Ülkenin (her alanda!) içinde bulunduğu durum hiçte iyi değil. Siyaset; sıradan, alışılagelmiş siyaset olmaktan çıktı, taraflar birbirlerini rakip olmaktan çok düşman olarak görmeye başladı. Saflar belirginleşiyor ve sıklaşıyor. Siyasetin mecrasını değiştiren temel faktör ekonomi. İnsanların gelecek kaygıları derinleşti. Durumun daha da derinleşeceği ortada. Tam da bu noktada dış güçlerin fitili ateşlemesiyle ülke iç savaşa bile girebilir. Öyleyse bu durumu önlemenin yolu ekonomiyi düzeltmekten geçiyor.
Gençler siyasileşiyor çünkü gelecek beklentileri yok. Uygulanan politikalar istihdam yaratmaktan çok istihdamı ortadan kaldıran politikalar. Gençlerimizin iş bulma şansları yok ve onlar bunu biliyor. Siyasileşmeleri buradan geliyor.
İşçiler özelleştirme politikaları nedeniyle işlerini kaybediyor. yeni iş bulma şansları yok. Bunu biliyor ve siyasileşiyorlar.
Köylüler üretimden uzaklaştı. Ürünlerini satmakta, rekabet etmekte zorlanıyorlar. Bu onları siyasileştiriyor.
Küçük esnaf para kazanamıyor. Ekonominin çarkları dönmedikçe kazanamayacağını biliyor. Bu onları siyasileştiriyor.
Özetle; para piyasaları ile ilgilenenler dışında(ki bunların sayısı çok az, hepsi yabancının eline geçti!) ulusal sınıfların tümü mutsuz, gelecek kaygıları yaşıyor. Bunun tedirginliği ile geriliyorlar. Ülke barut fıçısına döndü. Bir kıvılcım patlamaya yetecek.
Tüm bunlara hükümetin değerli TL düşük kur uygulamaları neden oldu. Paramızın bilerek değerli hale getirilmesi ulusal üretim gücünü bitirdi, ülkeyi yabancıların pazarı haline getirdi. Artık Romanya peyniri yiyor, sütü içiyoruz. Ekmeğimiz Ukrayna, Kanada buğdayından yapılıyor. Yollarımızda yerli üretim araçtan çok Alman, Fransız aracı ile geziyoruz. Bu durum hiç iyi değil. Üretemeyen uluslar yok olurlar. Ülkede giderek duran üretimin acilen hızlanması gerek. Bunu sağlayacak en kolay yöntem paramızın yüksek oranda devalüe edilmesi gibi görülüyor. Ancak bu sayede ürünlerimiz dünya ile yeniden rekabet edebilir. Yabancı ürün pahalı, yerli ürün ucuz hale getirilmeli ki üretim dişlileri yeniden hareketlensin. Çin dünyayı böyle teslim aldı. Türkiye'nin en kolay çıkışı da bu olur. Ülkede enflasyon yeniden hortlar ama başka seçenek te yok. Bir tv reklamındaki köylü teyzenin dediği gibi: İş olmadan aş olmaz.