Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 1 Açılan Konular: 0 Okunan sayfa sayısı: 4272 Online Üye ve Ziyaretçi: 479

GönderenKonu: Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir; ve mahrumiyet ve sefaleti getirir  (Okunma sayısı 1911 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mumin

'Hayat-ı İslâmiyeye en müthiş bir maraz-ı muzır dahi, hırstır. Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir; ve mahrumiyet ve sefaleti getirir. ' Bediüzzaman Said Nursi

Hırsa düçar olanlar hem dünya da hem ukba da selabet-i diniye ve imaniyenin ihsanatından faydalanamayarak bu dünya dan eli boş halde ebed-ül abad yolunun ilk durağı olan kabre girerler. Mümin ve mümine için en büyük haslet 'Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde ,fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme' ulvi hakikatının muhibbi olmak sevdası ile serfiraz olmaktır.

Hırs artırmaz, azaltır…

Hırs, dilimize açgözlülük olarak girmiş bir hastalığın adıdır. Bu hastalığa yakalanan insanda tevekkül, kanaat ve sabır gibi güzel sıfatlar kalmadığı gibi, insanın talep ettiği değerlere ulaşmasına da en büyük bir engel teşkil etmektedir. Tevekkül ile isteklerimize ulaşmaya çalışmak ise, rahatlığa ve rızkın artmasına vesile olmaktadır. Bundandır ki, hırs mahrumiyete ve kaybetmeye sebeptir, tevekkül ise saadetin anahtarıdır.

İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler âlemi bu hükme şahittir. Mesela;

·         İnsanlar içerisinde en fazla hırslı olan ve her istediği şeyi aşırı bir hırs ile isteyen Yahudi Milleti'nin tarih boyunca maruz kaldığı işkenceler, sefaletler, yurtlarından kovulmalar ve öldürülmeler, buna çok güzel bir örnektir.

·         Rızka muhtaç meyvedar ağaçlar, adeta Allah'a isteklerini boynu bükük arz edip ve O'nu vekil kılıp yerlerinde beklemekteler. Bu tevekküllerine mükâfaten rızıkları ayaklarına kadar koşmakta ve hayvanlardan daha fazla evlat beslemektedirler.

·         Hayvanların nazik ve aciz yavruları ise, hırs ile değil kanaatle rızıklarını bekledikleri için, Allah (c.c) rızıklarına kefil olur ve bereket katar. En vahşi ve yırtıcı hayvanları onlara hizmetkâr eder. Mesela bir aslan yavrusuna, aç ve canavar annesini hizmetkâr etmek, yavrunun işi ve kuvveti değildir. Aksine aczinin ve tevekkülünün bir mükâfatıdır. Oysa canavar ve kudretli hayvanlar yarı aç yarı tok olarak ömürlerini geçirdikleri meşhurdur.

·         Tilki ve çakal gibi hayvanlar, zekâları ve kurnazlıkları ile meşhurdur. Fakat en fazla açlık çeken hayvanların da başında gelmektedir. Bir tavuk yiyebilmek için ölümü veya yaralanmayı çokça göze almak mecburiyetinde kalırlar. Ama hayvanlar içerisinde en aptal olarak bilinen balıklar ve en zayıfları olan meyve kurtları en iyi beslenen ve rızıklarını en kolay bulan hayvanlardır. Bediüzzaman "En zayıf, en aptal hayvan, en iyi beslenir; meyve kurtları ve balıklar gibi,.. Hem en aciz, en nazik mahlûk, en iyi rızkı o yer; çocuklar ve yavrular gibi' ifadesiyle bu gerçeği çok beliğ bir şekilde ortaya koymaktadır.

·         Hırslı insanlar haram helal demeyip her şeye atıldıkları için, belki kısa vadede kazanabilir, ama uzun vadede kaybederler ve yaptıklarından muhakkak pişman olurlar. Mesela kumar oynayan insanlar kısa yoldan zengin olmayı hayal edenlerdir. Ama kumardan abad ve mamur olan bir insana rastlamanız mümkün değildir. Hırslı memurlar da maaşlarına kanaat etmediğinden, milletin hakkı olan veya insanların hak etmediği işleri rüşvetle yapıp, hem milleti hem de devleti sıkıntıya düşürürler. Ama hırslarının cezasını kısa zamanda görürler. Zira ele geçirilen o uğursuz ve bereketsiz para, bu gibi insanları daima teessüfe boğacak ve foyası ortaya çıkanlar da dünyada bile maddi sıkıntılara gireceklerdir.

