Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..

   Son 3 mesaj


   Seçkin Yazılar


   Günün Popüler Konusu - Ayın, Haftanın, Günün En Aktif Üyesi

Şu an forumda günün en popüler konusu: Kimler cennetlik (26)
Başlatan: inancveahlak Son yazar: inancveahlak
Ayın Üyesi: redyellow
Haftanın Üyesi: El-Cezeri
Günün Üyesi: El Fuego

Forumda en son açılan konular

xx Bu ülke gelişti mi? Et tüketimi öyle demiyor çok fakiriz | 31 Tem 10
zorless
21:06:37 Gönderen: zorless
Görüntülenme: 6 | Yorumlar: 0

ABD'deki et tüketimi ile gelişmiş başka ülkelerin ...


Sayfalar: [1] 2 3 ... 5
Islak imza bulundu (muş) ama?

ANINDA TEPKİ/Islak imza bulundu (muş) ama? => Islak imza bulundu ama? İş daha da karışık buyurun TSK söylesin nasıl karışık? AlıntıTSK belgeyle ilgili bu sorulara cevap arıyor

A A A A
Gönderen Konu: Islak imza bulundu (muş) ama?  (Okunma sayısı 912 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Hosting firmasının Sunucusunda yaşanan bazı problemler nedeniyle zaman zaman ciddi şekilde sitemiz ağırlaşmaktadır. Bu nedenle bir müddet daha devam edebilecek bu olay için çalışılmakta olduğu bildirildi. Duyurulur.

tarantula

Islak imza bulundu (muş) ama?
« : 26 Ekim 2009, 08:09:47 »
Islak imza bulundu ama? İş daha da karışık buyurun TSK söylesin nasıl karışık?

Alıntı
TSK belgeyle ilgili bu sorulara cevap arıyor
’İrtica’ belgesinin Albay Dursun Çiçek imzalı orijinalinin ortaya çıktığı iddiası üzerine gözler Genelkurmay’a çevrildi

Komuta kademesinde belgenin gerçekliğiyle ilgili
kuşkular sürüyor, özellikle 5 soruya cevap aranıyor

4.5 ay önce fotokopisi ortaya çıkan irtica belgenin orijinalinin, bir ihbar mektubuyla birlikte İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilmesi yeni bir tartışmanın kapısını açtı. Erdoğan Pakistan yolunda gazetecilere “Takipçisi olacağız. Belge gerçek olabilir. Adli Tıp raporu o yönde. TSK da böyle bir lekeyi kabul etmez” demişti. Genelkurmay da kısa bir yazılı açıklamayla yetinmişti. VATAN’ın elde ettiği bilgilere göre, komuta kademesinin olaya bakış açısı özetle şöyle:

“Bir Albay için koskoca Türk Silahlı Kuvvetleri zan altında bırakılacak değildir. Albay haklı ise, bu belge gerçekten sahte ise tabii ki Albay’ın yasal hakları sonuna kadar korunur. Ancak gerçek ise o zaman gereği de elbette yapılır. Ancak kamuouyunun bu olayda şu beş sorunun cevabını merak etmesi ve ilgililerin de bu konulara mutlaka açıklık getirmesi gerekir.

1 Bu ıslak imzalı belgenin herhalde bugünlerde ele geçtiğine inanmamızı kimse bizden ve kamuoyundan beklemesin. İkna edici olmaz. Bu halde neden bu gerçek dediklerı belgeyi şimdi orataya çıkartıyorlar? Niye bu kadar beklediler?

2 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Albay Dursun Çicek olayı ile ilgili olarak görevsızlık kararı verip dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollamıştı. Ne değişti? Dursun Çiçek’ın görev yaptığı yer değişmedi. Genelkurmay da Ankara’dan İstanbul’a taşınmadı. Bu ihbar mektubunu neden gereği için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollamadılar.

3 Askeri personele sivil yargılama yolu açan TCK’daki değişiklik Anayasa Mahkemesi’nde değerlendiriliyor. Beklentilere göre Yüksek Mahkeme bu konudakı kararını Kasım ayı içinde verecek. Anayasa Mahkemesı kararını versin. Yargılamayı yapacak yargı makamı belli olsun. Neden bu kadar acele ediliyor?

4 Ellerindeki belgenin gerçekliğinden bu kadar eminlerse neden hukuk dışı yollara başvuruluyor? Neden basına servis yapılıp acele kamuoyu baskısı yaratılıyor?

5 Biz hala bu belgenin gerçekliğiyle ilgili şüphe taşıyoruz. Hukuk ve akıl dışı bu belgenin, sınıflarını hep birincilikle bitirmiş bir Kurmay Albay’ın hazırlamış olmasını mantığımız almıyor.
TSK gereğini yapar

İrtica belgesinin fotokopisi ortaya çıktığında ’o belge şu an için bir kağıt parçası’ değerlendirmesi yapmıştık. O belge eğer gerçek çıkarsa Türk Silahlı Kuvvetleri olarak gereğini mutlaka yaparız.”

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #1 : 26 Ekim 2009, 10:02:55 »
bence tsk boşuna laf çevirmesin:)

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #2 : 26 Ekim 2009, 14:44:38 »
bakıyorumda bizim darbe yanlıları sustu bu haber karşısında,yemiyor galiba birşeyler söylemek...tükürdüğünü yalamakta bir erdemdir.buyrun yalayın.

esas merak ettiğim başbuğ ne yapacak.yine kim sızdırdıya sarmasın efendi efendi istifa etsin,veya darbe girişiminden yargılansın.madem genel kurmay başkanı,o zaman kurumunda kim ne iş çeviriyor bilecek,bilmezse yol belli.ha biliyorda gözyumuyorsa buyursun t.c. mahkemeleri onu bekler...

newclagj

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #3 : 26 Ekim 2009, 15:42:43 »
Ya iş iyice karıştı. Devlet içi politik savaşa dönüştü. Allah sonunu hayretsin. Hoş olmayan bir sabahta uyanmasak artık. Darbeyi savalım derken esas darbenin kendisi gelmesin Allah korusun. :fie:

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #4 : 26 Ekim 2009, 17:07:32 »
bakıyorumda bizim darbe yanlıları sustu bu haber karşısında,yemiyor galiba birşeyler söylemek...tükürdüğünü yalamakta bir erdemdir.buyrun yalayın.

esas merak ettiğim başbuğ ne yapacak.yine kim sızdırdıya sarmasın efendi efendi istifa etsin,veya darbe girişiminden yargılansın.madem genel kurmay başkanı,o zaman kurumunda kim ne iş çeviriyor bilecek,bilmezse yol belli.ha biliyorda gözyumuyorsa buyursun t.c. mahkemeleri onu bekler...

Artık her şey ortada ve açık olduğuna göre, ordunun görev tanımı da açık olduğuna göre yapılanın nesi yanlış?

