
      Short
ı ==> bit ==> Türkçede yoktur. ı ile i arası bir sese denk gelir.
æ ==> cat ==> Türkçede yoktur. A ile e arası bir sese denk gelir.
u ==> actual ==> Türkçede yoktur. Hızlıca ıu söylenişi gibidir.
ə ==> about ==> Türkçede yoktur. a ile ı arası bir sestir. Schwa adı verilir.
ɒ ==> dog ==> Türkçede yoktur ancak o sesine çok benzer. Birazcık a eklenmiş halidir diyebiliriz.
e ==> bed ==> Türkçedeki "e" sesini tam karşılar.
ʌ ==> cut ==> Türkçedeki "a" sesini tam karşılar.
ʊ ==> put ==> Türkçedeki "u" sesini tam karşılar.
i ==> happy ==> Türkçedeki "i" sesini tam karşılar.
     
     Long Vowels
i: ==> sheep ==> Türkçedeki "i" sesinin uzatılmış halidir.
ɜ: ==> bird ==> Türkçedeki "ö" sesinin uzatılmış halidir.
a: ==> father ==> Türkçede yoktur. Uzatılmış a sesinin sonuna ğ eklenmiş halidir diyebiliriz.
ɔ: ==> four ==> Türkçede yoktur. Uzunca oğ denmesi gibidir.
u: ==> boot ==> Türkçede yoktur. Uzunca ıu denmesi gibidir.

     Diphthongs
Bu sesler birden çok seslinin hızlıca söylenmesiyle oluşur ve tek bir ses sayılırlar.

eı ==> make ==> Hızlıca ei denmesine benzer.
aı ==> lie ==> Hızlıca ai denmesine benzer.
ɔɪ ==> boy ==> Hızlıca oi denmesine benzer.
əʊ ==> note ==> Hızlıca ıu denmesine benzer. Ancak buradaki ı schwa'dır. Yani ı ile a arası bir sestir.
aʊ ==> how ==> Hızlıca au denmesine benzer.
ıə ==> real ==> Hızlıca iı denmesine benzer ancak i, ı ile i arası, ı da ı ile a arası bir sestir yani schwa'dır.
eə ==> hair ==> Hızlıca eı denmesine benzer. I schwa'dır.
ʊə ==> sure ==> Hızlıca uı denmesine benzer. I schwa'dır.
iə ==> peculiar ==> Hızlıca iı denmesine benzer. /ıə/'dan farkı, i'nin daha belirgin oluşudur.
uə ==> actual ==> Hızlı bir biçimde ıuı denmesi gibidir. İkinci ı schwa'dır.

Kullanılan Diğer Semboller
' ==> Ana vurgunun olduğu yeri gösterir.
, ==> Ara vurgunun olduğu yeri gösterir.

Eğer iki sembolü üst üste görürseniz, bazı insanların üstteki sembolü bazılarının alttakini kullandığını ve ikisinin de geçerli olduğunu belirtir bu.

Fonetik alfabesi ile yazılırken / ile başlanır ve / ile bitirilir. Örnek:
yaşamak /jaʃamak/
kaçamak /katʃamak/

Bazı Önemli Kısaltmalar
adj. ==> adjective ==> önad
adv. ==> adverb ==> belirteç
n. ==> noun ==> ad-nesne
pron. ==> pronoun ==> adıl
v. ==> verb ==> eylem
sb. ==> somebody ==> biri - belgisiz adıl
sth. ==> something ==> bir şey - belgisiz adıl
asap ==> as soon as possible ==> olabildiğince çabuk/hızlı/erken anlamına gelen bir kısaltma.


İngiliz Alfabesi
Aa, Bb, Cc, Dd, Ee, Ff, Gg, Hh, Ii, Jj, Kk, Ll, Mm, Nn, Oo, Pp, Qq, Rr, Ss, Tt, Uu, Vv, Ww, Xx, Yy, Zz
/eı/, /bi:/, /si:/, /di:/, /i:/, /ef/, /dʒi:/, /eıtʃ/, /aı/, /dʒeı/, /keı/, /el/, /em/, /en/, /əʊ/, /pi:/, /kju/, /a:/, /es/, /ti:/, /ju:/, /vi:/, /dʌblju/, /eks/, /vaı/, /zed/


Eklemeyi unutmuşum bu arada: Fonetik için şu bağlantı adresinde çok güzel bir flash scripti var seslerle birlikte. Yararlı olacaktır...
http://www.teachingenglish.org.uk/try/activities/phonemic-chart

« Son Düzenleme: 08 Temmuz 2009, 19:55:56 Gönderen: M »
Otel yakan adamın ağzından eninde sonunda sal-ya akar, ağzından sal-ya akan adam eninde sonunda otel yakar. Buna amcaoğulları, kuzenler, kardeşler, teyzeoğulları da dahildir.