·         İstemede ısrar eden ve hırs ile talepte bulunan dilenciye az şeyler vermeyi veya hiçbir şey vermemeyi, lisan-ı hal ile halini arz edip tevekkülle bekleyen dilenciye ise imkânlar ölçüsünde bir şeyler vermeyi herkesin arzu etmesi, hırsın artıran değil eksilten bir unsur olduğunu başka bir yönden gösterir.

Hırsın bu müthiş mahrumiyet sonucunu vermesinin sırrı ise birkaç sebebe dayanmaktadır. Bu sebeplerden iki tanesini izah etmeye çalışalım:

1-      Cenab-ı Hak kâinatta hikmeti icabı kanunlar ve sebepler koymuştur. Her netice sebeplerle ve bazı kanunlarla meydana gelir. Her ne istiyorsak bu sebep ve kaidelere riayet etmeğe mecburuz. İşte yapmak istediğimiz veya arzu ettiğimiz bir neticeyi ele geçirmek için merdivenin basamakları gibi bazı basamaklara riayet etmekle mükellefiz. Fakat hırslı insanlar, bu basamakları dikkatle ve özenle geçmek yerine birden neticeye ulaşmayı istedikleri için aşağı düşer ve neticeye ulaşamazlar.

2-      Bu dünya hikmet diyarıdır ve her iş zaman ve müddetle cereyan etmektedir. Allah'ın bu dünyada koyduğu böyle bir kanuna bizzat kendisi de riayet etmekte ve bizden de bu kurala uymamızı istemektedir. Bir şeyin ani olmasını istiyorsak ahireti beklememiz gerekir, çünkü ahirette hâkim olacak İlahi sıfat 'kudret' sıfatıdır. İşte hırslı kişiler, Allah'ın bu kanununa riayet etmediği için tokat yemektedirler. Bu kurala uyma veya uymama hususunda meydana gelecek sonuca müminler ve kâfirler için değişen bir şey yoktur. Uyan mükâfatını uymayan ise cezasını bulur.

Bazen hırs ile prensipli ve fazla çalışmayı birbirine karıştırırız. Oysa bu iki şey birbirine çok benzer ise de manen birbirinden çok ayrıdır. Biri Allah'ın rızasını kazandırırken diğeri Allah'tan uzaklaştırmaktadır. Bu iki durumun netleşmesi için bazı soruların sorulması gerekir. Mesela çok çalışan kişiye;

1-      'Çalışırken ibadetlerini ihmal ediyor musun?' diye sorulan soruya cevap 'evet' ise hırs, 'hayır' ise çalışkanlık.

2-      'Haram helal demeyip her işi yapıyor musun?' sorusuna cevap 'evet' ise hırs, 'hayır!, sadece Allah'ın meşru saydığı işleri yapıyorum' ise, çalışkanlık..

3-      'Kazandığın şeye kanaat edip şükrediyor musun? ' diye edilen suale cevap 'evet' ise çalışkanlık, 'hayır' ise hırs vardır.

4-       'Zekâtını ve gerekirse sadakanı vermeye çalışıyor musun?' sorusuna cevap 'evet' ise çalışkanlığın, 'hayır, vermiyorum' ise hırsın alametidir.

Netice itibariyle, Hz. Mevlana, 'hırsı' ateşe benzetir. "Kömür yanarken ateşi göze güzel görünür. Ama sönünce gerçek rengi ortaya çıkar. Kötü bir şeyi de insana güzel gösteren ona duyulan hırstır. Rahmani olan kanaatin aksine hırs ve acele ise şeytan'dandır." Yine temsillerle hakikatleri izah etmeye çalışan Mevlana, hırsı genellikle çevresindeki her şeyi yutmaya çalışan ejderhaya benzetmekte ve "Kanaatten hiç kimse ölmedi. Hırsla da kimse padişah olmadı." demekle hırs ve tevekkülün çok özel sonucunu ortaya koymuştur.

Hayırlı Cumalar,
Bu konu, asağıdaki bölümlerde de gösteriliyor:




Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir; ve mahrumiyet ve sefaleti getirir
 

GoogleTagged



Tagler



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
10 Yanıt
1331 Gösterim
Son İleti 24 Kasım 2012, 02:57:20
Gönderen: offline
9 Yanıt
1539 Gösterim
Son İleti 30 Ağustos 2010, 12:59:47
Gönderen: kWa24h
2 Yanıt
850 Gösterim
Son İleti 08 Ekim 2010, 14:18:51
Gönderen: EagleF
5 Yanıt
1003 Gösterim
Son İleti 16 Aralık 2010, 15:04:03
Gönderen: kWa24h
7 Yanıt
2574 Gösterim
Son İleti 18 Mayıs 2013, 02:32:32
Gönderen: mecüc44



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak