ANINDA TEPKİ - Hak güçlü ve üstün olan ise bugün batıl neden hakka galiptir - ANINDA TEPKİ



Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed..
31 Mart 2019 Türkiye Genel Yerel Seçimine Kalan Süre:
Anlık değişen canlı forum verileri...

Mesajlar: 1 Açılan Konular: 0 Okunan sayfa sayısı: 31064 Online Üye ve Ziyaretçi: 749

GönderenKonu: Hak güçlü ve üstün olan ise bugün batıl neden hakka galiptir  (Okunma sayısı 1050 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mumin

Hak güçlü ve üstün olan ise bugün batıl neden hakka galiptir
 
Kuran-ı Kerimin her meselesi haktır ve doğrudur. Haktan gelen elbette haktır. Allahtan gelen dini hükümlerin bildirdiği hakikatler bazen dünyada bazen de ahrette tecelli eder ve tahakkuk ederek gerçekleşir ve hak olurlar. Kuran-ı Kerimin hakikatlerini bize bildiren Peygamberimiz as bir Hadis-i Şeriflerinde Hak galip ve üstündür diye bildiriyor. Buna istinaden asrımızın şartlarını nazara alanlar demişler. Madem hak üstün ve galiptir. Öyle ise günümüzde Kafirler Müslümanlara, kuvvet de hakka neden galiptir. Başka bir ifade ile Müslümanların bugünkü hali bu Hadise ters olduğuna göre hakikat nedir. Neden batıl Hakkın karşısında galiptir. Avrupa ve Amerika gibi ülkeler teknik ve teknolojide çok ileri giderken, biz Müslümanlar neden çok gerilerde ve keşmekeşin içerisinde kalmışız ve bu Hadise-i şerifin bildirdiği hakikate ters düşmüşüz. Bunun sebebi nedir.
 
Bu sualin cevabını tam bilmek için öncelikle şu dört noktanın bilinmesi ve anlaşılması gereklidir.
 
Birinci nokta. Her hakkın vesilesi hak olması, her batılın vesilesi de batıl olması gerekmiyor. Bazen bunun tam tersi olabiliyor. Mesela, biz Müslümanların yolu hak yoldur. Fakat bizler bu hak yoldan ayrılıp batıl bir yolda ve yaşantıda olabiliyoruz. Başka bir ifade ile Müslümandır fakat yaşantısı Müslümanca olmaya biliyor. Diğer taraftan adam batıl bir inanış veya hak olma özelliğini yitirmiş bir dine mensuptur. Fakat yaptığı iş ve davranışı ise hakkın emrettiği gibidir. Bu durumda hak olan dinde ve yolda olan kişi, hak olmayan işler yapıyor ve yaşantısını batıl ile lekeliyor. Diğer taraftan batıl veya bozuk bir din ve inanışa sahip olan hak yolun emri olan doğru dürüst ve sağlam iş yapıyor. Bu durumda hak olan bir vasıta batıl olan bir vasıtaya galip ve üstün gelmiş oluyor. Dikkat edilirse batılın kendisi değil, batılı temsil edenin elindeki hak bir vesile  ile bize galip gelmiş oluyorlar.
 
İkinci nokta. Müslümanın her vasfı Müslümanca olmalı. Fakat her dem bu vaki olmayabiliyor ve Müslümanda olmaması gereken sıfatlar bulunabiliyor.
Mesela, her Müslüman dürüst, güvenilir, çalışkan, doğru söyleyen, yaptığı işine hile ve hurda karıştırmayan biri olmalıdır. Bu bize Dinimizin çok açık bir emridir. Fakat tatbikatta bu böyle olmuyor ve yerine göre yalan söylüyor, hile yapıyor ve insanları aldatabiliyoruz.
Diğer taraftan kafirin de her hali kafirce olmayabilir. Kendisi batıl bir inanış içinde iken o kimse dürüst olabiliyor ve yaptığı işe hilesiz ve aldatma gibi bir yola başvurmadan yapıyor. Bu durumda şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Kişi Müslüman fakat vasfı ve yaptığı iş Müslümanca değil. Öbürü Müslüman değil fakat yaptığı iş Müslümanca. Ortaya çıkan netice şu oluyor. Gayri Müslüm deki İslami sıfat, Müslümandaki gayri Müslim sıfatına galip gelmiş oluyor.
Burada da görüldüğü gibi batıl hakka galip gelmiyor ve üstün olmuyor. Kafirdeki hak sıfat bizdeki batıl sıfata galip geliyor ve hakkın her yerde ve her halde üstün olduğunu göstermiş oluyor.
 