Gmznr

  • ALTIN Üye
  • *
  • Location: İzmir
  • Toplam İleti: 1509
  • Toplam Konu: 38
  • Süper Puan: -49238
  • PuanBank: 0
  • Katılım: 01/2009
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: The Whole English
« Yanıtla #1 : 02 Temmuz 2009, 15:14:39 »
Teşekkürler M. İlerleyen aşamalarını merak ediyorum bu notların.

...yenenler, yenilenlerin dikişsiz ak gömleğine sildiler kılıçlarının kanını...

M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: The Whole English
« Yanıtla #2 : 02 Temmuz 2009, 16:49:42 »
Part 2 - Present Simple
[/b][/size]

        *FORM
    Affirmative
    I/You/We/They (Bunları first pronouns olarak yani F.P olarak adlandıracağım.) + Verb
    He/She/It (Bunları ise second olaran yani S.P olarak adlandıracağım.) + Verb + _s/_es

Spelling Rules[Eylemlerin çoğu -s ekini alırken, -ss, -sh, -x, -ch, -o ile bitenler -es eki alır.] (Ex: want ==> wants, breach ==> breaches)

    Negative
    F.P + do not (don't) + Verb
    S.P + does not (doesn't) + Verb (Negatif formda ek almaz, buraya dikkat...)

    Question, Negative Question and Short Answer
    Do + F.P + Verb / Don't + F.P + Verb   ==> Yes, + F.P + do / No, + F.P + don't
    Does + S.P + Verb / Doesn't + S.P + Verb ==> Yes, + S.P + does / No, + S.P + doesn't

         *USE

+ Doğa kanunları, genelgeçer doğrular ya da herkes tarafından veya kişinin kendisi tarafından doğru kabul edilen yargılar için;  (Ex: Water boils at 100 C.)

+ Rutin olarak ya da genel olarak, yapılanlar için;
(Ex: The birds return to the island every spring.)

+ Belli bir zamana bağlanmış ancak düzenli olarak yapılan eylemler için;
(Ex: The club meets at 7 o'clock every sunday.)

+ Kitapların, oyunların ya da filmlerin senaryolarını, ya da kendimize ait bir anıyı anlatırken;
(Ex: Darth Vader seeks out for Luke Skywalker and sets a trap for him at the Cloud City. After a grim fight for Luke, Vader cuts his hand and tells him that he is Luke's father. -Hangi spastik baba oğlunun elini keser ama değil mi?-)

kullanılır.



        *Yes/No Questions and Short Answers
Present Simple Tense ile evet ya da hayır ile cevaplandırabileceğimiz soru cümleleri oluşturabiliriz. (Aslında tüm sade soru cümleleri buna girer.) Ancak buradaki durum, hem bu tense'in bu amaçla en yaygın olarak kullanılması hem de İngilizce soru yapısına giriş yapmaktır. (Ex: Does water boil at 80 C? ==> No, it doesn't.)

Ayrıca örnekte, uzun uzun yanıt vermek yerine kısa yanıt tercih edilmiştir.

        *Question Words
Soru sözcükleri evet/hayır sorularının önlerine getirilir.
why ==> neden
when ==> ne zaman                         
where ==> nerede/neresi
who ==> kim
what ==> ne
how ==> nasıl


(Ex: Why do we eat?        -     Do we eat kısmı yes/no question bölümüdür. Why bu bölümün başına getirilir ve yepyeni bir soru cümlesi elde edilir.)



Note[Burada dikkat edilmesi gereken, cümlenin öznesini soran bir soru oluşturduğunuzda, ki bunun için what veya who sözcüklerini kullanmanız gerekecek, soru formunu kullanmamanız gerektiğidir.]
(Ex: Who runs everyday regularly?    -   Who does run everyday regularly? kullanımı yanlıştır.)

[Soru sözcüğü özne yerine geçer.
Ayrıca form bölümü için, eyleme gelen ek yalnızca pozitif formda geçerlidir, diğer formların hiçbirinde -negatif, soru, olumsuz soru- hiçbirinde eylem ek almaz bu tense'te. Ve ek yalnızca özne he/she/it ya da dengi bir ad ise geçerlidir. First Pronouns olarak belirttiklerim asla ek almaz.]







Kolay değil mi?


Part 3 - Present Continuous



        *FORM
    Affirmative
    I + am ('m) + Verb + _ing
    You/We/They + are ('re) + Verb + _ing
    He/She/It + is ('s) + Verb + _ing
   
    Negative
    I + am not ('m not) + Verb + _ing
    You/We/They + are not ('re not/aren't) + Verb + _ing
    He/She/It + is not ('s not/isn't) + Verb + _ing

    Question, Negative Question and Short Answers
    Am + I + Verb + _ing
    Are + You/We/They + Verb + _ing
    Is + He/She/It + Verb + _ing

    Am + I + not + Verb + _ing
    Aren't + You/We/They + Verb + _ing
    Isn't + He/She/It + Verb + _ing

    Yes, i am / No, i am not.
    Yes, you/we/they are. / No, you/we/they aren't
    Yes, he/she/it is. / No, he/she/it isn't.

Spelling Rules1) Tek heceli, sonu bir sesli, bir sessiz ile biten eylemlere _ing eklenirken sonraki ünsüz çift yazılır ve _ing eklenir. (Ex: get-getting, let-letting, put-putting)

2) Sonunda -e olan eylemlerde -e atılır ve _ing getirilir. (Ex: Write-writing, choose-choosing)

3) İki heceli olup, bir sesli bir sessiz ile biten sözcüklerin genellikle son sessizleri çift yazılır ve _ing eklenir. (Ex: travel-travelling)

4) Diğer eylemler değişime uğramadan -ing alırlar. (Ex: play-playing)

        *USE
    + Konuşma anında gerçekleşen ve sonuçlanmamış eylemler için; (Ex: I'm doing my homework.)
    + Devam eden, bitmemiş ancak konuşma anında da etkin olarak gerçekleşmeyen eylemler için; (study, work, learn, read gibi fiiller ile) (Ex: I'm studying electronics engineering.)
    + Değişmekte olan durumları anlatmakta; (become, get, grow, change, increase gibi eylemler ile) (Ayrıca more and more gibi ifadeler ile de...) (Ex: The Earth is becoming warmer. More and more people are leaving from the village.)
    + Gelecekte yapılmak üzere düzenlenmiş durumlar için; (bu durumda bir zaman ifadesi kullanmanız gerekir.)
(Ex: We are going to İzmir tomorrow morning.)

NoteBirden çok eylem içeren cümlelerde yardımcı eylem tekrarlanmaz. (Ex: I'm cleaning the house and (burada am yardımcı eylemini tekrarlamak yanlıştır) washing dishes.

    *Present Continuous and Present Simple

The Earth moves around the Sun. (Present Simple = Bilimsel bir gerçek. Sürekli olan bir olay.)
The floor is moving! It's an Earthquake. (Present Continuous = Konuşma anında gerçekleşen olay. Sürekli gerçekleşen bir olay değil. O ana özgü...)

Most scientists work with computers. (Present Simple = Genelgeçer bir yargı. Konuşma anında değil, her zaman geçerli olan genel bir olay.)
I'm working on my science project. (Present Continuous = Olay konuşma anında gerçekleşiyor. Tek seferlik bir olay.)

+ Present Continuous olay belirten eylemlerle kullanılır. Eğer bir durum, görüş ya da his belirten durgun bir eylem kullanacaksak, Present Simple'ı tercih etmeliyiz.

Düşünce ve görüşler için; think, understand, know, suppose, believe, want, remember, forget, depend, agree,
Hisler için; like, love, hate, feel, prefer, need,
Duyular için; hear, see, smell,
Sahiplik belirtmek ya da varlık belirtmek için; belong, contain, have, seem, weigh, mean, include,

kullanacağımız bu eylemlerin hepsi present simple tense ile kullanılır. Present Continuous kullanırsak yanlış olur.

+ Ancak bazı eylemler hem etkin (olay bildiren) hem de durgun (duruş, durum bildiren) anlamlara sahip olabilir. Bu anlamlar da yine Present Simple ya da PResent Continuous kullanımına göre değişir.

think, Present Simple ile düşünce, görüş belirtirken
         Present Continuous ile bir şeye karar vermek anlamında kullanılır. (Karar aşamasını bildirir, karar verilmemiştir.)
         (I think it's a good idea. / I'm thinking about it.)

have, Present Simple ile sahiplik belirtirken,
        Present Continuous ile eylem belirtir.
         (It has four legs. / I'm having some great time here.)

feel, Present Simple ile, tanım, özellik belirtirken
       Present Continuous ile hissetmek anlamında kullanılır.
         (The surface feels hard. / I'm feeling sick.)

see, Present Simple ile görmek anlamında kullanılırken,
       Present Continuous ile görüşmek, buluşmak anlamında kullanılır.
         (I see a snake over there! / I'm seeing Pelin tomorrow.)

« Son Düzenleme: 25 Temmuz 2009, 19:50:28 Gönderen: M »

M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Ynt: The Whole English
« Yanıtla #3 : 25 Temmuz 2009, 19:43:42 »
Part 4 - Past Simple

        *FORM
    Affirmative
     Subject + Verb2 / Verb + _ed (Özne fark ettirmez.)

    Negative
    Subject + did not (didn't) + verb

    Question, Negative Question, Short Answers
    Did + subject + verb?     Yes, subject + did.
    Didn't + subject + verb?    No, subject + didn't.


Spelling Rules+ -e ile biten eylemler -d alır. (decide - decided)
+ Bir sesli, bir sessiz ile biten tek heceli eylemlerde son sessiz çiftlenir ve -ed eklenir. (stop - stopped)
+ Diğer tek hecelilerde -ed eklenir. (wait - waited)
+ Sesli ve sessizden sonra -y ile biten eylemlerde -y atılır ve -ied getirilir. (study - studied)
+ Sesliden sonra -y gelirse, -ed eklenir, -y'ye dokunulmaz. (play - played)
+ Sesli ve sessiz ile biten çift heceli eylemlerde vurgu ilk hecedeyse -ed eklenir, son hecedeyse sondaki sessiz tekrarlanır. (profit - profited, prefer - preferred)

+ Birçok eylem bu kurallara uymaz ve kendine özel Past Simple formuna sahiptir. Bunlara düzensiz elemler denir ve Past Simple yaparken, kendi formları kullanılır. V2 - ikinci hal, ya da Past (doğru söyleniş budur) olarak adlandırılan bu eylemler, hiçbir kurala sahip değildir ve bilinmeleri gerekir. (see - saw, write - wrote, swim - swam, put - put)     

        *USE

+ Geçmişte yapılmış ve bitmiş olan bir olay için belirli bir zaman bilgimiz varsa; (Ex: I bought a new car yesterday. Alexander's army marched through Anatolia.)

+ Bir hikayedeki art arda gelen olayları anlatmak istediğimizde; (Ex: After a few seconds, i came into house and they began to crawl.)

+ Geçmişte yapılan ve sonlanmış davranışlar, rutin olaylar ya da sık yapılan herhangi bir şey anlatacağımızda (bu durumda genellikle bir zaman ifadesi kullanırız) (Ex: I played basketball everyday when i was a teenager.)

[box title=Past Simple İle KUllanılan Zaman İfadeleri]
yesterday, last night, last week, on Tuesday, last year, at 6:30, an hour ago, after that, in 1754, in January
[/box]


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #4 : 28 Temmuz 2009, 17:26:01 »
Part 5 - Used to Do, Past Continuous

        *FORM
    Affirmative
    I/He/She/It + was + Verb + _ing
    You/We/They + were + Verb  + _ing

    Negative
    I/He/She/It + was not (wasn't) + Verb + _ing
    You/We/They + were not (weren't) + Verb + _ing

    Question, Negative Question and Short Answers
    Was + I/He/She/It + Verb + _ing
    Were + You/We/They + Verb + _ing

    Wasn't + I/He/She/It + Verb + _ing
    Weren't + You/We/They + Verb + _ing

    Yes, I/He/She/It + was
    No, I/He/She/It + wasn't

    Yes, You/We/They + were
    No, You/We/They + weren't


        *USE

+ Geçmiş zamanda bitmemiş, devam eden eylemler için; (Ex: When I arrived, six people were waiting at the station.)

+ Geçmiş zamanda devam eden ve ani bir olay ile aynı zamanda gerçekleşen durumları anlatmak için; (Ex: While we were duing the maths test, the fire alarm went off.)

+ Aynı zamanda gerçekleşmekte olan iki eylemi anlatırken; (Ex: My brother was watching TV, while I was studying for my exams.)

+ Anlatımda arkaplanda gerçekleşen olaylar için ya da anlatımı kuvvetlendirmek için; (Ex: The rainforest was full of sounds. Birds were calling from the trees and thousands of insects were buzzing and humming.)

        *While, When

+ While, past continuous ile birlikte, olayın gerçekleşiyor olduğu zamanı belirtmek için kullanılır. Buradaki zaman doğrudan ve belli bir zaman olmak zorunda değildir. (Ex: While I was trying to sleep, they killed the president. Bu olayda örneğin, zaman bir olaya bağlanmıştır.)

+ When, past simple ile eylem bildirmek için kullanılır. (Ex: When they killed the president, i was trying to sleep. The wound was bleeding, when he hit me.)

+ Ayrıca when yerine ddaha farklı ifadeler de kullanabiliriz. (Ex: At the moment the earthquake struck, most people were going about their normal lives.)


        *Habits In the Past
+ Geçmişteki huylarımızdan, davranışlarımızdan, hobilerimizden ya da herhangi bir düzenli eylemden bahsederken past continuous yerine used to kalıbını kullanırız. (Ex: I used to play chess.)

+ Zaman bildireceksek eğer, past simple, zaman bildirmeyeceksek used to kullanımı doğrudur. (Ex: I played chess when I was at my six.)

+ Used to kullanımı geçmiş ile bugün arasındaki anlatılan farka vurgu yapar. (Ex: I used to play chess. Yani artık oynamıyorum.)

+ Zaman bildiriminin yanı sıra, sıklık belirteçleri de Simple Past ile kullanılır. (Ex: I played chess everyday, in the past three years before my sixteen.)

        *FORM
     Subject + used to + Verb
     Subject + didn't use to + Verb
     Did + subject + use to + Verb


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #5 : 01 Ağustos 2009, 16:47:34 »
Part 6 - Present Perfect Simple
[/b][/size]

        *FORM
    Affirmative
F.P + have ('ve) + V3 / V+_ed
S.P + has ('s) + V3 / V+_ed

    Negative
F.P + have not ('ve not/haven't) + V3 / V+_ed
S.P + has not ('s not/hasn't) + V3 / V+_ed

    Question, Negative Question and Short Answers
Have + F.P + V3 / V+_ed?        Yes, F.P + have
Haven't + F.P + V3 / V+_ed        No, F.P + haven't

Has + S.P + V3 / V+_ed        Yes, S.P + has
Hasn't + S.P + V3 / V+_ed       No, S.P + hasn't

Spelling RulesSimple Past'ta olduğu gibi, burada da düzensiz fiiller vardır. Daha doğrusu aynı düzensiz fiillerin V3 halleri vardır. Dolayısıyla, düzensiz fiillerin üç halini de öğrenmiş oluyoruz. Sırasıyla, infinitive, past ve past participle olarak geçiyorlar. Diğer fiiller aynı kurallar ile _ed alıyor. (Ex: wait-waited-waited, see-saw-seen)

        *USE
+ Geçmiş zamanda gerçekleşen ancak zaman belirtilmemiş eylemler için; (Burada genellikle eyleme vurgu yapılır.) (Ex: Someone has broken a window in our classroom.)

+ Bir zaman aralığında birinin neler tamamladığını ya da bitirdiğini anlatmak için; (Ex: She has cleaned the room and she has washed the dishes.)

+ Birinin bir şeyi kaç kez yaptığını, tecrübe ettiğini ya da bir şeyin kaç kez gerçekleştiğini anlatmak için; (Ex: Scientists have found more then 30 unknown insects.)

+ Tecrübelerimizden bahsederken; (Ex: I've travelled by plane but i haven't flown in a helicopter.)

+ Değişimlerden bahsederken; (Bu durumda geçmiş ile günümüz arasındaki farka vurgu vardır.) (Ex: The Earth has become much warmer.)

        *The Words and Phrases With Present Perfect

just, recently = yeni, az önce, son günlerde gibi anlamlara gelir.
(Ex: Someone has just broken a windows. Scientists have recently found more than 30 unknown insects.)

ever, never = literal anlamda ikisi de hiç anlamına gelir. Ancak ever, bütün zaman içerisinde en az bir kez ifadesini kapsarken, never hiçbir zaman anlamına gelir.
(Ex: Have you ever flown in a helicopter? I have never travelled by plane.)

already = Beklenilenden daha erken anlamındadır.
(Ex: I've already cleaned my room. It wasn't that dirty.)

yet = Kullandığımız yerdeki eylemin bitmiş olması gerektiğini ya da kısa süre içerisinde bitmesini beklediğimizi anlatır. Türkçedeki daha anlamındadır.
(Ex: Have you finished yet? Daha bitiremedin mi?)

not ... yet = Henüz gerçekleşmemiş olan anlamı katar. Ancak gerçekleşmesini bekliyoruzdur. Türkçedeki henüz anlamındadır.
(Ex: I haven't decided yet.)

        *For and Since

For = Belirli bir zaman uzunluğu bildirmek için kullanılır. (Ex: She's worked here for ten years.)

Since = Belirli bir zamandan beri anlamındadır. (Ex: She's worked here since her twenty.)

        *Been And Gone

Been, be eyleminin üçüncü halidir. Present Perfect kullanımında tecrübe anlatır ve sürekli bir durum belirtmez. (Ex: A number of astranauts have been to the Moon.) Olay gerçekleşmiş ve bitmiştir. Yapılmış olan (tecrübe) anlatılmaktadır.

Gone, go eyleminin üçüncü halidir. Present Perfect ile bir yere gidildiğini ve henüz dönülmediğini bildirir.
(Ex: She's gone to her friend.) Gidilmiş ve henüz dönülmemiştir.


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #6 : 01 Ağustos 2009, 16:55:19 »
Part 7 - Present Perfect Continuous
[/b]

        *FORM
    Affirmative
F.P + have ('ve) + been + V + _ing
S.P + has ('s) + been + V + _ing

    Negative
F.P + have not ('ve not/haven't) + been + V + _ing
S.P + has not ('s not/hasn't) + been + V + _ing

    Question, Negative Question and Short Answers
Have + F.P + been + V + _ing?        Yes, F.P + have
Haven't + F.P + been + V + _ing?        No, F.P + haven't

Has + S.P + been + V + _ing?        Yes, S.P + has
Hasn't + S.P + been + V + _ing?        No, S.P + hasn't

        *USE

+ Son zamanlarda yapılan ve hala deva meden bitmemiş eylemler için; (Ex: What have you been doing lately? I've been revising for my exams.)

+ Yine son zamanlarda yapılan bir eylemin konuşma anını etkilediğini belirtmek için; (Ex: My eyes ache. I've been reading all the day.)

+ Yakın bir geçmişte başlamış olan ve de gelecekte de devam etmesi muhtemel olan eylemler için; (Ex: The climate has been changing.)

+ How long ile soru oluştururken; (Ex: How long have you been studying English?)

+ lately, recently, all (day, week, ...), for, since, every... gibi zaman ifadeleri ile; (Ex: I've been studying all the morning.)


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #7 : 01 Ağustos 2009, 18:20:47 »
Part 8 - Present Perfects Extended and Perfect Aspect
[/b]

İngilizce ve birçok Hint-Avrupa ailesine ait dil, Türkçe ve doğu dillerinde bulunmayan Perfect Aspect'i içerir. Aslında Türkçede de kısmi olarak vardır ancak ayrı bir bakış açısı olarak işlenmemiştir ve işlenebilecek kadar geniş de değildir zaten.

*Öncelikle Past Tense'leri Tekrar Edelim

Past Simple

+ Geçmişte başlamış ve kesin olarak bitmiş eylemler için kullanırız. Ve genellikle elimizde bir zaman bilgisi vardır.

+ Present Simple'ın direkt geçmiş zaman versiyonu olarak kullanabiliriz. Aralarındaki tek fark zamandır.

+ Art arda gelmiş olaylar için kullanabiliriz. Bu, öykü anlatımında kullanılır çoğunlukla.

+ Past Simple ile dikkat edilmesi gereken, bahsi geçen eylemin ya da durumun kesin olarak sona erdği ya da tamamlandığıdır. Günümüz ya da şimdiki zaman ile hiçbir bağlantısı yoktur.

+ Used to özel formu, geçmişte var olan bir durumu anlatır. Ancak burada şimdiki zaman ile aradaki fark vurguludur. (Present Perfect ile karıştırılmamalıdır.) Dolayısıyla belli bir zaman ifadesi kullanmayız.

Durgun eylemler ya da anlık eylemler için:


Görüldüğü gibi, eylem ya düzenli olarak bir süre devam etmiştir. Ya da gerçekleşmiş ve o noktada bitmiştir.

Etkin eylemler ya da süreli eylemler için:


Burada ise eylem etkin olarak bir süre devam etmiş, yine hazin sona ulaşmış, sona ermiştir.



Past Continuous

+ Geçmişte süregelen geniş zamanlı (bir süre devam etmiş) bir eylem için kullanılır.

+ Anlattığımız hikaye, öykü ya da anıda arkaplanı anlatmak için kullanılır.

+ Aynı anda gerçekleşen birden çok eylemi anlatmak için kullanılır.

+ Past Continuous en çok geçmiş zamanda gerçekleşiyor olan ve başka bir eylem tarafından bölünen eylemleri anlatmak için kullanılır. Bunu da when ve while bağlaçlarıyla yaparız.
           Bu kullanımın birkaç şekli vardır. Süren ve ani eylemler ile oluşturabiliriz cümlelerimizi. Ani bir eylem ani bir eylem ile karşı karşıya gelebilir, ya da süren bir eylem ani bir eylem ile bölüne bilir. Ani eylemler ile when kullanılırken süren eylemler ile while kullanılır.

(Ex: When i woke up in the morning, the children were playing tag in the garden outside.)
(= While the children were playing tag in the garden outside, i woke up.)

(Ex: When i got home yesterday evening, she dropped everything in her arms and smiled at me.)
(Ex: When my mother saw me smoking, i quickly ran into the other apartment nex to ours.)


+ Unutulmamalıdır ki Past Continuous da bir past tense'tir ve anlatılanlar bütünüyle geçmişte kalmıştır.






M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #8 : 01 Ağustos 2009, 18:58:32 »
Present Perfect Simple

+ Present Tenseler arasında perfect aspecti yansıtan tenselerden biridir. (Diğeri de present perfect continuous'tur.) Geçmiş ile şimdi arasında bağlantı kurar. Vurguyu zamandan eyleme kaydırır. Eylemin zamanına değil, kendisine ve özellikle günümüze yansıyan sonuçlarına işaret eder. Perfect aspect de budur aslında.

+ Present Perfect ile zamanı bilinmeyen ya da önemsiz olan, veyahut yeni tamamlanmış olan eylemleri kullanabiliriz. Ancak olayın sonuçlarına da işaret edileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla uzun zaman önce gerçekleşmiş bir olay için present perfect simple kullanılmaz. Ayrıca zamanı belli olan bir geçmiş zaman için de...

(Ex: I have read it. ==> Zaten okudum ya da önceden okumuştum.
I read it. ==> Okudum. (Belli bir zaman önce...) )

Someone has broken a windos in our school. ==> Biri bilinmeyen bir zamanda pencereyi kırmıştır. Vurgu kırılma eylemindedir ve burada asıl önemli olan pencerenin hala kırık olduğu, hatta büyük olasılıkla cam parçalarının etrafta saçılmış halde olduğudur.

Someone broke a window in our school. ==> Bir süre önce gerçekleşmiştir ve pencere tamir edilmiştir.

I have just finished my homework. ==> Yeni, biraz önce anlamındadır.
I finished my homework. ==> Aradan belli bir süre geçmiştir. Ödevden sonra farklı eylemler yapılmış, etkisi unutulmuştur.

+ Belirli bir süreç belirtmek için for ve since ile kullanılır. (Ex: I've worked here for three years. I've worked here since my twenty.)

+ Belirli bir zaman ifadesi ile Present Perfect Simple kesinlikle kullanılamaz. Bu nokta çok önemlidir.

+ Present Perfect simple perfect aspect'e uygun olarak birçok yerde kullanılabilir.

*Tecrübelerimizde, "ben ... yapmıştım." kalıbı gibi; burada önemli olan yapmış olmak, tecrübe etmek olduğundan perfect aspect'e girer. Zira olayın sonucunda, günümüz zamanında hava atabilirsiniz. :D

*Bir eylemin yapılma sayısı, "x kez yapmıştım." kalıbı gibi; burada yine önemli olan olayın sonucu ve kaç kez tecrübe edilmiş olduğudur. Yapmış olduğumuz bu eylemin günümüzde bizi nasıl etkilediği belirtilmiştir.

*Henüz başlanmış ancak sonuçlanmamış geniş süreli eylemler; (Ex: I've started to work on my project.) ==> Başlamış ancak sonuçlanmamıştır. Projeye harcanan çaba ya da düşünce gücü perfect aspecte girer. Çünkü bunlar projeye başlanmış olmanın şimdiki zamana dayanan sonuçlarıdır.




Past Simple vs. Present Perfect Simple

+ Past Simple konuşma anıyla ilgisi kalmamış geçmiş olayları anlatırken, Present Perfect simple geçmiş olayları anlatsa da günümüzde etkilerini vurgular. Dolayısıyla olay tam anlamıyla rafa kaldırılmamştır. Zaten PResent Perfect Simple devam eden eylemler için de kullanılabilir. Bir grafik ile açıklayalım:

İngilizcede zamanlar her zaman referans alınan zaman sıkıca bağlıdır. Dört ayrı yılda durumu nasıl ifade edeceğimize bakalım.




1930:
1) The temperature is rising. / The Earth is getting warmer. (Bu kullanımda vurgu anda yaşanan değişimdedir ve değişim devam etmektedir.)

2) The temperature has risen. / The Earth has become warmer. (Vurgu değişmiş olmaktadır. Geçmiş ile bugün karşılaştırılmıştır. Değişimin devam ettiğine dair bir bilgi yoktur ancak önemli olan değişimin etkilerinin yaşanıyor olduğudur. Geçmişte kalmamıştır. Yani değişmiş ve o değişiklik şu anda devam etmektedir.)

1950:
Bu durumda yalnızca ikinci cümlemizi tekrar kullanabiliriz. Çünkü değişim durmuştur ama hala değişimin sonuçlarını yaşarız ve de aslında değişim daha yeni durmuştur. )

2000:
Kilit nokta burasıdır. Değişim durmuştur ve bunu şöyle anlatırız. The temperature rise has stopped.
Aslına bakarsanız bu durma eylemi 1950 yılında gerçekleşmiştir. Ancak hala durmaktadır ve günümüzü de etkilemektedir. İşte Present Perfect Simple'ı ve Perfect Aspect'i en iyi bu örnek açıklar.

2025:
Bu yılda ise her şey geçmişte kalmıştır ve ancak Past Simple kullanabiliriz.

+ Belirli bir zaman ifademiz varsa Past Simple kullanırız. Present Perfect Simple ile kesinlikle zaman ifadeleri kullanmayınız.


Present Continuous/Simple vs. Present Perfect Simple
+ Dikkat etmemiz gereken tek nokta , günümüzde yapmaya devam ettiğimiz bir olayı ne zamandan beri, ya da ne kadar süredir yaptığımızı anlatmak istediğimizde kesinlikle present continuous ya da simple kullanmamamız gerektiğidir.

(Ex: I'm working here for five years. cümlesi kökten yanlış bir cümledir. Doğrusu, i've worked here for five years. tır.)

Present Perfect Continuous

+ Present Perfect Simple'ın devam eden halidir diyebiliriz. PPS'in bitmiş olaylarında PPC devam eder.
(Ex: I've written the letter. ==> Bitmiştir.
I've been writing the letter. ==> Yazma olayı devam ediyordur.)

+ Present Perfect Simple'da bitmiş olayın sonucuyla ilgilenirken, PPC'de devam eden olayın, devam edişinin bizi nasıl etkilediğini anlatırız.
(Ex: I've written the letter. ==> Mektup bitmiştir, sonuçlarına bakarız.
I've been writing the letter. ==> Yazıyoruzdur, büyük ihtimalle elimizde kalem önümüzde kağıt vardır.)

+ Günümüzdeki bir olayın nedeni olarak bir eylemi göstereceğimiz zaman kullanabiliriz. PPS da kullanılabilir ancak PPC ile belli bir zaman almış olaylardan  ya da ardı sıra gelen sonuçlardan bahsederiz.
(Ex: I've quitted smoking. I feel ref_reshed.
I've been running. I am very tired.)

+ Gelecekte de devam edeceği beklenen, değişme durumlarını anlatırken kullanırız. PPS ile farkı geleceği tahmin etmesidir.

(Ex: The climate has changed.
The cilmate has been changing. ==> Büyük olasılıkla gelecekte değişme devam edecektir.)

+ Work, sutdy, stay, live gibi eylemler ile PPS ile PPC arasında çok çok az fark vardır. O da vurgu PPC'de olayın kendisine kayar. Örneğin şikayet edeceğimizde PPC kullanırız bu eylemler ile.





M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #9 : 01 Ağustos 2009, 19:04:35 »
Bonus 1 - Tenses So Far
[/b]

Present Simple: I clean my house. (Evimi temizlerim, sık sık ya da gerektiği zaman... Belli bir düzen ile ya da genel olarak.)

Present Continuous: I'm cleaning my house. (Evimi temizliyorum şu anda. Var mı ötesi? :D)

Past Simple: I cleaned my house. (Evimi geçmişte temizledim. Şu anda tekrar kirlenmiş olabilir.)

Past Continuous: I was cleaning my house. (Evimi temizliyordum. Büyük olasılıkla bir şey oldu ve temizlik bölündü.)

Used to: I used to clean my house. (Evimi temizlemek gibi bir huyum vardı eskiden.)

Present Perfect Simple: I have cleaned my house. (Evimi temizledim. Şu anda pırıl pırıl. Ya da evimi zaten temizledim veya temizlik yeni bitti. Her halükarda ev tertemiz.)

Present Perfect Continuous: I have been cleaning my house. (Evi temizliyordum. Elimde eldivenler, ayağımda botlar, pantolonun paçaları sıyrılmış, tam temizliğin içindeyim.)


=================================================

Oh be, en zor kısımları atlattık. Üstümden yük kalktı. :D


NIBOGO

Cvp: The Whole English
« Yanıtla #10 : 02 Ağustos 2009, 22:50:29 »
Testing!!!!


NIBOGO

Cvp: The Whole English
« Yanıtla #11 : 02 Ağustos 2009, 22:50:52 »
Another test  )!+


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #12 : 05 Ağustos 2009, 22:36:41 »
Test for what?


M

  • PLATİN Üye
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Fatsa/Ordu
  • Toplam İleti: 2234
  • Toplam Konu: 30
  • Süper Puan: -37255
  • PuanBank: 0
  • Türk'üm bu ad her ünvandan üstündür!
  • Katılım: 11/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
Cvp: The Whole English
« Yanıtla #13 : 18 Ağustos 2009, 02:58:57 »
Ne yazık ki söz verdiğim şeyi yapamıyor, yazılarıma devam edemiyorum. Bunun forumumuzla ya da karşılaştığım herhangi bir kötü olay ile hiçbir ilgisi yoktur.

Yalnızca yeterli zaman bulamıyorum ve zaten dolu olan zamanım içerisinde çok zorlandığımı hissediyorum.
Başlattığım bu konuyu tamamlamak isteyen arkadaşlarım olursa, hiç durmasınlar...




The Whole English
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
11 Yanıt
3369 Gösterim
Son İleti 02 Haziran 2012, 11:32:44
Gönderen: pride
1 Yanıt
966 Gösterim
Son İleti 02 Haziran 2009, 23:10:36
Gönderen: hanedan
0 Yanıt
901 Gösterim
Son İleti 24 Ocak 2012, 16:09:42
Gönderen: fyonk



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak