Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..

   Son 3 mesaj


   Seçkin Yazılar


   Günün Popüler Konusu - Ayın, Haftanın, Günün En Aktif Üyesi

Şu an forumda günün en popüler konusu: Kimler cennetlik (26)
Başlatan: inancveahlak Son yazar: inancveahlak
Ayın Üyesi: redyellow
Haftanın Üyesi: El-Cezeri
Günün Üyesi: El Fuego

Forumda en son açılan konular

xx Bu ülke gelişti mi? Et tüketimi öyle demiyor çok fakiriz | 31 Tem 10
zorless
21:06:37 Gönderen: zorless
Görüntülenme: 5 | Yorumlar: 0

ABD'deki et tüketimi ile gelişmiş başka ülkelerin ...


Sayfalar: [1] 2 3 ... 5
Devalüasyon can simidimiz olabilir mi?

ANINDA TEPKİ/Devalüasyon can simidimiz olabilir mi? => Ülkenin (her alanda!) içinde bulunduğu durum hiçte iyi değil. Siyaset; sıradan, alışılagelmiş siyaset olmaktan çıktı, taraflar

A A A A
Gönderen Konu: Devalüasyon can simidimiz olabilir mi?  (Okunma sayısı 149 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Hosting firmasının Sunucusunda yaşanan bazı problemler nedeniyle zaman zaman ciddi şekilde sitemiz ağırlaşmaktadır. Bu nedenle bir müddet daha devam edebilecek bu olay için çalışılmakta olduğu bildirildi. Duyurulur.
Devalüasyon can simidimiz olabilir mi?
« : 13 Şubat 2010, 20:57:57 »
Ülkenin (her alanda!) içinde bulunduğu durum hiçte iyi değil. Siyaset; sıradan, alışılagelmiş siyaset olmaktan çıktı, taraflar birbirlerini rakip olmaktan çok düşman olarak görmeye başladı. Saflar belirginleşiyor ve sıklaşıyor. Siyasetin mecrasını değiştiren temel faktör ekonomi. İnsanların gelecek kaygıları derinleşti. Durumun daha da derinleşeceği ortada. Tam da bu noktada dış güçlerin fitili ateşlemesiyle ülke iç savaşa bile girebilir. Öyleyse bu durumu önlemenin yolu ekonomiyi düzeltmekten geçiyor.

Gençler siyasileşiyor çünkü gelecek beklentileri yok. Uygulanan politikalar istihdam yaratmaktan çok istihdamı ortadan kaldıran politikalar. Gençlerimizin iş bulma şansları yok ve onlar bunu biliyor. Siyasileşmeleri buradan geliyor.

İşçiler özelleştirme politikaları nedeniyle işlerini kaybediyor. yeni iş bulma şansları yok. Bunu biliyor ve siyasileşiyorlar.

Köylüler üretimden uzaklaştı. Ürünlerini satmakta, rekabet etmekte zorlanıyorlar. Bu onları siyasileştiriyor.

Küçük esnaf para kazanamıyor. Ekonominin çarkları dönmedikçe kazanamayacağını biliyor. Bu onları siyasileştiriyor.

Özetle; para piyasaları ile ilgilenenler dışında(ki bunların sayısı çok az, hepsi yabancının eline geçti!) ulusal sınıfların tümü mutsuz, gelecek kaygıları yaşıyor. Bunun tedirginliği ile geriliyorlar. Ülke barut fıçısına döndü. Bir kıvılcım patlamaya yetecek.

Tüm bunlara hükümetin değerli TL düşük kur uygulamaları neden oldu. Paramızın bilerek değerli hale getirilmesi ulusal üretim gücünü bitirdi, ülkeyi yabancıların pazarı haline getirdi. Artık Romanya peyniri yiyor, sütü içiyoruz. Ekmeğimiz Ukrayna, Kanada buğdayından yapılıyor. Yollarımızda yerli üretim araçtan çok Alman, Fransız aracı ile geziyoruz. Bu durum hiç iyi değil. Üretemeyen uluslar yok olurlar. Ülkede giderek duran üretimin acilen hızlanması gerek. Bunu sağlayacak en kolay yöntem paramızın yüksek oranda devalüe edilmesi gibi görülüyor. Ancak bu sayede ürünlerimiz dünya ile yeniden rekabet edebilir. Yabancı ürün pahalı, yerli ürün ucuz hale getirilmeli ki üretim dişlileri yeniden hareketlensin. Çin dünyayı böyle teslim aldı. Türkiye'nin en kolay çıkışı da bu olur. Ülkede enflasyon yeniden hortlar ama başka seçenek te yok. Bir tv reklamındaki köylü teyzenin dediği gibi: İş olmadan aş olmaz.

 
57’İNCİ ALAY HERYERDE

Ak-Man

Ynt: Devalüasyon can simidimiz olabilir mi?
« Yanıtla #1 : 13 Şubat 2010, 21:31:21 »
Sayın Erbakan döneminde enflasyon vardı ama memleket böyle ekonomik açıdan kavrulmuyordu. Demek ki bizim eleştirimiz bilinçsiz değildir. Bazen enflsayon ekonomik geçiş sürecinde iş varsa ekonomi dönüyorsa anlaşılır ama şimdiki gibi her şey durmuş ama enflasyon sıfır olsa ne yazar?
Bu kadar milletin hakkın alanlar    Diplomayla olmaz hakim olanlar
Onları kandırıp zevke dalanlar      Suçsuzun başına çöktüm ise yuh


Google-Etiketleri


 

İlgili Olabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
4 Yanıt
72 Gösterim
Son İleti 27 Temmuz 2010, 15:05:10
Gönderen: metalok


Pagerank

Unutmayalım Anayasa: MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

MADDE 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.