Üçüncü nokta. Allah'ın cc yer yüzünde cari olan iki şekilde kanunu vardır. Bunlardan birincisi, kelam sıfatından gelen kanunlardır. Kelam sıfatından gelen kanunlar Kuran-ı kerim vasıtasıyla bize bildirilmiş ve Peygamberimiz as bunları bize tebliğ etmiştir. Bu kanunlar mümin olanları kapsar ve onlara bakar. Namaz, oruç, hac, zekat, faiz, kumar, içki gibi İslam'ın emir ve yasaklarıdır. Bu kural ve kanunlara uymak veya uymamanın sevap ve cezası bu dünyada değil ahirette verilecek ve görülecektir.
İkincisi ise, İrade sıfatından gelen ve Kainatta cari olan kanunlardır. Bu kanunlar ortaktır ve tüm canlıları kapsar. Allah ilmi isteyene, başarıyı çalışana veriyor. Verirken de inanç, bölge, renk, ırk ayrımı yapmadan veriyor. Allah'ın  adettullah dediğimiz kanunlarına kim uygun hareket ederse o terakki eder.
Allah'ın irade sıfatından gelen kurallara uymanın mükafat ve mücazatı bu dünyada görülür. Çalışana başarı ve zenginlik yolu açılırken, miskinlik ve tembellik yapana fakirlik ve geri kalmışlık yolu açılır. Yaklaşık olarak son 200 yıldır biz Müslümanlar tembel, dünyaya düşkün ve kendi değerlerinden koparak batının taklitçisi ve hayranı olan ve onlar gibi çalışan değil de onlar gibi yaşayan bir millet olduk.
Onlarda bizim tersimize çalışan, araştıran ve buna bağlı olarak da ilerleyen terakki edenlerde Avrupalılar oldu. Burada galip olan batıl değil yine haktır. Zira onlar Hakkın kainata koyduğu kanunlara uyarak ve uygun hareket ederek ilerleyip terakki ediyorlar. Bizler de tembellik ediyor onların sefahatini örnek alıp onu taklit ediyoruz. Dolayısı ile onlar ilimde, fende teknikte ilerlerken, bizde sefahat, kumar, hile ve aldatmada ilerlemiş oluyoruz. Tabi şunu   da unutmamak gerek, geceler hep gece olmaz. Her gecenin bir sabahı mutlaka olur. Hele çok kararan gecelerin sabahı daha yakın olur. Demek bizler gündüze doğru, Avrupa da geceye doğru gidiyor. Manevi, siyasi ve ekonomik gelişmeler de bunun böyle olacağını gösteriyor.
 
Dördüncü nokta. Allah her canlıya farklı, farklı kabiliyetler vermiştir. Bu kabiliyetlerin en çoğu ve kapsamlısı ise insana verilmiştir. Elbette Allah'ın hikmeti bu kabiliyetlerin inkişaf etmesini ister. Bunun için de bir hareket ve faaliyet gereklidir. İnsan genelde tembel ve miskin bir yapıya sahiptir. Boş ve malayani şeylere daha çok ilgi gösterir ve bu kabiliyetlerini köreltir veya öldürür. İşte bu kabiliyetlerin tezahürü için bazen Allah bizleri zora, yokuşa, meşakkat ve bu gibi şeylerle muhatap eder ta ki, insan bunlarla mücadele ile terakki etsin ve sabrı, metaneti, cesareti, gayreti, azmi, cabası, fedakarlığı ortaya çıksın.
Atmacanın serçe kuşuna  musallat olması gibi. Bazı zalimlere bazı imkanları veriyor ve yine bizim hatalarımıza hem kefaret hem de bizi kendi aslımıza döndürmek için bize musallat ediyor. Bu durum zahirde kötü gibi gözükse de neticede bizim fayda ve yararımıza oluyor. Bosna da olduğu gibi.
 
Netice olarak şunu söyleye biliriz. Hak her zaman üstündür ve güçlüdür. Bu dünyada imtihan gereği yenilse de netice itibariyle ahrette galip ve üstün olandır. Evet bugün birçok zalim mazlumlara musallat olmuş ve onları ağlatıp sızlatarak zülüm ediyor. İşin zahirinde onlar güçlü ve kazançlı görünüyor. Fakat hakikat hiçte öyle göründüğü gibi değildir. Zira o zalimin zulmü o zalime cehennemi kazandırırken, o mazluma da cenneti kazandırmış oluyor.


Felsefeci

  • Pırlanta Üye
  • ***
  • Toplam İleti: 993
  • Toplam Konu: 47
  • Süper Puan: -18806
  • PuanBank: 0
  • anindatepki
  • Katılım: 12/2008
    YearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYearsYears
    • Profili Görüntüle
  • [Puan Gönder]
  • [Puan İste]
         @Mumin   Bunu siz yazdınızsa tebrikler. Güzel dokunmuşsunuz. Allah razı olsun

« Son Düzenleme: 02 Ekim 2012, 22:55:22 Gönderen: Felsefeci »



Hak güçlü ve üstün olan ise bugün batıl neden hakka galiptir
 

GoogleTagged



Benzer Sayılabilecek Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
1329 Gösterim
Son İleti 08 Eylül 2009, 18:28:52
Gönderen: bahtiyar0011
22 Yanıt
4438 Gösterim
Son İleti 02 Ekim 2012, 17:54:48
Gönderen: veylül
24 Yanıt
1699 Gösterim
Son İleti 27 Ağustos 2010, 15:10:27
Gönderen: El Fuego
1 Yanıt
790 Gösterim
Son İleti 14 Ağustos 2011, 09:41:10
Gönderen: coss
1 Yanıt
1089 Gösterim
Son İleti 26 Mart 2013, 21:59:47
Gönderen: placebo



UNUTMAYALIM Anayasa: Madde 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Madde 26. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 19 : Herkesin düsünme ve anlatma özgürlügü vardır. Buna göre, hiç kimse düsüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düsünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.



Sitemiz forum sistemi olduğu için önceden izin alınmaksızın ve sonradan haber verilmeksizin konular açılabilmekte ve yorumlar yapılmaktadır. Eğer bu siteyi şu anda geziniyor ve size, yahut kanuni temsilcisi bulunduğunuz gerçek ya da tüzel kişiler aleyhinde uygun olmayan, yasalar çerçevesinde problem oluşturan bir sorun gördüyseniz, altta görülen resmi e-mail adresimize haber edebilirsiniz. E Mailiniz bize ulaştığında gerekli incelemeyi yaparak durumu açıklığa kavuştururuz. Sürekli yayında olan sitemiz için bu tür durumları fark etmemiz, her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür durumlardan hemen her daima paylaşımları yapanlar sorumludurlar. Bunu gezinen tüm ziyaretçiler kabul etmiş sayılırlar. Aksi halde yayınların durumundan sorumlu tutulamayız.

A.T. Resmi e-mail Adresi


ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Forumdaki Aktif-Nonaktif listede değilseniz saat başına 2 SÜPER PUAN kaybınız vardır! Renkli konumda olanlar aktif konumda oldukları için saat başına puan kazanırlar. DİKKATİNİZE!
bayrak