Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 1 Açılan Konular: 0 Okunan sayfa sayısı: 18566 Online Üye ve Ziyaretçi: 907

GönderenKonu: İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli  (Okunma sayısı 2245 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Serdar Yıldırım

  • Gümüş
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Bursa
  • Toplam İleti: 112
  • Toplam Konu: 95
  • Süper Puan: -12496
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 04/2010
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli
« : 07 Ekim 2015, 16:58:43 »

LİTTLE CHİLD
KÜÇÜK ÇOCUK

With pearls in his eyes and pain in his heart
Gözlerinde inci, yüreğinde sancı

The little child is crying being lost in darkness
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk

You mightn't have a house or parents
Belki evin yokmuş senin, anan-baban yokmuş senin

You mightn't have anybody, you might have been scorned
Kimselerin yokmuş senin, belki seni hor görmüşler

Whatever happens and happens
Ne olursa olsun, olsun, ne olursa olsun

The time and the days will pass
Zaman akıp gidecek, günler gelip geçecek

One day might come and you might be consoled little child.
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk.

X X X

With pearls in his eyes and pain in his heart
Gözlerinde inci, yüreğinde sancı

The little child is crying being lost in darkness
Karanlıkta kaybolmuş ağlıyor küçük çocuk

You'd had various troubles making you get lost
Türlü türlü derdin varmış, dertler seni senden çalmış

Strangers had taken the little money you deserve
Hakkın olan üç kuruşu o yabancı eller almış

Whatever happens and happens
Ne olursa olsun, olsun, ne olursa olsun

The time and the days will pass
Zaman akıp gidecek, günler gelip geçecek

One day might come and you might be consoled little child.
Belki bir gün gelecek teselliyi bulacaksın küçük çocuk.





A STREET MAN
BİR SOKAK ADAMI

Many years ago an afternoon
Bundan yıllar önce bir akşamüstü
 
Tired of the arc on the way home
Yorgun, argın eve dönerken

I see him as she passed
Yanından geçerken gördüm onu

Drawn in a dark corner
Çekilmiş bir köşeye karanlıklarda

Bread in his hand, was eating bread
Elinde ekmeği, ekmek yiyordu

By bread additives to tears
Gözyaşlarını ekmeğine katık ederek

Sobbing, crying
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu

I saw a poor, poor me too
Bir fakir gördüm, benden de fakir

I saw a poor, poor me too.
Bir yoksul gördüm, benden de yoksul.

XXX

In a world where man's man crush
İnsanın insanı ezdiği bir dünyada
 
It was not easy for him to live
Yaşamak onun için kolay değildi
 
There was no house, no money had
Ne evi vardı, ne parası vardı
 
What were safe, what car
Ne kasası vardı, ne arabası
 
The streets of his home, loneliness, his friendly
Sokaklar onun evi, yalnızlık onun dostu
 
Years ago, it was an abandoned street children
Yıllar önce terkedilmiş bir sokak çocuğuydu

What has changed in the years after the man was a street.
Yıllar sonra ne değişti bir sokak adamı oldu.





THE OLD MAN'S TEARS
YAŞLI ADAMIN GÖZYAŞLARI

Once upon a time I had watched a play somewhere
Yıllar önce bir yerlerde bir oyun seyretmiştim

There was a curled old man in that play
Bu oyunda iki büklüm yaşlı bir adam vardı

Wearing ragged clothes
Yırtık pırtık elbise vardı üstünde

Having meaningless glance in his eyes
Anlamsız bakışlar vardı gözünde

Being too old, having no energy left, and being deserted,
Yaşı geçmiş, işi bitmiş, terkedilmiş

Left alone, having lived nothing
Yalnız kalmış, yaşamamış ihtiyarın

X X X

His tears had neither stopped nor finished
Yaşlı adamın gözyaşları durup dinmek bilmezdi

He had so much trouble that hadn't ever finished
Dertler ne kadar fazla bitip tükenmek bilmezdi

Breathing was his profit, living was his only ambition
Nefes almak kazancıydı, yaşamak tek amacıydı

Having played the greatest tragedy in the world
Perdesi olmayan bu hayat sahnesinde

On the life stage without curtains
Dünyanın en acıklı oyununu oynadı

He had passed on, do you have a clue?
Göçtü gitti aramızdan, haberin var mı?

END




WHY FALLING IN LOVE WİTHOUT BEING LOVED?
AŞIK OLUP SEVİLMEMEK NEDENDİR?

If eyes see, heart likes and falls in love
Göz görse, gönül sever, aşık olur

The passion to meet lights fire
Kavuşmak tutkusu bir ateş yakar

Reality and dream get mixed into each other
Hayal, gerçek birbirine karışır

One moment comes and arched eyebrows are frowned.
Bir an gelir hilal kaşlar çatılır.

X X X

He had loved a lot of beautiful ones without being loved
Çok güzeller sevmiş, seveni olmaz

He knows that there is no remedy for this trouble
Bilir ki, bu derde çare bulunmaz

The lover also bears the trouble
Seven aşık dert yükünü çeker de

Why falling in love without being loved?
Aşık olup sevilmemek nedendir?

X X X

Days full of hope and expectation
Umutlar, ümitlerle dolu günler

Passed with happiness and grief
Sevinçler, kederlerle geçti günler

We had tried hard but too hard
Çok ama pek çok uğraştık yine de

But couldn't answer the riddle called love.
Aşk denen bilmeceyi çözemedik.


Serdar Yıldırım


Serdar Yıldırım

  • Gümüş
  • *
  • Konuyu Açan
  • Location: Bursa
  • Toplam İleti: 112
  • Toplam Konu: 95
  • Süper Puan: -12496
  • PuanBank: 0
  • www.anindatepki.com
  • Katılım: 04/2010
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli
« Yanıtla #1 : 07 Ekim 2015, 16:59:58 »

YEARS HAVE PASSED SINCE SPLITTING UP

Years have passed since splitting up, who knows where you are?
I could do anything to see you and hear your voice
Your jetblack eyes, your wavy hair are unforgettable
Never think you've been forgotten, you're always on my mind without being forgotten.

Your memory had stayed somewhere deep in my heart
The oppressive years had pulled you away from me
Noone has said 'I love you' except you
Noone has known our love except us
I am left alone and our love has become a song
I have been thinking of you with this song.



AYRILALI YILLAR OLDU

Ayrılalı yıllar oldu, şimdi sen kimbilir nerelerdesin?
Seni görebilmek için, sesini duyabilmek için neler vermezdim
Simsiyah gözlerini, dalga dalga saçlarını unutmak mümkün değil
Unutuldum sanma, her zaman aklımdasın unutulmuş değilsin.

Kalbimin bir köşesinde hatıran kalmış
O zalim yıllar seni benden çekip almış
Bana senden başkası seviyorum demedi
Aşkımızı bizden başka kimse bilmedi
Sensiz kaldım aşkımız bir şarkı oldu
Yıllardır ben bu şarkıyla seni anarım.


THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn't been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so,

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan.



YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun, tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar.

Tavşandan kurtulmak için, bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş.

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan, kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler.




I WOULDN'T LIKE TO BE WITHOUT YOU

I wouldn't like the world if given
If crowns and thrones were promised,
I wouldn't like to stay without you and quiet
It is not so easy to desert you
I wouldn't like it, wouldn't like to be without you.



SENSİZ OLMAK İSTEMEM

İstemem dünyaları verseler
Taçlar, tahtlar vaat etseler
Kalmak istemem tek başıma sensiz, sessiz
O kadar kolay değil senden vazgeçmek
Istemem, sensiz olmak istemem.



ELEPHANT BOY

An African Negro Boy
Had been a magician's apprentice
Had changed himself into an elephant
Instead of changing an elephant into human

While he had been walking,
In the fields and mountains
A huge thorn had pricked his foot
The elephant had felt too much pain

He had asked the lion, the tiger, the eagle
The fox, the wolf, the owl
The rabbit for help
Whoever had seen the elephant had run away.

Mourning and crying
The elephant had returned to his village
His mother, father, uncle
Had escaped from the elephant with childish voice.

But brave Toro
Moro's friend
Hadn't known what fear had been
Had pulled the thorn out.

Moro had been an elephant forever
Hadn't left Toro
Their story had become
Legendary in the world.