Sanki devlet ve ordu düşmanları kartları açık mı oynuyor ki ordu kartları açık oynasın? Bir plan olması gayet doğaldır çünkü başka Türkiye yok ama yandaş basında iddia edildiği gibi bir belge olması imkansız. Ordu çapulculuk yapmaz. Önce bir belgenin aslını yayınlasınlar ondan sonra fikir sahibi de oluruz ama sizin gibi yandaşlar çoktan belgeyi görmeden fikir sahibi olmuşlar.

"We live in a society where there is no law in making money in the promulgation of ignorance or, in some cases, stupidity.."     Tom Hanks

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #5 : 26 Ekim 2009, 17:42:20 »
Alıntı
AKTÜTÜN VE DAĞLICA'NIN İÇİNDEYDİK

Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden haberdar ve rahatsız olan kendisi gibi personelin gerçekleri anlatmak için zemin bulamadığını ve sesini duyuramadığını ifade eden subay, mektubunda Aktütün ve Dağlıca karakol baskınları, Çukurca'da mayın patlaması ve Poyrazköy cephaneliği gibi skandal eylemlerin içerisinde de cuntanın bizzat yer aldığını iddia ediyor.

Sözde orijinal belgeyi savcılığa ileten subayın ifadesinden bir bölüm yukarıda. Youtube da kansız teröristlerin Aktütün ve Dağlıca baskın görüntüleri var. Buraya ekleyerek onların propagandasına alet olmak istemem. Dileyenler youtube da kendileri bulabilir. Zaten buna gerekte yok. Kaçırılan 8 askerin teslim süreci herkesin kafasında hala yer alıyor olmalı. Bu kadar net ortada olan bir olayı güya cuntacılara mal etmeye çalışan bir subay olsa olsa ABD subayı olur. O'nun iddialarına da sadece saf yandaşlar inanır.

Tarafların amaçları çok açık. Birileri Türkiyeyi BOP çerçevesinde parçalamayı kafaya koymuş ve uygualmaya başlamışken, diğer taraf bağımsızlık ve bütünlüğü korumaya çalışıyor. Burada doğru tarafı ayırdetmeyi beceremeyen gitsin kendini uçuruma atsın.




martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #6 : 26 Ekim 2009, 17:58:38 »
Alıntı
CHP’liler de destek verdi

Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay II. Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H. Nusret Taşdeler'in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda şube müdürü olarak görevli Kurmay Albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu konuda örnek olması bakımından bahse konu cunta tarafından hazırlanmış bir çalışma EK-B'de sunulmuştur.

Bababababa. Plan 2007 de hazırlanmış ama gelip beni bulsunlar diye sümenaltı edilmiş. Uygulamaya konulmamış. Buna sadece TSK nın işleyişini bilmeyen saflar inanır. Eğer plan gerçek olsaydı 2007 yazında daha uygulamaya konulmuş olur, sözde belgenin açığa çıktığı 12 Haziran 2009 a kadar çoktan sonuca ulaşmış olurdu. Bu kadar büyük mantık hatalarını içeren plan sadece orduya karşı yürütülen psikolojik harbin bir planı olur.




dodguest

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #7 : 26 Ekim 2009, 19:02:39 »
Ben inanmıyorum böyle bir belge kesinlikle düzmecedir. Hem düzmece olmasa ne değeri var ki? Böyle saçma sapan bir şeye kim değer verir. Böyle komik bir plan mı olur. Millete komplo adını koymuşlar kel alaka
Yangına körükle, gazla, benzinle gitme!
Sinirliysem beni anla, sen sinirliyken alttan almasını bilirim!

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #8 : 26 Ekim 2009, 20:25:09 »


SAAT    : 20:10

NO        : BN - 108  / 09

1.   23 Ekim 2009 tarihinden itibaren medyada, “İrticayla Mücadele Eylem Planı”na ilişkin yeni bazı haberler yer almaya başlamıştır.

2.   Söz konusu planın 12 Haziran 2009 tarihinde medyada gündeme getirilmesini müteakip, hemen aynı gün saat 10:50’de Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca soruşturmaya başlanılmıştır.

3.   Başlatılan soruşturma, 24 Haziran 2009 tarihinde, 12 gün sonra sonuçlanmış ve sonuçlar kamuoyuna açıklanmıştır.

4.   Soruşturma, aynen adli yargı teşkilatı içerisindeki Cumhuriyet Başsavcılıkları gibi, Anayasal teminatlar altında bağımsız bir şekilde yargısal faaliyetlerde bulunan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülmüştür.

      Askeri Savcılık, yasalar çerçevesinde tüm hususları incelemiş ve bir karara ulaşmıştır.

      Askeri Savcılık tarafından verilen karara, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma neticesinde ulaşılmıştır. Hukuka saygılı olduğunu ifade eden hiç kimsenin, söz konusu karara karşı saygısız tavırlar içine girme ve karara gölge düşürmeye çalışma hak ve yetkisi yoktur.

5.   Soruşturma devam ettiği sırada, Dz.P.Kur.Alb. Dursun ÇİÇEK; bulunduğu görevden alınarak Genelkurmay Ana Karargahı binası dışında bulunan Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Akademik Kurulu’nda geçici olarak görevlendirilmiş, 4 Eylül 2009 tarihinde de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahına atandırılmıştır.

6.   Sayın Genelkurmay Başkanı, 26 Haziran 2009 tarihindeki iletişim toplantısında aşağıdaki açıklamaları yapmıştır:

      a.  "Türk Silahlı Kuvvetleri, hukuk devleti ve demokrasi ilkelerine bağlıdır ve saygılıdır."

      b.  "Bu ilkelere aykırı düşünce içinde olan ve davranışlarda bulunan personelini Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde barındırmaz."

      c.  "Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün gelinen nokta (26 Haziran 2009) iddia edilenin bir belge olmadığını bize göstermektedir."

      ç.  "Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı vermiştir. Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı kesin değildir. Bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi veya emare çıkarsa, elbette bu soruşturma tekrar açılabilir."

7.   Bugün gelinen süreçte ise, konunun basında yapılan haberlerle tekrar ve farklı bir şekilde gündeme getirilmesi bir ihbar kabul edilerek, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu kapsamında askeri yargı görev alanına giren konuların kapsamlı bir şekilde araştırılması maksadıyla Genelkurmay Askeri Savcılığınca, 26 Ekim 2009 günü saat 13:30’da soruşturmaya başlanılması sağlanmıştır.

8.   Şayet, ortada delil değeri taşıyan bir belge mevcut ise, bunun bulunması gereken yerin basın organları değil, yetkili soruşturma makamları olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle, 24 Ekim 2009 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan açıklamada; adli makamlara gönderildiği öne sürülen ihbar mektubunun, soruşturmanın gizliliği ilkesi ihlal edilerek basına sızdırılmasının ve bunun ne amaçla ve kimler tarafından yapıldığının düşünülmesi gereken bir nokta olduğuna dikkat çekilmiştir.

      Bu tip davranışlar, soruşturmaların şüpheli hale gelmesine ve kurumlar arasında güvensizlik ortamının doğmasına neden olabilecektir. Yaşanan gelişmelerin, konuyla ilgili yeni deliller yaratmaya yönelik çabalar olarak algılanması dahi mümkündür ki, bu husus şüphesiz hukuk devleti ilkesi ile bağdaştırılamaz.

      Soruşturmalarda, soruşturmanın gizliliği ilkesinin ve masumiyet karinesinin her zaman dikkate alınması gerekliliği açıktır. Bu kapsamda, soruşturma konusu olaylarla ilgili olarak yargısız infaz sonucunu ortaya çıkarabilecek davranışlardan kaçınılmalı, soruşturmanın gizliliğinin ihlali anlamına gelebilecek bilgi ve belge sızdırma eylemleri önlenmeli ve failleri cezalandırılmalıdır.

      Belirtilen bu hususlar, hukuk devletinin olmazsa olmazlarındandır ve bugün, bu konuda gelinen nokta vahimdir.

9.   Türk Silahlı Kuvvetleri, her ortamda, hukuk devleti ilkelerine, hukukun üstünlüğüne, soruşturma usul ve yöntemlerine bağlı olduğunu söylem ve eylemleriyle ortaya koymuştur ve koymaya da devam edecektir.

       Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Vassago

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #9 : 26 Ekim 2009, 22:51:17 »
bakıyorumda bizim darbe yanlıları sustu bu haber karşısında,yemiyor galiba birşeyler söylemek...tükürdüğünü yalamakta bir erdemdir.buyrun yalayın.

esas merak ettiğim başbuğ ne yapacak.yine kim sızdırdıya sarmasın efendi efendi istifa etsin,veya darbe girişiminden yargılansın.madem genel kurmay başkanı,o zaman kurumunda kim ne iş çeviriyor bilecek,bilmezse yol belli.ha biliyorda gözyumuyorsa buyursun t.c. mahkemeleri onu bekler...

Sende maşallah belgenin gerçekliği ispatlanmış gibi atmış tutmuşsun. Konu fet olunca kanıt kanıt diye tutturursun ama bu konularda nedense hemen sonuca varıyorsun. Gerçi katliam görüntülerini gülerek anan birinden ne beklenir ki?
(Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Nisa-34
Kadınları yola getirmek biz erkeklerin göreviymiş.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #10 : 26 Ekim 2009, 22:56:03 »
F tipi örgütlenmiş adli tıp kurumu, Hüseyin Üzmez'in ilişkiye girdiği kız çocuğuna "ruh sağlığı bozulmamıştır" raporu vermedi mi. Atatürk ilkelerini yıkmada tek engel olarak gördükleri Türk Silahlı kuvvetlerini bitirme konusunda birbiri ile paslaşan yandaş kurumlardan her türlü hile ve üçkağıt beklenir.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #11 : 27 Ekim 2009, 01:18:01 »
bop,yandaş, f tipi kelimelerini kullanmadan konuşsanız zaten çok şaşırırdım.bu dar kafada geniş lugat aramak abes,evet benim hatam.

vassago sen beni engellememişmiydin? noldu cicim ,neden beni alıntılıyorsun???

narada

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #12 : 27 Ekim 2009, 02:49:43 »
ermenistan konusu gündemdeydi. azerileri kırıp attık...
pkklı teröristler krallar ve kralçeler gibi karşılandı, ortalık sarsılıyordu, başlar sıkışmıştı iyice  :heat:

...ki...

belge ve domuz gribi imdada yetişti... ^^+1 bir anda gündemi değiştiriverdik...

ve HERKES YEDİ   8(=.... öyle mi!

öyle görünüyor.

afiyet olsun. üstüne su mu içerdiniz, çay mı?  +4S>

Vassago

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #13 : 27 Ekim 2009, 09:53:56 »
bop,yandaş, f tipi kelimelerini kullanmadan konuşsanız zaten çok şaşırırdım.bu dar kafada geniş lugat aramak abes,evet benim hatam.

vassago sen beni engellememişmiydin? noldu cicim ,neden beni alıntılıyorsun???

Forumun takdiri be cicişim, bir gösteriyor bir göstermiyor. Bazı günler adam yerine koyup bazı günler koymuyor herhalde. Ha bu arada dar kafalar demişsinde sevgili geniş kafa, belgenin gerçekliği ispatlandı mı ki atıp tutuyorsun sen ondan haber ver.

loose

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #14 : 27 Ekim 2009, 09:55:43 »
Hukuk bu hallere mi düşecekti. Siyasi miazhi her türlü malzeme oluyor ne güzel. Soruşturma evrakları yasak ama işportada satılık parasını veren alıyor.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #15 : 27 Ekim 2009, 10:09:33 »
Forumun takdiri be cicişim, bir gösteriyor bir göstermiyor. Bazı günler adam yerine koyup bazı günler koymuyor herhalde. Ha bu arada dar kafalar demişsinde sevgili geniş kafa, belgenin gerçekliği ispatlandı mı ki atıp tutuyorsun sen ondan haber ver.

hüseyin üzmezde suçsuz o zaman.belgenin gerçekliği ispatlanmamışmış...peh...

işinize gelince nasıl kıvırıyorsunuz hayretle izliyorum.çokmu zor ADAM gibi suçluysa cezasını çeksin demek? böyle riyakarlıkla kendinizi kandırınca mutlu oluyorsunuz herhalde...bendeki hata,allahtan korkmayan adamdan vicdan bekliyorum,yine pardon...

Vassago

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #16 : 27 Ekim 2009, 10:19:42 »
hüseyin üzmezde suçsuz o zaman.belgenin gerçekliği ispatlanmamışmış...peh...

işinize gelince nasıl kıvırıyorsunuz hayretle izliyorum.çokmu zor ADAM gibi suçluysa cezasını çeksin demek? böyle riyakarlıkla kendinizi kandırınca mutlu oluyorsunuz herhalde...bendeki hata,allahtan korkmayan adamdan vicdan bekliyorum,yine pardon...

Neyi kıvırmışız soru sorduk cevap vermeyip konuyu bulandıran sensin farkında mısın? Soru basit; belgenin orjinalliği kanıtlandı mı? Buyur cevap bekliyorum katliamları gülerek anıp sonra vicdan dan bahseden geniş kafalı forumdaş.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #17 : 27 Ekim 2009, 10:28:09 »
:D

sana cevabım budur.

belge kanıtlanınca nasıl kıvıracaksın ben şimdiden onu düşünüyorum...tahminim "gündem değiştirilmeye çalışılıyooorrrrr!" dersin...

Vassago

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #18 : 27 Ekim 2009, 12:45:35 »
:D

sana cevabım budur.

belge kanıtlanınca nasıl kıvıracaksın ben şimdiden onu düşünüyorum...tahminim "gündem değiştirilmeye çalışılıyooorrrrr!" dersin...

Ne oldu cicişim yüksekten uçtuğunu anlayıp kıvırmaya başladın. Belgenin gerçekliği ispatlanırsa bekleriz.

deep

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #19 : 28 Ekim 2009, 23:53:56 »
Ne oldu cicişim yüksekten uçtuğunu anlayıp kıvırmaya başladın. Belgenin gerçekliği ispatlanırsa bekleriz.

belgenin gerçekliği adli tıp kurumunun verdiği raporla ispatlandı ...
zamanını faydalı işlere harcamazsan, boş işler zamanını harcar. (deep)

takoz

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #20 : 29 Ekim 2009, 10:30:04 »
belgenin gerçekliği adli tıp kurumunun verdiği raporla ispatlandı ...
Sayın deep, muhakkak duydunuz ki yüksek teknoloji ile sizin imzanız dahi birinci dereceden oluşturulabilir. Adli tıp ise hiç cinsel ilişki yaşamamış birinde sperm örnekleri var diyerek namus lekesi sürdü. İkincisi bir çocuğun cinsel istismarından ruh sağlığı bozulmadı dedi iki ay sonra bozuldu dedi.. Şimdi böyle bir kuruma bakıp nasıl 100% inanalım?

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #21 : 29 Ekim 2009, 11:37:27 »
Ayinesi iştir kişinin,  lafa bakılmaz!

Ordumuz içerisinde bazı şer amaçlar güden kişiler yıllardır milletin iradesine ket vuruyormu? EVET

Bu ülkede cuntacı hiç eksik oldumu? HAYIR

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bile milletin iradesini yansıtan siyasi partilere bu şer kişiler yön verdimi? EVET


O zaman  imza mimza diyerek tartışmayı boş yerlere çekmenin ve topu "out"   bölgesinde gezdirmenin manası yoktur.  TSK içerisindeki bu habis ur bir an önce temizlenmelidir.
Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk;
Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #22 : 29 Ekim 2009, 14:18:49 »
belgeyi hiç görmeden sahtedir diyen askeri savcılığı güvenilir buluyorsunuz

belgeyi inceleyip gerçektir diyen bilirkişiyi güvenilir bulmuyorsunuz

o zaman belgeyi dünyanın 20 farklı ülkesinde inceletelim
sonuç gerçektir diye çıkarsa ne olacak
ben söyleyim
HİÇ BİRŞEY
çünkü burası türkiye

forumdaki kullanıcılarımız ne diyecekler
HİÇ BİRŞEY
çünkü askerin bizi gütmesini isteyenlerle dolu bir forumuz

ya burası o kadar marjinalleştiki hayret ediyorum
yarın darbe yapılsa elinizde hepiniz davul zurnayla oynacaksınız

kaldıki bu darbe ortamının hazırlanması için bizzat derinler tarafından türkiye kana bulansa
görmezden gelecek olsun zaiyattır diyeceksiniz

darbeden sonra nice masuma kıyılsa
iyidir türkiye temizleniyor deyip sevineceksiniz

zerre kadar bu olanlardan rahatsız olmayacaksınız

not: mesajım serttir ama kask kurallarına uygundur
lütfen silinmesin

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #23 : 29 Ekim 2009, 14:39:57 »
Eğer herşey sadece kavramlar üzerine dönüyor olsaydı, yani bir oyun olsaydı yazdıklarınızda haklı olabilirdiniz.
Ama gelen komşu düğünü değil, savaş.
Bir çok insan ne istediğini, bunun nasıl olabileceğini hayal edebilecek bilgi ve öngörüye sahip değil.

Türkiye felakete sürükleniyor, belki de milyonlarcamız can verecek. Ne uğruna olduğunu bilen yok.
Kafalarına sokulan ve yanlışlığı kesin olan bir hiç uğruna olması muhtemel bunların.
Olmaz ya velev ki olursa ilk vaveylayı koparacak olan onlar. Canları ilk yanacak olan onlar.

Işığa doğru uçan milyonlarca kelebek gibisiniz kardeşim. Yokoluşa uçtukları gibi uçuyorsunuz.

Ordu düşmanlığı had safhada. Ordu olmazsa acaba kaç saat rahat uyku uyuyabilirsin? Kendinin, yakınlarının canını nasıl korursun?

Şimdilik "bir kısmı" diye uyuttuklarına bakmayın, aslında alayına düşmanlar. Çünkü alayı laik. Hepsi aynı eğitimi aldılar. Laikliğin neden zorunluluk olduğunu biliyorlar.
Bugün bir kısmı diye takiyye ile uyutuyorlar ama göreceksin yarın alayının üzerine sürecekler.

Kavgada iki tarafın da ne olduğu meydanda. Kıbrısta, Irakta, Ermeni sınırında, sözde açılımda ne mal olduklarını hala anlayamadıysanız sizi uyandırmaya top ta yetmez. Bütün bu felaketleri başımıza ordu mu ördü?

Ordunun ne zararını gördünüz bugüne dek?


Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #24 : 29 Ekim 2009, 20:20:24 »
Belge gelmeden bir hafta önce adli tıp kurumuna üç tane fetullahçı atanıyor ve her ne hikmetse belgeyi onlar inceliyor. Ayrıca bunlar Türk Silahlı Kuvvetlerin bir kesimine değil, tümüne düşman. Bu nedenle soruşturma sivlil yargının işidir diye çırpınıyorlar. Belgeyi F tipi örgütlenmeler dışında inceleyen yok.

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #25 : 29 Ekim 2009, 20:51:00 »
Dün o albayın imzasına "ıslak imza değil"  diyenler bugünde her ne hikmetse "ıslak imza atan makinalar var"  demeye başladılar. Bu kişiler halâ "Dursun çiçek mahkemeye inceleme amacıyla verdiği imzayı neden farklı attı? Neden imzasını değiştirdi?"  sorusuna bile cevap veremezken,   bunların ıslak imza komplo teorisi foyasını ortaya çıkaranlar ise (bir kaçınızın tabiriyle)  F tipi yapılanma ya da  Zamanlar oldu.

Bunlara (Zamancılar  ^^+1)  bazen kızsam da çoğu zaman takdir ediyorum. Her kesimden medya olacakki biri yalan haber yaptığında diğeri ortaya çıkaracak. Belli bir çeteci kesimi savunmaya çalışan bir medya topluluğu varken aynı anda ipliklerini pazara çıkaran medya da lazım. Demokrasi karşıtlarının sindiremediği "çok seslilik" kavramı  budur işte.



[box title=TitleBox]
Islak imza makinesine çok sevindiler ama; 'kara propagandacılar' yine üzülecek     

'İrtica ile Mücadele Eylem planı' (AKP ve Gülen'i bitirme Planı)'na destek veren ve planda "Kara propaganda" yapılması için kullanılan medya uzantıları şimdi de "Islak İmza Makinesi"ne sarıldı. Ancak bu makine düşündükleri gibi değil.

Belgenin fotokopisi ortaya çıktığında 'Hayır bu belge kağıt parçası, ıslak imzalı değil' diyenler ıslak imza çıktığında 'Hayır gerçeği de kabul etmeyiz, bunun ABD'de makinesi var' diye bu makineye sığındılar. Oysa 'Kara propaganda' için alet olanları bu makine de kurtaramayacak.

Çünkü ıslak imza makinesi kopya edilecek imzayı yüzeysel olarak tarıyor ve kopyalıyor. Bunun fotokopi makinesinden farkı sadece bu işlemin imza aslının atıldığı kalemle yapılması. Burada printerlarda olduğu gibi mürekkep püskürtme veya lazer teknolojisi değil, kalem kullanılıyor. 'Elin kalem üzerine yaymış olduğu kuvveti hesaplıyor' iddiası tamamen yalan. Böyle bir fonksiyon yok.

Siz imza atarken kullandığınız kağıda uyguladığınız basınçla selüloz yüzeyi bastırıyorsunuz. Yani mikro düzeyde kağıt üzerinde sadece sizin oluşturulabileceğiniz bir topografik harita oluşuyor. Yükselti eğrileri ile oluşturulmuş bu kağıt yüzeyin kopyası imkansız. Bunun kopyasının yapılabilmesi için kağıdın tomografi cihazlarıyla üç boyutlu olarak kopyasının çıkarılması ve sizin imza atma sürecindeki her mili salisede değişen kalem basıncınızın kağıda aynı kalem aracılığıyla uygulanması gerekiyor.

Bu nedenlerle Islak imza makinesi 'Kara propaganda'yı ve bu medya uzantılarına 'bilgi-destek' verenleri, medyaya '5 soru' servis edenleri sevindirmesi mümkün değil.

Ayrıca 'velev ki' imzayı her şeyiyle 'topografik' olarak da kopya edebilen milyon dolarlık bir makine (Henüz çıkmadı ama) var. Peki kağıt üzerindeki Albay Dursun Çiçek'in el izleri, parmak izleri... Onlar ne olacak? Herhalde o zaman şunu diyecekler : "Dursun Çiçek'i de kopyaladılar"
Zaman
[/box]
Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=909279&title=islak-imza-makinesine-cok-sevindiler-ama-kara-propagandacilar-yine-uzulecek



martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #26 : 29 Ekim 2009, 21:16:42 »
Belge gelmeden bir hafta önce adli tıp kurumuna üç tane fetullahçı atanıyor ve her ne hikmetse belgeyi onlar inceliyor. Ayrıca bunlar Türk Silahlı Kuvvetlerin bir kesimine değil, tümüne düşman. Bu nedenle soruşturma sivlil yargının işidir diye çırpınıyorlar. Belgeyi F tipi örgütlenmeler dışında inceleyen yok.

Üstelik imzasız ihbar mektubunun hiç bir hukuki hükmü yokken, hükmü olmayan bir belgeyi inceliyorlar, incelemekle de kalmayıp yine hukuk ilkeleri gereği yasak olmasına rağmen yandaş basına havale ediyorlar. Ve tüm bunlar tesadüfen burunları açılım yorganına dolaşmışken oluyor. :)))




martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #27 : 30 Ekim 2009, 12:51:13 »
Islak şey'in yetkili makamı Ankara iken İstanbul'a yıldırım gibi nasıl gittiği ve nasıl/hangi yetkiyle işlem yapıldığı konusundaki hukuk garabeti, aklı başında olan bazı insanlarca sorgulanınca yapılan hukuki yanlış düzeltilmiş anlaşılan. Bir de "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" derler, bunlar kılıfı bile sonradan hazırlıyorlar. 

Alıntı
'Islak imza'da görevsizlik kararı 

'İrticayla Eylem Planı'nda Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu iddia edilen 'ıslak imza' ile ilgili soruşturmayı yürüten savcılıktan sürpriz bir karar çıktı

Savcılık, dava ile ilgili görevsizlik kararı verdi.

"İrtica ile mücadele planı" belgesinin aslını araştıran savcılık yetkisizlik kararı verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı İstanbul'a gönderdi.


Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #28 : 30 Ekim 2009, 14:28:35 »
Görevsizlik kararı:

Alıntı
'Islak imza'da görevsizlik kararı
'İrticayla Eylem Planı'nda Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu iddia edilen 'ıslak imza' ile ilgili soruşturmayı yürüten savcılıktan sürpriz bir karar çıktı

Savcılık, dava ile ilgili görevsizlik kararı verdi.

"İrtica ile mücadele planı" belgesinin aslını araştıran savcılık yetkisizlik kararı verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı İstanbul'a gönderdi.
Ne anlama gelir tam anlamadım ama galiba kayda değer birşey yok demek istedi. Yanlış olabilirim.
teketeksin her zaman..

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #29 : 30 Ekim 2009, 14:45:46 »
Bu konuda yetkili savcılık Ankara idi. Önce Askeri savcılık incelemiş sonra yapılan yasal düzenleme ile bu işi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bırakmıştı. Son operasyon direkt İstanbul'dan yürütüldü. Ankara atlandı. Oysa yetki ve görev Ankara'nındı. Büyük bir hata yapmışlardı. Bu ortaya çıkınca şimdi Ankara görevsizlik kararı veriyor. Bir diğer deyişle görevi İstanbul'a, Ergenekon operasyoncularına bırakıyor. Yani yapılan büyük usulsüzlüğe kılıf yaratılıyor.

Birde yargı bağımsız demeseler neyse. Yargı bu kadar hiç siyasallaşmamıştı.


kimnenasıl

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #30 : 30 Ekim 2009, 17:49:45 »
Ordu AKP ye mi çalışıyor?

Rıza Zelyut tan ilginç bir makale..

Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
[url]http://www.gunes.com/2009/10/28/yazarlar/y4.html]
Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
Devletin, ekonomik ve siyasal kararları için, dine ihtiyacı var mıdır?
"Varolan" bilinebilir ve değiştirilebilir.

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #31 : 30 Ekim 2009, 20:02:14 »
Ordu AKP ye mi çalışıyor?

Rıza Zelyut tan ilginç bir makale..

Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
[url=http://www.gunes.com/2009/10/28/yazarlar/y4.html]]http://www.gunes.com/2009/10/28/yazarlar/y4.html]
Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
http://www.gunes.com/2009/10/28/yazarlar/y4.html



Burada da aynı garabet var. Ezberlerle beynimize hükmeder hale gelen olgular bir türlü sağlıklı düşünceye izin vermiyor. Sınıf ve kurumları hemen duvarlarla örüyor ve ötekileştiriyoruz. 1996 yılına kadar orduya biçilen rol buydu. SSCB nin tasfiyesinden sonra ABD'nin hedeflerinden biri  haline gelen Türkiye'de ilk uyanan sınıf ordu oldu. Halk olan bitenin farkında bile değilken ordu planlamalar yaptı, ne kadar başarılı olduğunu ise süreç gösterecek. Orduyu tasfiye etmeye yönelik bu komploların sürmesi ordunun henüz teslim olmadığını gösterir. Sanırım başaramayacaklar da. Bunu belirleyecek olan ana etken kamuoyu. Sonucu onlar belirleyecek.

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #32 : 31 Ekim 2009, 00:02:39 »
İki tane fetullahçı polis her ne hikmetse yakın tarihte bu imza makinelerinden iki ayrı model getirtiyorlar. Kürt açılımı tepkileri doruğa çıkınca her ne hitmetse böyle bir belge ortaya çıkıveriyor. Adli tıp kurumuna üç tane fetullahçı hekim atanıyor, üstelik bunlar kriptoğraf bile değil. Belgeyi inceleme konusunda adli tıp kurumu genel kurulu ve Ankara by pass ediliyor ve her nedende belgeyi bu hekimlere inceletiyorlar. Belgeyi ne Tübitak ne bağımsız bir bilim kurumu görebilmiş değil. Hadi hayırlısı.

ekşın

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #33 : 31 Ekim 2009, 04:34:10 »
İki tane fetullahçı polis her ne hikmetse yakın tarihte bu imza makinelerinden iki ayrı model getirtiyorlar. Kürt açılımı tepkileri doruğa çıkınca her ne hitmetse böyle bir belge ortaya çıkıveriyor. Adli tıp kurumuna üç tane fetullahçı hekim atanıyor, üstelik bunlar kriptoğraf bile değil. Belgeyi inceleme konusunda adli tıp kurumu genel kurulu ve Ankara by pass ediliyor ve her nedende belgeyi bu hekimlere inceletiyorlar. Belgeyi ne Tübitak ne bağımsız bir bilim kurumu görebilmiş değil. Hadi hayırlısı.
Bu bir farazimi yoksa ispatı varmı? kaynak falan. doğruysa felaket demektir.

neverX

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #34 : 31 Ekim 2009, 09:49:01 »
haber 7 böyle vermiş ama felaket içinde. Habere biri de güzel yanıt vermiş.

Adli Tıp uzmanından 'Islak İmza Makinası' tartışmalarına son nokta   
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Enstitüsü Belge İnceleme Birimi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Jale Bafra, bir imzanın makine tarafından atılıp atılmadığının belirlenebileceğini söyledi.

Bafra, "Bu cihaz, imza örneğini tarayıp hafızasına alıyor. Hafızasındaki imza örneğini atabilir, o kişinin başka bir imzasını atamaz. Cihaz ülkemizde kullanılmıyor. Türkiye'de bugüne kadar bir çok imza incelemesi yaptık, makine ile atılan imza örneğiyle karşılaşmadık." dedi.

Adli Tıp Enstitüsü'nün kuruluşunda görev alan, belge inceleme birimini kuran heyette bulunan ve Türkiye'de imza ve belge inceleme konusunda ilk doktora tezini yazan Jale Bafra, ayrıca 15 yıla yakın süredir bilirkişi olarak görev yapıyor. Demokrasiye müdahale eylem planı belgesiyle ilgili tartışmalarda gündeme gelen imza makinesine ilişkin değerlendirmede bulunan Bafra, söz konusu cihazın çalışma prensibi hakkında bilgi verdi. Bafra, "O makine imza örneğini tarıyor, hafızasına alıyor. Ucundaki kalem vasıtasıyla hafızasına aldığı imzayı taklit ediyor. İmzanın derinliğini, varyasyonları, genişliği, kalınlığını cihaz birebir verebiliyor. Ama o, kafasındaki, hafızasındaki imza örneğini oraya atabilir. O kişinin başka imzasını atamaz. Bir imza diğerine benzemez. İmzanın özelliği budur. İmzalar yüzde yüz birbirine benzemez." dedi.

İmzanın makine tarafından atılıp atılmadığını tespit edildiğine dikkat çeken Bafra, bunun için tek koşulun; taranan imzanın da elde bulunması gerektiğini söyledi. Bafra, "Ama bu cihaz ülkemizde kullanılmıyor. Türkiye'de örneğini görmedik. Bugüne kadar bir çok imza incelemesi yaptık. Böyle bir imza örneği ile karşılaşmadık." dedi.

AYNI TEKNİĞİ KULLANAN UZMANLAR AYNI SONUCA ULAŞIR

Yaptıkları inceleme hakkında da bilgi veren Jale Bafra, "Sürekli imza atan kişilerin analizi yapılırken çok sayıda örneğe bakarız. Çok sayıda örnek varsa, yakın tarihliyse yüzde yüze yakın doğru netice alabiliriz. İnceleme yaparken imzaların başlangıcı ve bitiriliş hareketi çok önemlidir. Akıcılığına bakarız. Baskılarda değişiklik de çok önemlidir, elden ele kişiden kişiye değişir. Gerçek imzanın canlılığıdır bu. Gerçek imzada canlılık vardır sahte imzalar donuktur."

İmza ve yazı incelemesi konusunda bilimsel teknikler kullanıldığını ve tüm adli tıp uzmanlarının aynı yöntemleri kullandığına da dikkat çeken Bafra, "Eğer aynı şekilde aynı yöntemlerle yapılıyor, aynı yöntemlerle inceleniyorsa farklı uzmanların yapacağı inceleme farklı sonuç vermez. Bu bir bilim dalı, bilimsel çalışma alanıdır. Bunun için özel eğitim alınması gerekir." şeklinde konuştu.

(CİHAN)


Yorumlar çok güzel ben eklemiyorum bunlara:

 Lafa bak ya  2009-10-31 07:10:17

Makina ile atılan imza ayrılır diye şimdi,ye kadar hiç önümüze gelmedi diyo yani bi habersin şimmdiye kadar önüne gelirde ayırt edersin ne ala.Geçende bi gazetede açıkladılar 2 tane varmış Türkiyede bu makinadan.Hiç kullanılmadığını nerden biliyon.Bunlarda taraflı açıklamalar olduğu belli oluyo.
hasan ÖZTÜRKOĞLU


Adli tıb 2009-10-31 00:34:29

Adli tıbbın marifetlerini 76 yaşındaki adamın 15 yaşındaki kızı defalarca taciz ettiği halde bu adamı temize çıkarmasıyla tanıdık..Tarafsız mahkemelerin(!!)iktidarın emrinde Haburda PKK nın ayağına gönderildiğini de gördük.Biz kimin suçlu olduğunu nasıl anlayacağız..

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #35 : 31 Ekim 2009, 12:33:25 »
Geçen soruşturmada albay DURSUN ÇİÇEK efendiyi sipariş üzere salıverenler elbette bugün de bir sürü yalanlar uyduracaklardır. :s20:

TSK'nın adına ve şanına leke düşüren bu albay bir an önce yargılanmalı ve herşey aydınlatılmalıdır. Yeni soruşturma başlatıldı, fakat Albay efendi mahkemeye gelmemiş. Zaman'ın haberi:


[box title=TitleBox]

Jet hızıyla tahliye edilen Çiçek gelmedi      

Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek, 30 Temmuz 2009'da Beşiktaş'taki İstanbul Adliye binasında savcılar tarafından 9 muvazzaf subay ile birlikte sorgulandı.

Tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. 1 Temmuz 2009'da tutuklandı.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Çiçek'in tutukluluğuna avukatları tarafından gece yarısı itiraz edildi. Bir gün sonra da jet hızıyla tahliye edildi.

Tahliye kararını veren mahkemede yaşanan olağanüstü gelişmeler hâlâ tartışılıyor. 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, heyette üye eksikliği olduğu gerekçesiyle geçici görevle hâkim atandı. İstanbul Adalet Komisyonu, hâkim Faik Saban'ı görevlendirdi. Mesai saati bitmesine rağmen mahkeme yeni üyeyle birlikte itirazı incelemeye aldı. Tutuklama kararını veren hâkim heyette bulunmadı. Ve tahliye kararı çıktı.

Çiçek'i tahliye eden heyet üyelerinden başkan Erkan Canak ile üye hakim Faik Saban aynı araba ile adliyeden ayrıldı. Karar, anında cezaevine fakslanarak tahliye sağlandı.


Çiçek'in savcılık sorgusunda ilginç diyalogların yaşandığı ortaya çıktı. Savcılar, Çiçek'e eylem planıyla birlikte imzasının yer aldığı 'gizli' ibareli belgeleri gösterdi. Askerî savcılıkta verdiği ifade sırasında resmî evraka neden farklı imza attığını sordu. Suçlamaları kabul etmeyen Çiçek, söz konusu belgeyi kendisinin hazırlamadığını savundu.

Savcılar, Çiçek'in önüne kriminal raporlarının yanı sıra telefon dinleme kayıtlarını koydu. İddiaya göre telefon tapelerinde, görüştüğü bir kişi, Albay Çiçek'ten savcılara vereceği savunmasında imzasını değiştirmesini istiyordu. ZAMAN

31 Ekim 2009, Cumartesi
[/box] Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=909901&title=jet-hiziyla-tahliye-edilen-cicek-gelmedi

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #36 : 01 Kasım 2009, 01:38:22 »

Sabah Gazetesinden SALİH MEMECAN konuyu tek karede çok iyi özetlemiş. :sarcastic:






martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #37 : 01 Kasım 2009, 10:53:37 »
Mümtazer Türk'one nam bir rakkase hacı daha iyi yumurtlamış. "Kaldıralım orduyu, Nizam-ı Cedit ordusunu kuralım" demiş.

Sadrazamlığa layık bir hacı ama gıymatını bilen yok.


Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #38 : 01 Kasım 2009, 11:44:15 »
Mümtazer Türk'one nam bir rakkase hacı daha iyi yumurtlamış. "Kaldıralım orduyu, Nizam-ı Cedit ordusunu kuralım" demiş.

Sadrazamlığa layık bir hacı ama gıymatını bilen yok.




Kara mizah yapmış. Esasında bir taraftan bakıldığında doğruluk payı da var. Adam haklı.  Olmayacak bir şey tabi ama haklılık payı da yok değil yani. Bugüne kadar TSK içine sızmış minik azınlık grupların yaptıkları adama bunları söyletmiş ve adamı kara mizah yapmaya teşvik etmiş. Islah edilmeliler demek istemiş. Haklılık payı vardır bana göre...

« Son Düzenleme: 01 Kasım 2009, 11:50:47 Gönderen: Hüseyin »

martin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #39 : 01 Kasım 2009, 11:58:10 »

Kara mizah yapmış. Esasında bir taraftan bakıldığında doğruluk payı da var. Adam haklı.  Olmayacak bir şey tabi ama haklılık payı da yok değil yani. Bugüne kadar TSK içine sızmış minik azınlık grupların yaptıkları adama bunları söyletmiş ve adamı kara mizah yapmaya teşvik etmiş. Islah edilmeliler demek istemiş. Haklılık payı vardır bana göre...



Neyin de haklılık payı var?
Türkiye'nin elle tutulacak tek kurumu hangisi?
MEB mi, Sağlık Bakanlığı mı, İçişleri bakanlığı mı TSK'dan daha iyi durumda.
Depremde, selde, hangi kurum canımızı kurtarıyor?

Meclisi kapatalım dese bundan daha mantıklı olurdu. Ama Türkiye'nin en gelişmiş kurumunu kapatalım demek içindeki niyeti kusmaktır. O niyet Türkiyenin tasfiyesidir.



Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #40 : 01 Kasım 2009, 12:01:13 »
Hepsi de birbirinden berbat durumda. Al birini vur ötekine...

Salih Memecan'ın bu konuyla ilgili güzel bir karikatürü daha var. Bayıldım:



Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #41 : 01 Kasım 2009, 16:09:18 »
Kesinlikle belge düzmece. Mahkeme buna karar verecek göreceksiniz.

Black

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #42 : 02 Kasım 2009, 15:30:14 »
Bu belge olacak iş mi? Önce ona bakalım. Askeri zevat böyle üfürükten bir eylem için niye bunu plan altına alsın imzalar atılsın. Bu illegal işmi iş. Peki nasıl illegal iş ev basılacak oraya silah konacak. Bunun için imzalı plana ihtiyaç var diyenin kırk kere düşünmesi lazım. Ayıptır. Böyle bir olay planlanmaz. Bunu iki üç kişi azmeder aralarında konuşur hatta yazılı bile olmaz böyle işler. Biraz akıl mantık limanına lütfen.

paydaş

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #43 : 13 Kasım 2009, 11:29:38 »
Alıntı
TSK'dan 'belge' açıklaması
TSK: Islak imzalı belge hala bize ulaşmadı

AA

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, irtica ile mücadele eylem planı ve ıslak imzalı olduğu bildirilen belgenin halen Askeri Savcılığa ulaşmadığını, belge ile ilgili adli tıp raporunun Askeri Savcılığa ulaştığını, raporda, sadece imza tetkikinin yapılmış olduğunu bildirdi.
Dur bakalım aytıntılar geliyormuş...

M

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #44 : 13 Kasım 2009, 14:09:05 »

Kara mizah yapmış. Esasında bir taraftan bakıldığında doğruluk payı da var. Adam haklı.  Olmayacak bir şey tabi ama haklılık payı da yok değil yani. Bugüne kadar TSK içine sızmış minik azınlık grupların yaptıkları adama bunları söyletmiş ve adamı kara mizah yapmaya teşvik etmiş. Islah edilmeliler demek istemiş. Haklılık payı vardır bana göre...



TSK'nın içine sızmış minik azınlık gruplar mı? Sen neden bahsediyorsun yahu?
Nasıl bir dezenformasyoncusun sen ben anlamadım.
Otel yakan adamın ağzından eninde sonunda saçma akar, ağzından saçma akan adam eninde sonunda otel yakar. Buna amcaoğulları, kuzenler, kardeşler, teyzeoğulları da dahildir.

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #45 : 13 Kasım 2009, 14:11:37 »
Dur bakalım aytıntılar geliyormuş...


Hıfzı ÇUBUKLU bu işi kapatmaya çalışanlardan biridir. Bu davada dikkate alınacak  MUTEBER biri olmadığını düşünüyorum   ;-)


[box title=TitleBox]Akşam ve Vatan'a sorular Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu'dan gitmiş      

Ankara hareketli günler yaşıyor. İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin orijinalinin ortaya çıkmasıyla Genelkurmay Başkanlığı'nda ışıklar neredeyse hiç sönmüyor. Karargâhta hummalı bir çalışma var. Bu çalışmanın amacı, orijinal belgenin ortaya çıkmasıyla, askeri savcılığın olaya tekrar el koyup, gerçekleri ortaya çıkarması değil.

Karargâh'taki herkes bu belgenin Orgeneral İlker Başbuğ'un emriyle hazırlatıldığını biliyor. Çalışmanın ve ışıkların sönmemesinin tek bir nedeni var. Bu sorumluluk kimlerin üzerine yıkılacak ve Orgenerallere varmadan bu iş nasıl kapatılacak.

AKŞAM VE VATAN'IN BEŞ SORUSU ÇUBUKLU'DAN

Hukuki olarak bu işin nasıl kapatılacağı görevi Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu'ya verildi. Çubuklu ilk adım olarak medyadan bazı isimlerle irtibata geçti. Kamuoyuna Vatan ve Akşam gazeteleri tarahndan yansıtılan beş soru, Çubuklu tarafından hazırlandı. Bir gazeteye telefonla direkt, diğer bir gazeteye ise dolaylı yolla sorular iletildi. Bir gün sonra da bu sorular iki gazetede yer aldı.

Çubuklu şu sıralar bununla da yetinmiyor. Başbuğ'a hukuki olarak bu işin içinden nasıl çıkacakları yönünde rapor üzerine rapor hazırlıyor. [/box] Linkleri izlemeye izniniz yok  Kaydolun veya Giriş Yapın
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=909173


Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #46 : 13 Kasım 2009, 14:17:31 »
TSK'nın içine sızmış minik azınlık gruplar mı? Sen neden bahsediyorsun yahu?
Nasıl bir dezenformasyoncusun sen ben anlamadım.

Şişşşt sakin ol bakalım genç arkadaşım!  Orada dur işte. Zamanla anlarsınız gerçekleri...

Birilerinin ulusalcı dediği, birilerinin cumhuriyetçi dediği, birilerinin ise Atatürkçü dediği paşaların her ne hikmetse bir bir cuntalarda-darbe yapılanmalarında adları geçiyor.  Koltuk ve güç sevdasına öyle kapılmışlarki yeri geliyor birbirlerinin kimliklerini bile deşifre etmekten geri kalmıyorlar.

Bugüne kadar kamuoyunda kaç tane Yahudi kökenli paşa haberi çıktı bir hatırla bakalım. O zaman dezanformasyoncu kimmiş daha iyi anlarsınız  M  efendi!

M

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #47 : 13 Kasım 2009, 14:24:39 »
Asker düşmanı adam, hala neyi anlatıyorsun bana?
Ne zaman seninle düz bir doğru üzerinde buluşabileceğiz? Ne zaman benim sorduğum sorulara, yorum yaptığım yönde yanıt vereceksin?

Ben derim 1961 darbesi, sen dersin şerefsiz, aşağılık, ... .... .. . . . ...... darbeciler, cuntacılar, çeteciler, ... ...... . .. ... .. . . . .. . asker.

Bu darbeleri senin gibi er statüsündeki insanlar yapmıyor. Ordunun subay kadrosunun ne kadar nitelikli olduğunu anlatsam zaten inanmayacaksın. Sana göre asker kızlara laf atan sokak serserisi değil mi?

Sonra ben derim bu ne dezenformasyon böyle, ardından gelen cevap orduda yahudi var. :D

Yarın bugün Hüseyin naber diyeceğim, gelen cevap TSK uydu göndermiş, bizi dinleyeceklermiş paranoyaklar olacak.

Şimdi söyle bana Fethullahçı beyefendi (Fethullahçı olduğunu hatırlıyorum, doğru olmayabilir.) öteki konuda yazdığım sorunun cevabı nedir? (Genç subaylar konusunda...)

Hüseyin

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #48 : 13 Kasım 2009, 14:35:13 »
Asker düşmanı adam, hala neyi anlatıyorsun bana?
Ne zaman seninle düz bir doğru üzerinde buluşabileceğiz? Ne zaman benim sorduğum sorulara, yorum yaptığım yönde yanıt vereceksin?

Ben derim 1961 darbesi, sen dersin şerefsiz, aşağılık, ... .... .. . . . ...... darbeciler, cuntacılar, çeteciler, ... ...... . .. ... .. . . . .. . asker.

Bu darbeleri senin gibi er statüsündeki insanlar yapmıyor. Ordunun subay kadrosunun ne kadar nitelikli olduğunu anlatsam zaten inanmayacaksın. Sana göre asker kızlara laf atan sokak serserisi değil mi?

Sonra ben derim bu ne dezenformasyon böyle, ardından gelen cevap orduda yahudi var. :D

Yarın bugün Hüseyin naber diyeceğim, gelen cevap TSK uydu göndermiş, bizi dinleyeceklermiş paranoyaklar olacak.

Şimdi söyle bana Fethullahçı beyefendi (Fethullahçı olduğunu hatırlıyorum, doğru olmayabilir.) öteki konuda yazdığım sorunun cevabı nedir? (Genç subaylar konusunda...)

İşte orada ağır ol bakalım genç adam!  Bak hemen de çarpıtıyorsun ve kıskıvrak yakalanıyorsun'  Asker düşmanıymış, peh  :)

Cuntacılara, darbecileri sevmem, doğrudur. Ama bu sizin mantıksız genellemeler ve çarpıtmalar yapmanızı gerektirmezdi  ;-)

Ben sizin hayatta göremeyeceğiniz kadar asker gördüm genç adam!  Ydk.sby olarak görev yaptığım yerde onlarca general tanıdım. Kültürlerini, yaptıklarını, hayatlarını, bazılarının yükselebilmek için çevirdikleri entrikaları ve bazılarının birirlerinin arkalarından yaptıkları dedikoduları iyi bilirim. Ne kadar nitelikli olduklarını gözlerimle gördüm, onlarla aynı mekanlarda bulunarak yaşadım. İçlerinde bazı çok değerli kişiliklere de rastladım. Tabi sizin kadar bilgiye sahip olmayabilirim, bu  ayıp değildir herhalde...

Her zaman olduğu gibi yaftalamalara da tam gaz devam. Fethullah Gülen hocanın davasına gönül verenlerden değilim, fakat kendisini çok severim. Kendi hocalarım kadar severim.
« Son Düzenleme: 13 Kasım 2009, 14:42:06 Gönderen: Hüseyin »

M

Cvp: Islak imza bulundu (muş) ama?
« Yanıtla #49 : 13 Kasım 2009, 14:42:47 »
Hala öteki konuya yanıt vermedin.


 

İlgili Olabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
30 Gösterim
Son İleti 14 Temmuz 2010, 18:28:44
Gönderen: bahtiyar0011
0 Yanıt
6 Gösterim
Son İleti 23 Temmuz 2010, 16:40:06
Gönderen: time


Pagerank

Unutmayalım Anayasa: MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

MADDE 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.