FİL ÇOCUK

Afrikalı bir zenci çocuk
Büyücü çırağıymış
Fili insan yapayım derken
Kendini fil yapmış

Dağlarda, bayırlarda
Gezerken ayağına
Kocaman bir diken batmış
Filin canı çok acımış

Aslandan, kaplandan, kartaldan
Tilkiden, kurttan, baykuştan
Tavşandan yardım istemiş
Fili gören korkup kaçmış

Fil ağlana, sızlana
Köyüne geri dönmüş
Anası, babası, amcası
Çocuk sesli filden kaçmış

Fakat cesur Toro
Moro'nun arkadaşı
Korku nedir bilmezmiş
Dikeni çekip çıkarmış

Moro hep fil kalmış
Toro'dan ayrılmamış
Onların öyküleri
Dünyada destanlaşmış.



YOU ARE THE ONE

The stars had hung to the sky's roof
As if they had been a glimmering candle light
The trees had come out from the earth's deep heart,
Had got the cradle to wag with untimely wind.

You've been in my heart with your endless love for months
You must know how much I love you
Don't care about nonsensical words, let strangers talk
Loving hearts are making the lover live with love

You are the one for me, I am full of longing
Come to me baby, make my expectancy end
Have such a great love that astonishes me
Let the sunshine become dull near your love.



BİR TEK SEN VARSIN

Yıldızlar gökyüzünün tavanına asılmış
Ansızın yanıp sönen birer mum ışığı
Ağaçlar toprağın kara bağrından fırlamış
Zamansız rüzgarlarla sallatırlar beşiği

Doyumsuz aşkınla aylar var ki kalbimdesin
Seni ne kadar çok sevdiğimi bilmelisin
Boş sözlere aldırma eller ne derse desin
Seven kalpler yaşatacak aşklarla aşığı

Bir tek sen varsın benim için özlem doluyum
Beklentim son bulsun artık bana gel bebeğim
Öyle büyük olsun ki aşkın hayret edeyim
Aşkın yanında sönük kalsın güneş ışığı



YOU TO YOUR WAY, I TO MINE

You and me,
How wonderful days had we lived
Knowing that those days wouldn't last
A nice friendship during a few-weeks-holiday
During the moonlit nights, under the trees
In the arms of loneliness we would chat

About richness, poverty, happiness, unhappiness
Fortune, misery for long hours
Perhaps we had found its remedy
Now our ways are separated
You to your way, I to mine

What would happen if there were seas, high mountains?
Since your name is carved on my heart, don't think I'll forget about you
Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend
We might meet somewhere one day
We would talk about the past and future
Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend.


SEN YOLUNA BEN YOLUMA

Seninle ben,
Ne kadar güzel günler yaşamıştık birlikte
Bilirdik ki bu günlerin yarınları olmayacak
Birkaç haftalık tatilde dostça bir arkadaşlık
Mehtaplı gecelerde, ağaçların altında
Yalnızlığın kollarında sohbet ederdik

Zenginlikten, yoksulluktan, mutluluktan, mutsuzluktan
Servetten, sefaletten uzun uzun konuşmuştuk
Belki de çaresini bulmuştuk
Şimdi burada bizim yollarımız ayrılıyor
Sen yoluna, ben yoluma

Aramızda derya deniz, yüce dağlar olsa n'olur?
Unuturum sanma sakın, ismin kalbimde yazılı
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım
Belki bir gün bir yerlerde karşılaşırız seninle
Eski günleri anarız, gelecekten bahsederiz
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım.



Yazan: Serdar Yıldırım




İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli
 

GoogleTagged



Tagler



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
345 Gösterim
Son İleti 03 Ağustos 2010, 17:51:41
Gönderen: Newman
2 Yanıt
2029 Gösterim
Son İleti 13 Ağustos 2010, 01:17:12
Gönderen: inancveahlak
45 Yanıt
17228 Gösterim
Son İleti 04 Aralık 2012, 00:08:44
Gönderen: inancveahlak
0 Yanıt
350 Gösterim
Son İleti 02 Ekim 2010, 15:22:44
Gönderen: maniac
0 Yanıt
5423 Gösterim
Son İleti 28 Ekim 2014, 11:00:34
Gönderen: Serdar Yıldırım



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak